Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bölgemiz, son asrın en sancılı günlerini yaşıyor

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bölgemiz son asrın en sancılı günlerini yaşıyor. Gözünü nefret bürümüş soykırım şebekesi dini argümanlar arkasına sığınarak coğrafyamızı felakete sürüklüyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuştu.

Erdoğan’ın konuşması şöyle:

Değerli kardeşlerim, İsrail’in kışkırtmalarıyla 28 Şubat’ta İran’a karşı başlatılan savaş, bölgemizi kan ve barut kokusuna boğmaya devam ediyor. Bir günahı olmayan, hiçbir şeyden haberi olmayan çocuklar okullarında ders dinlerken füzelerin ve bombaların hedefi oluyor. Bölgemiz son asrın en sancılı günlerini yaşıyor. Gözünü nefret bürümüş soykırım şebekesi dini argümanlar arkasına sığınarak coğrafyamızı felakete sürüklüyor.

İster İran’da ister Körfez’de olsun, atılan her füzeyle zarar gören, vurulan, kanayan biz değil miyiz? Bu anlamsız savaş sebebiyle kan kaybeden bölgemizin ekonomisi değil mi? Füzeler, bombalar ve drone’lar tarafından tahrip edilen milyarlarca dolarlık altyapı tesisleri bölgedeki kardeşlerimizin kaynakları değil mi? 27 gündür hiçbir ilke ve norm gözetmeyen saldırganların nazarında Şii veya Sünni olmamızın, Türk, Kürt, Arap ya da Farisi olmamızın Allah aşkına bir farkı var mı?

Bakınız, tüm samimiyetimle soruyorum: Mezheplerimiz, kökenlerimiz farklı olsa da coğrafyamızın dört bir yanında akan kan bizim değil mi?

Herkes emin olsun; biz ne kardeşlerimiz ve komşularımız arasında ayrım yaparız ne de kardeşlerimizin acılarına seyirci kalırız. Türkiye ve Türk milleti olarak, iyi günde dost ve kardeş bildiğimiz halkları kötü günde yalnız bırakmayız. Hele hele bölgemizde hangi gövdeyi götürürken bin yıl önceki tartışmaları tekrar gündeme taşımayı, eski defterleri yeniden açmayı, vahdete değil fitneye hizmet edecek gündemlerin peşine takılmayı asla ve asla doğru bulmadığımızı tekraren vurgulamak mecburiyetindeyim.

Sosyal medya platformları üzerinden yürütülen psikolojik harekâtlara karşı son derece dikkatliyiz. Kardeş halklar arasında kırgınlıkları derinleştirecek, husumeti büyütecek, siyonizmin bölgemizi hedef alan “bölgeleri yönet” planlarına lojistik destek verecek her türlü eylemi ve tartışmayı reddediyoruz.

Dünyanın en stratejik bölgesinde Türkler, Araplar, Kürtler, Farslar olarak asırlardır bir arada yaşıyoruz. Aynı kaderi, aynı coğrafyayı paylaşıyoruz. Ortak coğrafyamızda yüzlerce yıldır acımız bir oldu, derdimiz bir oldu, hüznümüz bir oldu; sevincimiz, heyecanımız, coşkumuz bir oldu, olacak. Mazimiz gibi inşallah istikbalimiz de bir olacak, beraber olacak.

İçinde bulunduğumuz toz bulutu dağıldıktan sonra komşular ve kardeşler olarak biz yine birbirimizin yüzüne bakacağız inşallah. Sular durulduktan sonra biz bu coğrafyada yine birlikte yaşayacağız. Bu gerçeği kimsenin unutmaması gerektiğine inanıyorum, değerli kardeşlerim.

Basın açıklamamızda da ifade ettim: Savaş İsrail’in savaşı olmakla birlikte, ortaya çıkan ağır faturanın bedelini önce Müslümanlar, sonra da tüm insanlık ödemektedir. Neden? İsrail hükümeti sadece komşumuz İran’ı hedef almıyor; Lübnan’ı işgal planlarını da atıp adım adım hayata geçiriyor.

Tutsak Kudüs’e borcumuz, Kudüs’ü savunmaktır, özgürlüğüne kavuşturmaktır. Kudüs’ü savunmak, gerçek bağımsızlığı savunmaktır. Ben de bugün diyorum ki Kudüs-i Şerif’i ve Mescid-i Aksa’yı savunmak, insanlığı savunmaktır.

Güncel gelişmelerden bağımsız olarak, İslam dünyasının Mescid-i Aksa’yı hedef alan devlet terörüne itiraz etmesi, sesini yükseltmesi, olabilecek en güçlü tepkiyi vermesi asli vazifemizdir. Türkiye bu noktada üzerine düşenleri yapmayı sürdürecektir.

Çok kıymetli kardeşlerim, bu vesileyle altını çizmek isterim ki biz bölgemizin her karışında barışın, adaletin ve istikrarın tesisinden yanayız. Evrensel insani değerlerin, farklı kültürlerin, farklı kökenlerin, farklı inanç mensuplarının bir arada yaşama iradesinin en güçlü savunucusuyuz. Fakat her türlü hukuksuzluğun, kimden gelirse gelsin, sonuna kadar karşısındayız.

Şunu herkes bilsin ki devlet olarak etrafımızı saran nefret söylemlerine, savaş çığırtkanlıklarına ve çatışma iklimine asla teslim olmayacağız. Tarihin ve vicdanın doğru tarafında durmanın haklı özgüveniyle hareket edecek, aklıselimimizi ve soğukkanlılığımızı asla kaybetmeyeceğiz. Herkes için barış, herkes için istikrar, herkes için huzur eksenine oturttuğumuz barışçıl dış politikamızdan geri adım atmayacağız.

Ama muhalefet partisinin karikatür genel başkanı dışında, aziz milletimiz ve bölgedeki tüm kardeşlerimiz Türkiye’nin ne yapmaya çalıştığının, neyin mücadelesini verdiğinin gayet farkındadır. Türkiye doğru yoldadır, doğru yerde durmaktadır, doğru bir politika izlemektedir. Hem kardeş İran halkı, hem kardeş Körfez ülkeleri, hem de tüm dünya bunun bilincindedir; her zeminde de Türkiye’nin tavrından övgüyle bahsetmektedir.

Partimize ve ittifakımıza oy versin veya vermesin, milletimiz de bu fırtınalı dönemde Türkiye’nin kaptan köşkünde bizim olmamızdan dolayı Allah’a hamd ediyor. “İyi ki Türkiye’yi AK Parti yönetiyor.” diyorlar.

Kardeşlerim, sizin bu güveninizi inşallah boşa çıkarmayacağız. Türkiye partisi olmayı bir türlü beceremeyen CHP’nin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeyeceğiz. Körüklenen savaş çığırtkanlıklarına kulak asmayacağız.

Gelinen noktada ana muhalefetin başındaki zatın aklı ile dili arasındaki bağ kopmuş, söylemlerinde tutarlılık kalmamış, siyasi itibarı tamamen sıfırlanmıştır. Vesayet altında olduğu kamuoyunca bilinen bir şahsın Türkiye’nin dik ve dirayetli duruşuna dil uzatması ise kara mizah örneğidir.

Bizi anlamasını zaten beklemiyoruz. Dikkat ederseniz, CHP Genel Başkanı’nı artık kendi seçmeni bile kale almıyor. Türk dış politikasına getirdiği eleştirilere en başta CHP’li vatandaşlarımız gülüp geçiyor. Ona buna sataşarak siyasette itibar devşirmeye çalışan bu zavallıyı biz bir kez daha kendi hezeyanlarıyla baş başa bırakıyoruz.

Burada şunu da bir kez daha ifade etmek istiyorum: Önceliğimiz, savaşın olumsuz ekonomik etkilerinden halkımızı korumaktır. Belirsizliğin ve tedirginliğin küresel düzeyde tırmandığı mevcut şartlarda piyasalarda dalgalanmaların yaşanmasını doğal karşılıyoruz.

Kazanan; AK Parti ve Cumhur İttifakı gibi zor zamanda yine tarihin doğru tarafında, aklın, insanlığın ve vicdanın safında yer alanlar olacak. Hem ülkemiz içinde hem de bölgemizde dengeli, mutedil ve makul siyaset çizgisinden ayrılmayacağız.

Allah’ın izniyle, milletimizin desteği ve hayır duasıyla doğru bildiğimiz yolda emin adımlarla yürümeyi sürdüreceğiz

 

Dönemsel sıkıntılarımız olabilir, geçici olarak bazı zorluklarla karşılaşabiliriz. Dönemsel ya da küresel şoklar sebebiyle ortaya çıkan arızi durumlar, Allah’ın izniyle bizi hedeflerimizden alıkoymayacaktır. Hedeflerimize bağlıyız. İnşallah eninde sonunda menzile ulaşacağız.

Türkiye ekonomisi hamdolsun bu güce, bu kapasiteye ve dayanıklılığa fazlasıyla sahiptir. İşte sizler de görüyorsunuz; 23 yıl boyunca karşılaştığı onca engele, bölgesinde yıllardır eksik olmayan krizlere ve çatışmalara, içeride FETÖ’den belediyeleri haraca ve rüşvete bağlayan suç örgütlerine kadar nice kifayetsiz muhteristen yediği darbelere rağmen yıkılmayan, sendelemeyen; tam tersine kaya gibi sağlam duran bir Türkiye gerçeği var.

Kimse bu Türkiye’ye diz çöktüremeyecek. Göreceksiniz, inşallah kazanan Türkiye olacak. Kazanan, 86 milyon mensubuyla Türk milleti olacak. Kazanan kardeşlik olacak, barış olacak, adalet olacak.

 

 

Giriş Yap

Batman Burada ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

NOT: ✅ Oturumu açık tut kısmını aktif hale getirin.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Uygulamamızı İndir ve Yorum Yap 🌟