Batman’da, kardeşleri tarafından notere, “silah ruhsatı işlemi için” götürülüp kendisine tüm miras hakkını kardeşlerine devrettiğine dair imza attırıldığı iddia edilen 77 yaşındaki kadının film gibi miras hakkı davası 13 yıldır adeta kabusa döndü.
CEGA Medyadan Ferit Aslan’ın haberine göre, Batman’da yaşayan ve okuma yazma bilmeyen Zekiye Baktaş, 2001 yılında babasının ölümünden kısa bir süre sonra 3 erkek kardeşi tarafından, “Silah ruhsatı işlemi var, sadece imzanı atman yeterli” denilerek noter yerine erkek kardeşlerinin ofisine götürüldü. Burada okuma yazma bilmeyen kadına, tüm miras hakkını 3 kardeşine devrettiğine dair belge imzalatıldığı iddia edildi.

Zekiye Baktaş’ın avukat kızı Sima Baktaş tarafından 2013’te açılan miras davasında, annesine 3 kardeşi tarafından belge imzalatıldığı ortaya çıkınca hukuk mücadelesi başlatıldı. İddialara göre, noter işlemi alışılmadık biçimde yürütüldü, noterin kardeşlerin ofisine getirildiği ve tanıkların da çalışanlar olarak gösterildiği belirtildi.
3 KARDEŞ CEZA DAVASINDA HAPİS CEZASI ALDI
Yargılama devam ederken, belgenin noterde değil 3 kardeşin ofisinde yapıldığı, sonradan alınan tanık ifadelerinde tanıklar, belgenin içeriğinden haberdar olmadıklarını ve ne imzalandığı konusunda kendilerine yalan söylendiğini beyan ettiler. Yapılan suç duyurusunun ardından açılan ceza davasında üç erkek kardeşi mahkûm edilerek hapis cezasına çarptırıldı.

MİRAS DOSYASI İÇİN 3 KEZ ‘KANUN YARARINA BOZMA’ KARARI VERİLDİ
Annenin noter belgesini imzaladığı tarihte okuma yazma bilmediği, sunulan belgelerle kanıtlanmış olmasına karşın karşı taraf, 3 yıl sonra yapılan bir tapu satışında yer alan tapuda önünde konulan ve yazması istenen “okudum” ibaresini gerekçe göstererek, sanki anne geçmişe dönük okuma yazma biliyormuş gibi “Kanun Yararına Bozma” talebinde bulundu.
Avukat Sima Baktaş, annesinin 2009 yılında Keçiören Belediyesi’nin “Ana-Kız Okuldayız” projesi kapsamında okuma yazma kursuna gittiğini belgeleyen bir kaydı mahkemeye sundu. Zekiye Baktaş’ın tapu işlemine attığı imzayı önüne konulan yazıyı taklit ederek yazdığı, zaten okuma yazma bilen birinin 2009 yılında okuma yazma kursuna gitmeyeceğini beyan etti. Sadece okuma yazma bilmemesi değil birçok usulsüzlük yapıldığı için belge iptal olmuştu ancak sanki tek gerekçe buymuş gibi davranıldı.
Mahkeme, incelediği deliller ile erkek kardeşlerin taleplerini reddetti. Bunun üzerine aynı dosya için tekrar kanun yararına bozma yoluna gidildi. Mahkeme yine reddetmesine rağmen üçüncü kez aynı gerekçeyle, aynı dosya üzerinden kanun yararına bozma talebi geldi. Avukat Sima Baktaş, bunun Türkiye hukuk tarihinde ilk kez yaşandığını söyledi.
“ANNELERİ HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDULAR”

Av. Sima Baktaş, miras dosyası için 3 kez kanun yararı gerekçesiyle bozulmasını, “Bu, Türkiye yargı tarihinde bir ilk” olarak değerlendirirken, 3 kardeş okuma yazma bilmeyen 77 yaşındaki anneleri hakkında suç duyurusunda bulundu. Gerekçe olarak da ‘ okudum’ belgesini gösterdiler ve kanun yararına bozma kararını gösterdiler. Kanun yararına bozma kararının henüz imzadan geçmeden, henüz UYAP’a yüklenmeden savcılığa verildiği tespit edildi.Bunun üzerine Av.Sima Baktaş ve Av.Kevser Öztürk şikayette bulundu ve Yargıtay 11. Ceza Dairesinde soruşturma başlatıldı.
BABA, ÇOCUKLARI YERİNE TÜM MİRASINI ÇALIŞANINA VERMİŞ
Batman’da, 13 yıldır devam eden 77 yaşındaki kadının miras hakkı davasında çok çarpıcı bir gelişme daha yaşandı. 16 çocuk babası olan Kadir Terece’nin ölmeden ve sağlık sorunları ile mücadele ettiği günlerde önce tüm mirasını çocukları yerine yanında çalışan Fetullah Soysal’a verdiği ortaya çıktı. “Satış Vaadi Sözleşmesi” ile yapılan bu işlemde erkek kardeşlerin imzası bulunurken, hukukçular bunun, “muvazaa” yani görünürde başka, gerçekte başka amaç taşıyan, miras kaçırmak için tasarlanmış işlem olarak değerlendirdi.

Fetullah Soysal, 2013 yılında mahkemeye başvurarak, mirasın tamamının kendisine ait olduğunu ileri sürdü. Batman yerel mahkemesi, bu talebi kabul ederek mirasın tamamını Soysal’a verdi. 16 kardeşe hiçbir şey bırakmadı. İstinaf bu kararı bozarken, dava kapanmadı.
Avukat Sima Baktaş, bu olayın rastlantı olmadığını ve bunun sistematik bir yöntem olduğunu belirterek, “Türkçe bilmeyen, okuma yazması olmayan kadın mirasçılar, ‘miras işlemi’, ‘silah ruhsatı’ gibi gerekçelerle notere götürülüyor. Gerçekte ne anlama geldiğini bilmeden belgeler imzalatılıyor. Kimi belgelerle mirastan feragat etmiş gibi gösterilmişler; kiminde ise kendileri adına avukat tutulmuş, o avukat davalardan feragat etmiş. Yıllar sonra hak talep ettiklerinde ise karşılarına çıkan savunma hep aynı: ‘Siz zaten dava açtınız ve haklarınızdan vazgeçtiniz’ deniliyor” dedi.
“77 YAŞINDAKİ KADINDAN 3 MİLYON 600 BİN HARÇ PARASI İSTENDİ”
Av. Sima Baktaş, bu süreçte annesinin miras hakkını geri almak için tapu tescil davası açtı. Batman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin, 77 yaşında, geliri olmayan Zekiye Baktaş’tan yaklaşık 3 milyon 600 bin TL harç talep ettiğini, yapılan adli yardım başvurusunun herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin reddedildiğini ifade etti. İddiaya göre, reddi hâkim talep edilen hâkim duruşmalara girmeye devam etti ve 17 Mart’a planlanan duruşma, tam da karşı tarafın tedbir kararlarını kaldırmak için bastırdığı dönemde, 6 Mart’a alındı ve bu duruşmada , teyzelerinin de dava açtığı ve başka bir mahkemenin adli yardım taleplerini kabul ettiği ve tüm taşınmazlara tedbir konulmuştu ancak maalesef reddi hakim istenen Batman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi ile dosya birleştirildi ve bu mahkeme tedbirleri kaldırdı.
Avukat Sima Baktaş, bu süreçte görev alan ve haksız karar verdiğini düşündükleri hâkim ve savcıları Hâkimler ve Savcılar Kurulu’na (HSK), bazı avukatları ise Baro’ya şikâyet etti. Dilekçelerinde, kadınların miras haklarının engellenmesi ve resmi belgelerde sahtecilik iddialarına yer verildi.
ANNENİN MİRAS DAVASINI YÜRÜTEN AVUKAT KIZINA DAVA AÇILDI

Batman’da yıllardır süren miras davalarında annesi ve benzer durumda olan kadın akrabaları için hukuk mücadelesi veren Avukat Sima Baktaş, bu kez bizzat kendisinin hedef alındığını söyledi. Baktaş, karşı tarafın suç duyurusu ile kendisi hakkında dava açıldığını söyledi. Adalet Bakanlığı, yapılan inceleme sonucunda Baktaş’ın “avukatın mesleki faaliyetini yürüttüğü ve suç unsuru bulunmadığı” gerekçesiyle soruşturma izni vermedi. Bunun üzerine karşı taraf bu karara itiraz ederek konuyu idare mahkemesine taşıdı. İddialara göre idare mahkemesi oy çokluğu ile karar vererek Baktaş hakkında “görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla ağır ceza mahkemesinde yargılama yapılmasının önünü açtı.
Dosyanın ağır ceza mahkemesine taşınmasının ardından yapılan yargılama sonucunda mahkeme, suç unsuru bulunmadığına hükmederek Avukat Sima Baktaş hakkında beraat kararı verdi. Baktaş, yaşanan sürece ilişkin yaptığı açıklamada, “Sadece avukatlık görevimi yaptığım için ben de hedef haline getirildim. Bununla beni yıldıracaklarını söylediler. Ancak bu süreç beni daha da kararlı hale getirdi” dedi.
“KADIN MİRASÇILAR İÇİN TARAFSIZ, GERÇEK VE ADİL BİR YARGILAMA İSTİYORUZ”
Bu mücadelenin yalnızca annesinin miras hakkı için olmadığını vurgulayan Baktaş, benzer durumdaki tüm kadınların haklarını savunmaya devam edeceğini belirtti. HSK’ya yapılan tüm bu hukuksuzluklar ve olağanüstü kararlar nedeni ile 5 ayrı dilekçe ile şikayet ettiklerini ve HSK’nın Batman Adliye’sinde sıkı bir inceleme başlatılması gerektiğini belirtti.
Baktaş ayrıca, hukuka aykırı işlemlere karıştığını düşündükleri kişiler hakkında ellerindeki delillerle yargı önünde hesap sorulması için mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti. Baktaş; kadın mirasçılar olarak 13 yıldır süren bu zorlu yolculukta tarafsız, gerçek ve adil bir yargılama istediklerini söyledi. Bu davanın münfetit bir konu olmadığı tüm kadınların miras hakkının güvence altına alınmasını ve mücadelemizin bu yönde olduğunu belirtti.
Kaynak: FERİT ASLAN – CEGA MEDYA