İran’da son dönemde yaşanan kur şoku, ülke ekonomisinde ciddi bir sarsıntıya yol açtı. Yılbaşından önce 1 ABD Doları yaklaşık 40 bin İran Tümeni seviyesindeyken, son açıklanan piyasa verilerine göre dolar kuru 1 milyonun üzerine çıktı. Kısa sürede yaşanan bu sert yükseliş, İran para biriminde tarihi bir değer kaybı olarak kayıtlara geçti.
Ekonomistler, bu ölçekte ve bu hızda gerçekleşen devalüasyonun nadir görülen bir tablo olduğunu belirtiyor. Uzmanlara göre yaptırımlar, dış ticaret kısıtlamaları, artan kamu harcamaları ve iç siyasi gelişmeler kur üzerindeki baskıyı artıran temel unsurlar arasında yer alıyor.
Vatandaşın alım gücü sert şekilde geriledi
Kur artışı, doğrudan halkın alım gücüne yansıdı. Maaşlar yerel para birimi üzerinden ödenirken, döviz ve altın cinsinden borçlanan vatandaşlar ödeme güçlüğü yaşamaya başladı. Özellikle altın borcu bulunan ya da dövize endeksli yükümlülüğü olan kesimler açısından tablo ağırlaştı.
Ekonomik çevreler, yüksek enflasyon ve kur şokunun bir araya gelmesiyle tasarrufların hızla eridiğine dikkat çekiyor. Bankada yerel para birimi cinsinden bulunan birikimlerin kısa sürede ciddi değer kaybettiği ifade ediliyor.
Borç sarmalı derinleşiyor
Finans uzmanlarına göre hızlı devalüasyon, hem borçlular hem de alacaklılar açısından risk oluşturuyor. Yerel para birimindeki sert değer kaybı, reel borç yükünü artırırken tahsilat risklerini de beraberinde getiriyor. Özellikle döviz ve emtia bazlı borç ilişkilerinde ödeme dengeleri bozulmuş durumda.
Güven sorunu büyüyor
Ekonomide en dikkat çekici başlıklardan biri ise ulusal para birimine olan güvenin zedelenmesi. Analistler, para politikasındaki istikrarsızlık ve dış baskıların piyasa beklentilerini olumsuz etkilediğini, bunun da kur üzerinde ilave baskı yarattığını belirtiyor.
Uzmanlara göre, ekonomik istikrarın yeniden sağlanabilmesi için kapsamlı yapısal reformlar, mali disiplin ve uluslararası finansal sistemle daha dengeli ilişkiler büyük önem taşıyor.
İran’da yaşanan bu gelişmeler, küresel ölçekte ekonomik kırılganlıkların ülkeler üzerindeki etkisini bir kez daha gündeme taşıdı. Ekonomistler, mali disiplin ve sürdürülebilir para politikalarının önemine dikkat çekerek, benzer risklerin diğer gelişmekte olan ekonomiler için de ders niteliğinde olduğunu ifade ediyor.








