Hakan Fidan, Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi’nde yaptığı konuşmada küresel sistemin ciddi bir kırılma sürecinden geçtiğini açıkladı. Fidan, dünyanın yalnızca geçici bir istikrarsızlık değil, derin bir sistem krizi yaşadığını vurguladı.
Uluslararası sistemin artık meşruiyet üretme kapasitesini kaybettiğini belirten Fidan, mevcut yapının “işlevsiz, felç olmuş ve sürdürülemez” hale geldiğini söyledi. Küresel kurumların çatışmaları kontrol etmekte yetersiz kaldığını ifade etti.
Türkiye’nin uzun süredir bu sürece dikkat çektiğini belirten Fidan, Recep Tayyip Erdoğan’ın uluslararası sistemin reformuna yönelik çağrılarının bir slogan değil, gerçek bir tespit olduğunu dile getirdi. Birçok ülkenin bu uyarıları kriz kapısına dayanana kadar dikkate almadığını söyledi.
Konuşmasında yeni dünya düzenine ilişkin kritik başlıklara da değinen Fidan; yeni güç merkezlerinin nerede oluşacağı, teknolojiyi kimin yöneteceği ve enerji ile ticaret yollarının nasıl korunacağı sorularının önümüzdeki dönemi belirleyeceğini ifade etti.
Ortadoğu’daki gelişmelere de değinen Fidan, İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının bölgeyi büyük bir savaşın eşiğine sürüklediğini belirtti. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun politikalarının çatışmayı derinleştirdiğini savunan Fidan, bu sürecin yalnızca bölgeyi değil tüm dünyayı etkilediğini söyledi.
Türkiye’nin diplomasi trafiğini sürdürdüğünü belirten Fidan, bölge ülkeleriyle temas halinde olduklarını ve çatışmanın sona ermesi için yoğun çaba harcadıklarını ifade etti. Savaşın daha fazla yıkım yaşanmadan son bulması gerektiğini vurguladı.
Gazze’de yaşananlara da değinen Fidan, küresel kamuoyunun artık manipüle edilen anlatılara inanmadığını ve Filistin meselesi etrafında güçlü bir vicdani dalga oluştuğunu belirtti.
Fidan, savaşın kalıcı bir gerçeklik haline getirilemeyeceğini ifade ederek, çözümün bölge ülkelerinin birlikte hareket etmesinden geçtiğini söyledi. “Barış olursa hepimiz kazanırız, çatışma olursa hepimiz kaybederiz” sözleriyle konuşmasını tamamladı.







