Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, Merkez Yürütme Kurulu toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, Newroz kutlamaları sırasında yaşanan gözaltı ve tutuklamalara tepki gösterdi. Doğan, bu uygulamaların sürecin ruhuna zarar verdiğini belirtti.
“Gözaltılar Süreci Provokasyona Açıyor”
Doğan, Newroz’da yaşanan müdahalelerin barış ve demokratik toplum süreciyle bağdaşmadığını ifade ederek, sorumlular hakkında acil soruşturma çağrısı yaptı.
“Toplumda barış umudunun güçlendiği bir dönemde bu tür müdahaleler kabul edilemez” diyen Doğan, en az 209 kişinin gözaltına alındığını ve 28 kişinin tutuklandığını vurguladı.
İmralı Görüşmesi Kritik Öneme Sahip
DEM Parti heyetinin, Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı’ya gideceğini açıklayan Doğan, bu temasın sürecin geleceği açısından belirleyici olacağını söyledi.
Görüşmede şu başlıkların ele alınması bekleniyor:
- Yasal düzenlemeler
- Silahsızlanma süreci
- Siyasi ve toplumsal çözüm adımları
“Yasal Adımlar Gecikmemeli”
Doğan, sürecin hızlandırılması gerektiğini belirterek, özellikle bayram sonrası işaret edilen yasal adımların geciktirilmemesi gerektiğini ifade etti.
Devlet Bahçeli’nin zaman gerektiği yönündeki açıklamasına değinen Doğan, “Haziran-Temmuz gibi bir takvim çok geç olur” dedi.
Newroz Mesajı: “Toplum Barış İstiyor”
Newroz’un birçok kentte geniş katılımla kutlandığını belirten Doğan, halkın ortak talebinin barış, eşitlik ve demokratikleşme olduğunu söyledi.
Ayrıca geçen yıl Recep Tayyip Erdoğan’ın 21 Mart’ın resmi tatil olması yönündeki açıklamasını hatırlatarak, bu konuda henüz adım atılmadığını dile getirdi.
“Kürtler Çatışmaya Çekilmek İsteniyor”
Bölgesel gelişmelere de değinen Doğan, Kürtlerin yeni bir çatışma ortamına sürüklenmek istendiğini belirterek, bu duruma karşı ortak bir duruş sergilenmesi gerektiğini ifade etti.
Genel Değerlendirme
DEM Parti’nin açıklamaları, hem Newroz sonrası yaşanan gelişmeleri hem de İmralı görüşmesiyle birlikte şekillenecek yeni süreci yeniden gündeme taşıdı.
Önümüzdeki günlerde yapılacak görüşmeler ve olası yasal düzenlemeler, Türkiye’deki siyasi atmosfer açısından belirleyici olacak.







