Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Eş Genel Başkanlar başkanlığında toplanarak Türkiye’deki siyasi gelişmeleri, Rojava’daki son durumu ve Ankara’daki diplomatik temasları değerlendirdi. Toplantının ardından Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan kapsamlı bir basın açıklaması yaptı.
“Erdoğan ile ortak irade teyit edildi”
Doğan, 11 Şubat’ta DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiği görüşmeye değindi. Görüşmenin “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” açısından kritik olduğunu belirten Doğan, sürecin kararlılıkla sürdürülmesine dair ortak iradenin teyit edildiğini söyledi.
Ancak yalnızca irade beyanının yeterli olmayacağını vurgulayan Doğan, TBMM başta olmak üzere ilgili tüm kurumların demokratikleşme ve özgürlükler konusunda somut ve yasal adımlar atması gerektiğini ifade etti.
“Yasal düzenlemeler bir yıldır bekliyor”
Doğan, Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat çağrısının üzerinden yaklaşık bir yıl geçtiğini hatırlatarak, sürecin kalıcılaşmasını sağlayacak hukuki düzenlemelerin hâlâ yapılmadığını dile getirdi. Örgüt tarafının ateşkes ve geri çekilme adımları attığını belirten Doğan, Meclis Komisyonu’nun çalışmalarına rağmen demokratikleşme alanında somut sonuç alınamadığını savundu.
“Toplumun güvenini teknik raporlar değil, bu raporların yasalaşması sağlayacaktır” dedi.
“Altın oran söylemde kalmamalı”
Meclis bünyesindeki “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”nun rapor aşamasına geldiğini belirten Doğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un “Kürt’ün onuru, Türk’ün gururu” sözlerine atıf yaptı.
Hazırlanacak nihai raporda bu yaklaşımın somut biçimde yer almasını beklediklerini söyleyen Doğan, “umut hakkı” dahil olmak üzere gerekli tüm yasal düzenlemelerin Meclis gündemine getirilmesi çağrısında bulundu.
Rojava ve Kobani için insani koridor çağrısı
Açıklamada Rojava’daki gelişmelere de geniş yer verildi. Özellikle Kobani üzerindeki kuşatmaya dikkat çeken Doğan, bölgedeki insani krizin derinleştiğini ifade etti.
Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın insani yardımlara açılması gerektiğini belirten Doğan, mevcut yardım güzergâhının uzun ve maliyetli olduğunu söyledi. Güvenli bir insani koridor oluşturulmasının şart olduğunu vurguladı.
Yeni Adalet Bakanı’na çağrı
Kabine değişikliği sonrası Adalet Bakanlığı görevine getirilen Akın Gürlek’e de seslenen Doğan, yargının bağımsızlığı konusundaki eleştirilerini dile getirdi.
AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması gerektiğini belirten Doğan, Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve Can Atalay başta olmak üzere tutuklu siyasetçilere ilişkin hukuki sürecin gözden geçirilmesi çağrısında bulundu.
“Tecrit barış arayışıyla bağdaşmaz”
15 Şubat’ın Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye getirilişinin 27’nci yılı olduğunu hatırlatan Doğan, mutlak iletişimsizlik koşullarının barış süreciyle bağdaşmadığını savundu. Demokratik siyaset alanının genişletilmesi ve diyalog kanallarının açılması gerektiğini ifade etti.
Doğan, açıklamasını “Eşitlik, özgürlük ve onurlu barış temelinde yeni bir dönem başlatma zamanıdır” sözleriyle tamamladı.








