Ons altın bu ay yüzde 13,5’ten fazla değer kaybederek Ekim 2008’den bu yana en sert aylık düşüşüne ilerliyor. Ancak yılın ilk 3 ayında yüzde 5’in üzerinde artış gösterdi ve 29 Ocak’ta 5.594,82 dolar ile rekor seviyeye ulaşmıştı.
Ölü kedi sıçraması
Analist Ross Norman, yaşanan toparlanmayı “ölü kedi sıçraması” olarak nitelendirdi. ABD Başkanı Donald Trump’ın uzun sürebilecek çatışmadan çıkabilmesi halinde petrol ve doların gerileyebileceğini, bunun da altın için olumlu olacağını belirtti.
İran, Dubai açıklarında tam yüklü bir petrol tankerine saldırarak yangın çıkardı. Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı açmaması halinde enerji tesislerini ve petrol kuyularını yok edeceğini söylemişti.
Dolar, Temmuz’dan bu yana en büyük aylık kazancına ilerlerken, bu durum dolar bazlı altını daha pahalı hale getirdi. Orta Doğu’da bir aydır süren savaş petrol fiyatlarını yükseltti ve küresel resesyon riskini artırdı.
Goldman Sachs yıl sonuna kadar altının ons başına 5.400 dolara ulaşacağını öngörüyor ve bu yıl iki faiz indirimi beklemeye devam ediyor.
Trump’ın açıklamaları
The Wall Street Journal, pazartesi akşamı ABD Başkanı Donald Trump’ın, Hürmüz Boğazı büyük ölçüde kapalı kalsa bile İran’a karşı askeri çatışmayı sona erdirmeye istekli olduğunu yardımcılarına söylediğini aktardı.
Trump, Truth Social’da yaptığı paylaşımda Washington’ın İranlı yetkililerle “ciddi görüşmeler” yürüttüğünü belirtti, ancak yakında bir anlaşma sağlanamazsa ABD güçlerinin elektrik santralleri, petrol sahaları ve kritik öneme sahip Kharg Adası’nı hedef alacağını da ekledi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Pazartesi yayımlanan bir röportajda Al Jazeera’ya, Washington’ın İran’daki hedeflerine “aylar değil haftalar içinde” ulaşacağını söyledi.
Altın fiyatları üzerinde baskı
Reuters, hafta sonu 2.500 ABD deniz piyadesinin Orta Doğu’ya ulaştığını bildirdi. Ajansa konuşan yetkililer, bu birliklerin elit 82. Hava İndirme Tümeni’ne bağlı olduğunu ifade etti.
Orta Doğu’daki çatışma, altın fiyatları üzerinde baskı oluşturdu. Petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki yükseliş, ekonomiler genelinde enflasyon artışı beklentilerini güçlendirerek faiz artışı olasılıklarını artırdı.
Spot fiyatlar aylık bazda %14,6 düşüşe hazırlanıyor; bu, fiyatların %16,8 gerilediği Ekim 2008’den bu yana en büyük düşüş olacak.
Dinamikler değişti
Shackleton Advisers Yatırım Yöneticisi Wayne Nutland, CNBC’ye yaptığı açıklamada son dört yılda altında işlem dinamiklerini değiştiğini söyledi.
Nutland, “Ukrayna savaşı öncesinde altın fiyatı genellikle reel tahvil getirileri ve ABD doları ile ters korelasyon gösterirdi; bu göstergeler düştüğünde altın yükselir, yükseldiğinde ise altın düşerdi. Ukrayna savaşı sonrası bu ilişkiler bozuldu; özellikle 2025 ve 2026 başında altın, bu tarihsel ilişkilere göre çok daha güçlü yükseldi” dedi.
Nutland, İran savaşı sonrasında altının daha geleneksel ilişkilere geri döndüğünü de eklerken, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Tahvil getirileri ve ABD doları yükseldi ve bu ortamda altın, bu göstergelere karşı geleneksel ters hassasiyetini göstererek düştü. Altındaki düşüşler, 2026’ya girerken yüksek seviyeler ve yatırımcıların kâr realizasyonu isteğiyle de hızlanmış olabilir.”
Oynaklık iki katına çıktı
Netwealth Baş Yatırım Sorumlusu Iain Barnes ise altın fiyatlarındaki oynaklığın son aylarda tarihsel ortalamanın iki katına çıktığını ve bunun finansal yatırımcıların artan katılımından kaynaklandığını söyledi.
Barnes, “Uluslararası merkez bankaları rezervlerini dolardan çeşitlendirme amacıyla son yıllarda altının yükselişini başlatmış olabilir, ancak sonunda piyasada yeni finansal alıcı kalmadı ve belirsizlik artarken doların güçlenmesiyle birlikte yaygın kâr satışları görüldü” dedi.
Barnes, mevcut ekonomik ortamın 2008’den farklı olduğunu belirtmekle birlikte bazı benzerlikler olduğunu ifade ederken, şunları söyledi:
“2008’in ilk yarısında yatırımcılar gelişen piyasa büyüme hikayesine yoğunlaşarak dolar zayıflarken emtia fiyatlarını yükseltti. Küresel finansal kriz yayılınca risk iştahı çöktü ve dolar güçlenirken altın da petrol ve bakır gibi emtialarla birlikte düştü. Bu yıl da piyasa yatırımcıların en fazla nerede pozisyon aldığını gördü: altın, son güvenli liman olarak görülmesi nedeniyle aşırı yoğunlaşmanın yaşandığı alan oldu.”
Altında olumlu tarafta kalanlar
Goldman Sachs analistleri ise pazartesi yayımladıkları notta, İran kaynaklı satışlara rağmen altın konusunda olumlu görüşlerini koruduklarını belirtti. Piyasaların, ABD Merkez Bankası’nın bu yıl bir ya da hiç faiz indirimi yapacağı yönünde yeniden fiyatlama yaptığına dikkat çekildi.
Raporda, “Buna rağmen, merkez bankalarının çeşitlendirme eğiliminin sürmesi, düşük spekülatif pozisyonların normalleşmesi ve ekonomistlerimizin beklediği 50 baz puanlık faiz indirimiyle altının 2026 sonunda ons başına 5.400 dolara ulaşacağını öngörmeye devam ediyoruz. Temel senaryomuz, özel sektörün ek altın satışı ya da ilave altın çeşitlendirmesi yapmamasını varsayıyor” denildi.
Analistler ayrıca kısa vadede risklerin aşağı yönlü olduğunu, Hürmüz Boğazı’ndaki olası aksaklıkların altını ek satışlara açık hale getirdiğini belirtti. Ancak orta vadede görünümün farklı olduğunu ifade ettiler.
“Orta vadede riskler yukarı yönlü; İran süreci ve daha geniş jeopolitik gelişmeler (örneğin Grönland, Venezuela) altına yönelimi hızlandırabilir ve Batı’nın mali sürdürülebilirliğine ilişkin algıyı zayıflatabilir” değerlendirmesinde bulundular.







