2026 Batman İmsakiyesi
  • İmsak 00:00
  • Güneş 00:00
  • Öğle 00:00
  • İkindi 00:00
  • Akşam 00:00
  • Yatsı 00:00
  • İftara kalan süre
    00
    SAAT
    :
    00
    DAKİKA
    :
    00
    SANİYE

DEM Parti Eş Başkanı Tuncer Bakırhan: Zehirli dili bırakın, barışın yolunu açın

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Adana İl Örgütü’nün dayanışma yemeğinde yaptığı konuşmada, Halep’teki saldırıları “katliam” olarak niteleyerek, Türkiye’yi çatışmayı tırmandıran değil, barışı güçlendiren bir politika izlemeye çağırdı.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, DEM Parti Adana İl Örgütü’nün dayanışma yemeğinde yaptığı kapsamlı konuşmada, Halep’teki saldırıları “katliam” olarak niteleyerek, Türkiye’yi çatışmayı tırmandıran değil barışı güçlendiren bir politika izlemeye çağırdı.

DEM Parti Adana’da dayanışma yemeğinde buluştu

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Adana İl Örgütü, dayanışma yemeğinde üye ve dost kurumlarla bir araya geldi. Geceye Adana’daki çeşitli demokratik kitle örgütleri, DİSK ve KESK yöneticileri, meslek örgütleri, Barış Anneleri, İMO, CHP  ve bir çok siyasi parti temsilcisi katıldı. Buluşmada DEM Parti Mersin Milletvekilleri Ali Bozan ve Perihan Koca, Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı ile EMEP MYK Üyesi Halil İmrek de yer aldı.

Yaşar Demir anıldı

Dayanışma yemeğinde kısa süre önce yaşamını yitiren DEM Parti Adana İl Yöneticisi Yaşar Demir anıldı. Açılış konuşmasını yapan DEM Parti Adana İl Eş Başkanı Helin Kaya, Demir’i “demokrasi mücadelesinin bir neferi” olarak andıklarını belirterek, onun mücadelesini büyütme sözü verdiklerini ifade etti. Kaya, DEM Parti’nin halklardan güç alan köklü bir gelenekten geldiğini vurgulayarak, “Bu topraklarda barışı ve demokrasiyi mutlaka kuracağız” dedi.

Bakırhan: Türkiye tarihi bir eşikten geçiyor

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, hem Türkiye’deki iç gelişmelere hem de bölgesel ve küresel çatışmalara dikkat çekti. Konuşmasına yaşamını yitiren yol arkadaşlarını anarak başlayan Bakırhan, “Bıraktıkları bayrağı başarıya ulaştırıncaya kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi.

Bakırhan, dünyada Ukrayna’dan Orta Doğu’ya kadar birçok bölgede çatışmaların arttığını belirterek, bu süreçlerin ortak noktasının demokrasi eksikliği olduğunu söyledi. “Halkın iradesinin esas alınmadığı, demokrasinin kurumsallaşmadığı ülkeler dış müdahalelere açık hale geliyor” diyen Bakırhan, Türkiye’nin de bu kırılgan süreci zayıf bir demokrasi ve derin bir ekonomik krizle karşıladığını ifade etti.

“86 milyonluk ülkede 50 milyon yoksullukla boğuşuyor”

Türkiye’de yaşanan ekonomik tabloya dikkat çeken Bakırhan, resmi veriler ile halkın yaşadığı gerçeklik arasındaki uçuruma vurgu yaptı. Bakırhan, “Enflasyon resmi rakamlara göre düşük gösteriliyor ama halk pazarda, mutfakta gerçeği yaşıyor. Emekliye ve memura verilen zamlar yoksulluğu derinleştiriyor. Orta sınıf fiilen ortadan kalktı” dedi. Bakırhan, mevcut ekonomik ve siyasi yönetimi “vicdansız” olarak niteleyerek, bu tabloya karşı mücadele çağrısı yaptı.

“Türkiye, Orta Doğu politikasını anti-Kürt eksenine sıkıştırdı”

Konuşmasının önemli bir bölümünü Suriye ve Orta Doğu’daki gelişmelere ayıran Bakırhan, Türkiye’nin bölge politikasına tepki gösterdi. Türkiye’nin Orta Doğu’daki siyasetini “anti-Kürt” bir çizgi üzerine kurduğunu söyleyen Bakırhan, bunun ne Türkiye’ye ne de bölge halklarına bir kazanç sağlamayacağını dile getirdi. “Yüz yıldır denenen bu politika kimseye kazandırmadı, bundan sonra da kazandırmayacak” diyen Bakırhan, Ankara’yı bu çizgiyi terk etmeye çağırdı.

Halep vurgusu: “Bu bir kuşatma ve katliamdır”

Bakırhan, Halep’in Şêxmeqsûd, Eşrefiyê ve çevre mahallelerinde yaşanan saldırılara özel olarak değindi. Savunmasız sivillerin tanklar ve ağır silahlarla hedef alındığını belirten Bakırhan, “Bu saldırılarda sadece insanlar ölmedi, Suriye’nin geleceğine dair umut da hedef alındı” dedi.

Halep’in çok kimlikli ve çok inançlı yapısına vurgu yapan Bakırhan, Kürtlerin, Arapların, Alevilerin, Dürzilerin ve diğer halkların barış içinde bir arada yaşama umudunun ağır darbe aldığını söyledi. “Bu bir kente değil, Halep’in bin yıllık mozaiğine açılmış bir savaştır” ifadelerini kullandı.

“Tekçilik Suriye’yi yeniden felakete sürükler”

Suriye’de Esad sonrası dönemde de tekçi politikaların sürdürüldüğünü belirten Bakırhan, bunun ülkeyi yeniden iç savaşa sürükleme riski taşıdığını söyledi. “Geçmişten ders çıkarılmalı. Suriye, tüm halkların ve inançların eşit ve özgür yaşayacağı demokratik bir zemine kavuşmak zorunda” diyen Bakırhan, Şam yönetimine bu yönde çağrı yaptı.

“Suriye’de İsrail’in Golan tepelerini işgali ile neden ilgilenmiyorlar?”

Bakırhan, Milli Savunma Bakanlığı’nın Suriye Ordusu’nun Halep’te başlattığı operasyona ilişkin yaptığı açıklamada; “Suriye’nin yardım talep etmesi halinde Türkiye gerekli desteği sağlayacaktır.” İfadelerini sert şekilde eleştirdi. HTŞ ile birlikte IŞİD’lilerin de saldırıda bulunduğunu ifade eden Bakırhan, “IŞİD’li çetelerle, o paramiliter güçlerle, o tankı topu sivil vatandaşların üzerine süren HTŞ ile birlikte sahada mücadele etmeye hazır olduklarını söylüyor. Suriye’nin Milli Savunma Bakanı değil, Türkiye’nin Milli Savunma Bakanı bunu söylüyor. Şimdi sizin huzurunuzda sormak istiyorum. Suriye’de başka yerlerdeki çatışmalar niye bu kadar Milli Savunma Bakanımızı ilgilendirmiyor? Sizlere soruyorum. İsrail, Kuneitra’ya bayrak dikti. Hiç mi Milli Savunma Bakanımızı ilgilendirmiyor? Golan tepelerini işgal etti. Niye Savunma Bakanımız’ı, Dışişleri Bakanımızı hiç ilgilendirmiyor? Mesela Kürt olunca mı onlara ilgileniyorlar?”

Türkiye’ye çağrı: “Gerilimi değil diyaloğu güçlendirin”

Bakırhan, Türkiye’nin Suriye’deki nüfuzunu çatışmayı körüklemek yerine barış için kullanması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin desteklediği bazı silahlı grupların sahada Kürtlere karşı kullanıldığı yönündeki iddialara dikkat çeken Bakırhan, bunun ne Türkiye’nin ne de Orta Doğu’nun yararına olduğunu söyledi. “Türkiye savaş alanlarına koşmak yerine yeni barış alanları yaratmalıdır” diyen Bakırhan, iç barışın baskı ve tehditlerle değil, demokratik çözümle sağlanabileceğini ifade etti.

“Sürecin başarısı 86 milyonun yararına”

Barış ve demokratik toplum sürecinin hayati önemde olduğuna dikkat çeken Bakırhan, “Demokrasisi olmayan ülkelerin nasıl kriz ve kaoslara sürüklendiğini dünyadaki örneklerde bir kez daha görüyoruz. Bu süreç 86 milyonun tamamının yararınadır” dedi. Sürecin başarıya ulaşmasının Türkiye’nin demokratikleşmesi, özgürleşmesi ve cezaevlerinin boşalması anlamına geleceğini vurgulayan Bakırhan, Kürtlerin kendi dili ve kimliğiyle özgürce yaşayabileceği, Alevilerin eşit yurttaşlık temelinde haklarına kavuşabileceği, kadınların katledilmediği ve ekonomide adaletin sağlandığı bir toplumsal düzenin ancak barışla mümkün olabileceğini ifade etti.

“Meclis Komisyonu raporu bir an önce açıklanmalı”

Bu sürecin zarar görmemesi için “zehirli dilin” terk edilmesi gerektiğini belirten Bakırhan, Türkiye’nin Suriye’de sahip olduğu etkisini tehdit ve çatışmayı derinleştirmek yerine barışın zeminini büyütmek için kullanması çağrısında bulundu. Bakırhan, Meclis’te kurulacak komisyona da dikkat çekerek, tüm siyasi partilerin barış ve demokratik toplum sürecine ilişkin hazırladığı raporların Meclis Başkanı’na sunulduğunu ve bu raporların ortak bir metin haline getirileceğini aktardı. “Geçen her gün kaosun derinleşmesi, insanların umutlarının tükenmesi anlamına geliyor” diyen Bakırhan, Meclis Komisyonu raporunun bir an önce açıklanması gerektiğini söyledi.

“Raporun pusulası demokrasi, özgürlük ve eşit yurttaşlık olmalı”

Hazırlanacak raporun pusulasının demokrasi, özgürlük, barış ve eşit yurttaşlık olması gerektiğini vurgulayan Bakırhan, raporun toplumda biriken kaygı ve korkuları giderecek bir içeriğe sahip olması gerektiğini ifade etti. Bu sürecin ardından geçiş yasaları, demokratik entegrasyon yasaları ve özgürlük yasalarının da ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Bakırhan, “Şiddetin, çatışmanın, inkârın kimseye faydası yoktur. Tek çıkar yol barıştır” dedi.

Bakırhan, Kürtlerin, Türklerin, Arapların, kadınların, gençlerin ve Alevilerin ortak mücadelesinin güçlenmesi halinde barışın bu topraklarda mümkün olacağını ifade ederek, demokrasinin ve özgürlüğün kalıcı bir barışın tek güvencesi olduğunu sözlerine ekledi.  

Giriş Yap

Batman Burada ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

NOT: ✅ Oturumu açık tut kısmını aktif hale getirin.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Uygulamamızı İndir ve Yorum Yap 🌟