CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile yapılan görüşme sonrası konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “CHP belediyelerine sistematik operasyonlar hukuki değil siyasidir. Siyaseti dizayn etme operasyonudur” dedi.
‘İKTİDAR MUHALEFETİ YARGI YOLUYLA ZAYIFLATMA PEŞİNDE’
Yargının siyaseti dizayn etme çabasının bir ‘demokrasi eksikliği’ olduğunu belirten Hatimoğulları, şöyle konuştu: “Milyonlar aç. İktidar kiminle uğraşıyor? Muhalefeti zayıflatmakla uğraşıyor. Muhalefeti yargı yoluyla zayıflatma peşindeler, baskıyla zayıflatma peşindeler. Muhalefetin içindeki dayanışmayı bölme peşindeler. Yargıyı muhalefetin üzerinde Demokles’in kılıcı gibi sallandırmaya da devam ediyorlar. Yargı krizi bir demokrasi krizidir. Suç iddiaları varsa, seçilmişlerin hepsi yerli yerinde duruyor, görevleri başında duruyorlar. Defaatle ifade ettik, seçilmişler tutuksuz bir şekilde yargılanmalıdır. Ve bugün başta Sayın Ekrem İmamoğlu olmak üzere bütün seçilmiş belediye başkanları serbest bırakılmalıdır. Kayyımlar ortadan kaldırılmalı, seçilmiş belediye eş başkanları ve belediye başkanları hızla görevlerine iade edilmelidir” diye konuştu.
‘CAN ATALAY’IN HAPİSTE TUTULMASI ANAYASAL SUÇTUR’
Hatimoğulları, “Aynı şekilde yine memleketim Hatay’ın milletvekili olan sevgili Can Atalay’ın hapiste tutulması şu anda bir anayasal suçtur. AİHM kararına rağmen, AYM kararına rağmen hala hapishanede tutulması bir suçtur. Halkın iradesini yok saymaktır, seçilmişi yok saymaktır. Ve bugün demokrasinin karşı karşıya kaldığı en önemli tehlike, olmazsa olmaz olan seçme ve seçilme hakkının yurttaşın elinden alınması. Böyle bir uygulamayla karşı karşıyayız ve bu uygulama derhal bitirilmelidir. CHP belediyelerine sistematik operasyonlar hukuki değildir, siyasidir. Siyaseti dizayn etme hamleleridir ve biz DEM Parti olarak başından beri bunun karşısında olduğumuzun belirtmek isterim. Yargı iktidarın vesayetinden derhal kurtulmalıdır. Baskılara karşı daha güçlü bir mücadele ve daha güçlü bir dayanışmanın örneklerini hep beraber sergilemenin zamanıdır” ifadelerini kullandı.
ÖZEL VE İMAMOĞLU’NA SÜREÇ TEŞEKKÜRÜ
Hatimoğulları, süreçle ilgili ise şu mesajları verdi:
“Bu süreç AKP-DEM Parti arasına sıkıştırılmış bir diyalog hattı ile değil tüm kesimlerin katılmasıyla başarılı olabilir. Bu süreci başından beri destekleyen Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’na teşekkür ediyoruz. Gerçekten başından beri bu süreci büyük bir samimiyetle desteklediler ama daha fazla şey yapmamız gerekiyor. Bu süreci ilerletmemiz gerekiyor.”
‘DEMOKRATİKLEŞME ADIMLARININ ATILMASI İÇİN HEPİMİZ ELİMİZİ TAŞIN ALTINA KOYMALIYIZ’
Hatimoğulları, “Gerekli yasal düzenlemelerin çıkarılması için Türkiye’nin demokratikleşmesinde adımların atılması, o kapının aralanması için hepimizin elimizi taşın altına koyması gereken bir dönem” dedi.
‘SİYASİ ETİK YASASI ÇIKARILMALI’
Hatimoğulları, “Siyasi Etik Yasası konusunda CHP’nin kanun teklifleri olmuştu. Bizler bu yasanın kesinlikle Meclis’ten çıkması gerektiği kanaatindeyiz. Sadece seçilmişler değil aynı zamanda bürokratları da kapsayacak şekilde geniş bir şekilde dizayn edilmesi gereken bir yasa ve Türkiye’nin buna ihtiyacı var” diye konuştu.
‘TOPLUM ERKEN SEÇİM BEKLENTİSİNDEYSE OLASI SEÇİME HAZIRIZ’
Can Atalay’ın TBMM’de olması gerektiğini vurgulayan Hatimoğulları, “Toplum genel anlamda bir erken seçim beklentisi içindeyse bizler DEM Parti olarak bu çerçevede olası bir seçime hazırız” dedi.
‘YASA KAPSAYICI OLMALI’
Hatimoğulları, komisyon raporundan sonra atılması beklenen yasal adımlarla ilgili ise “Komisyon çalışmasını tamamladı ve parlamentoya sundu. Siyaset karar vermediği müddetçe komisyon kendi kendine toplanıp yasa çıkarmaz. Bizler ‘bazı taslaklar hazırlandı’ şeklinde haberler alıyoruz ama bunların içeriğini bilmiyoruz. Bu yasanın kapsayıcı olması gerekiyor” diye konuştu.
‘SAYIN ÖCALAN’IN DOĞDUĞU EVİN MÜZE OLMASINI İSTERİZ’
Hatimoğulları, son olarak PKK lideri Abdullah Öcalan’ın Urfa Halfeti’de doğduğu evin müze yapılacağına yönelik iddiaları da şöyle yanıtladı:
“Sayın Öcalan’ın doğduğu evin müze olmasını isteriz. Bununla ilgili girişimler oluyor. İmralı’da bir konutun yapıldığını biliyoruz. Buradaki mesele eski bir konuttan alınıp yeni bir konuta alınması değil. Bu sürecin başlatıcısı ve en önemli aktörü olarak Sayın Öcalan’ın özgür koşullarda yaşayabileceği ve siyasetçilerle, gazetecilerle görüşebileceği bir imkân yaratılması lazım.”








