Hüseyin Çelik: Irkçı politika sürdükçe Kürt meselesi devam eder

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Suriye’de Kürtlere yönelik saldırıların ardından açıklamalarda bulunan eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Kürt-Türk kardeşliğine ilişkin sert değerlendirmelerde bulundu. “Habil ile Kabil gibi mi kardeş olacağız, yoksa Yusuf ile Bünyamin gibi mi?” diye soran Çelik, Türkiye’deki kimi dindar çevrelere de sert eleştiriler yöneltti.

Eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, gazeteci Ruşen Çakır’ın programında Kürt sorununa ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Suriye’nin Halep kentinde başlayan ve ardından farklı bölgelere yayılan Kürtlere yönelik saldırıları da değerlendiren Çelik, Türkiye’deki kardeşlik anlayışını sert sözlerle sorguladı. Çelik, “ırkçı politikalar” sürdüğü sürece Kürt meselesinin varlığını koruyacağını ifade etti.

Eski Milli Eğitim Bakanı ve AK Parti’nin kurucu isimlerinden olan Hüseyin Çelik, açıklamalarıyla Kürt meselesine dair tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Türkiye’de yıllardır sürdürülen politikaların sorunu çözmek yerine derinleştirdiğini belirten Çelik, kardeşlik söyleminin nasıl içinin boşaltıldığını çarpıcı bir benzetmeyle anlattı.

Çelik, programda şu ifadeleri kullandı:

“Habil ile Kabil gibi mi kardeş olacağız, Yusuf ile Bünyamin gibi mi?”

Bu sözlerle Türkiye’de sıkça dile getirilen “kardeşlik” vurgusunun pratikte karşılık bulmadığını ifade eden Çelik, kardeşliğin çatışma ve baskı üzerinden değil, eşitlik ve adalet temelinde kurulması gerektiğini vurguladı.

“Irkçı politika sürdükçe Kürt meselesi devam eder”

Kürt sorununun PKK ile ortaya çıkmadığını dile getiren Hüseyin Çelik, meselenin PKK ile birlikte başladığı yönündeki yaygın anlayışı eleştirdi. Sorunun çok daha eskiye dayandığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Kürt sorunu PKK ile ortaya çıkan, PKK’nin ortadan kalkması ile ortadan kalkacak bir sorun değil. PKK tüm yapıları ile birlikte ortadan kalksa bile bu ırkçı tutum sürdüğü müddetçe çözülmeyecektir.”

“Sorunun kökeni inkâr ve eşitsizlik politikalarıdır”

Çelik, Kürt sorununun temelinde kültürel, siyasal ve hukuki eşitsizliklerin bulunduğunu belirterek, meselenin yalnızca silahlı yapılar ya da güvenlik başlığı altında ele alınmasının çözümü imkânsız hale getirdiğini kaydetti. Kürt kimliğinin uzun yıllar boyunca inkâr edildiğini hatırlatan Çelik, bu yaklaşımın toplumsal fay hatlarını derinleştirdiğini söyledi.

Devletin Kürtlerle kurduğu ilişkinin tarihsel olarak sorunlu olduğuna dikkat çeken Çelik, baskı ve asimilasyon politikalarının sorunu ortadan kaldırmadığını, aksine kalıcı hâle getirdiğini ifade ederek şunları söyledi:

“Bu ırkçı, ‘Kürt anasını görmesin’ politikası devam ettikçe Kürt meselesi var olmaya devam edecektir.”

 “Mazlumiyet başka, Kürt olunca başka davranılıyor”

Eski Bakan Hüseyin Çelik, Türkiye’deki dindar kesimlerin Kürt meselesi karşısındaki tutumuna yönelik de dikkat çekici eleştirilerde bulundu. İslam’ın adalet ve kardeşlik vurgusuna rağmen, Kürt meselesinde sergilenen yaklaşımın bu değerlerle örtüşmediğini dile getirdi.

Çelik, Türkiye’deki dindar çevrelerin Filistin, Arakan ve diğer coğrafyalarda Müslümanların yaşadığı zulme karşı yüksek sesle tepki gösterdiğini, ancak söz konusu Kürtler olduğunda aynı duyarlılığın gösterilmediğini ifade etti. Bu durumu açık bir çelişki olarak tanımlayan Çelik, dini referanslarla kurulan kardeşlik söyleminin pratikte karşılık bulmadığını söyledi.

Bu yaklaşımın ahlaki bir sorun olduğuna işaret eden Çelik, dindarlığın yalnızca söylem düzeyinde kaldığını vurguladı.

“Din, zulme karşı tutarlı bir duruş gerektirir”

Programda değerlendirmelerine devam eden Çelik, İslam’ın temel ilkelerinin adalet, hakkaniyet ve mazlumdan yana durmak olduğunu hatırlattı. Kürt meselesinde devlet politikalarının sorgulanmamasını ve güvenlikçi dilin sorgusuzca benimsenmesini eleştiren Çelik, bunun dini bir duruşla bağdaşmadığını ifade etti.

Bir toplumda dindarlık iddiası varsa, bu iddianın yalnızca kimlik ya da semboller üzerinden değil, adalet karşısındaki tutumla ölçülmesi gerektiğini söyledi.

“Kardeşlik söylemi samimi değil”

Hüseyin Çelik, sıkça dile getirilen “Müslüman kardeşliği” vurgusunun Kürt meselesi söz konusu olduğunda anlamını yitirdiğini belirterek, kardeşliğin güç ilişkilerine dayalı bir hiyerarşi üzerinden kurulamayacağını dile getirdi. Eşitlik içermeyen bir kardeşlik anlayışının inandırıcı olmadığını vurguladı.

“Sessizlik de bir tercihtir”

Çelik, Kürt meselesinde yaşanan hak ihlallerine karşı sessiz kalan dindar çevrelerin, bu suskunlukla fiilen mevcut politikaların parçası hâline geldiğini ifade etti. Zulüm karşısında tarafsız kalmanın mümkün olmadığını belirten Çelik, bu tutumun dini ve ahlaki sorumlulukla çeliştiğini söyledi.

Giriş Yap

Batman Burada ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

NOT: ✅ Oturumu açık tut kısmını aktif hale getirin.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Uygulamamızı İndir ve Yorum Yap 🌟