Gazeteci Ruşen Çakır, Kudüs Merkezi ABD Direktörü Cenk Sağnıç ile yaptığı röportajda ABD-İsrail ikilisinin Kürtleri satıp satmadığı, Kürtlerin Suriye’de başarısız olup olmadığı sorularını sordu. Sağnıç, Kürtlerin Suriye’de başarısız olduğunu düşünmediğini söyledi.
Gazeteci Ruşen Çakır ile Kudüs Merkezi ABD Direktörü Ceng Sağnıç’ın söyleşisinde, Suriye’deki Kürtlerin “yalnız bırakıldığı” tartışması masaya yatırıldı. Meyascope için hazırlanan röportajda dikkat çekici ifadeler yer aldı.
Röportajda Sağnıç, İsrail’in doğrudan bir Kürt politikası olmadığını, ABD’nin ise Trump döneminde sahadan net biçimde çekildiğini belirterek, “satılma” algısının beklentilerden kaynaklandığını, Kürtler için en gerçekçi yolun bölge devletleriyle kazan–kazan ilişkileri kurmak olduğunu söyledi.
“Washinton ve Tel Aviv’in Kürtler ile ilişkileri çoğu zaman abartılı beklentiler üzerinden okundu”
Röportajın devamında Sağnıç, hem Washington’ın hem Tel Aviv’in Kürtlerle ilişkilerinin çoğu zaman abartılı beklentiler üzerinden okunduğunu ifade ederken, “satılma” algısının sahadaki gerçeklikten çok beklenti yönetimiyle ilgili olduğunu söyledi.
“Colani’nin dönüşümü sürpriz değildi”

Geçici Suriye Cumhurbaşkanı Ahmet Şara
Söyleşide Sağnıç’ın 2015’te o dönem Nusra Cephesi lideri olan Ebu Muhammed el-Colani’nin El Kaide’den koparak Suriye merkezli bir aktöre evrileceğini öngören değerlendirmesi de gündeme geldi. Sağnıç, o yıllarda İsrail’de bir düşünce kuruluşunda Suriye’deki silahlı grupları analiz ettiğini, IŞİD’in yükselişiyle birlikte ülkenin “liderler fabrikasına” dönüştüğünü ve Colani’nin küresel cihat söyleminden uzaklaşarak “daha yerel ve meşru” bir profil çizmeye çalıştığını belirtti.
“İsrail’in kurumsal düzeyde doğrudan bir Kürt politikası yoktur”

Sağnıç’a göre İsrail’de kurumsal düzeyde doğrudan bir “Kürt politikası” bulunmuyor. Tel Aviv’in önceliği, bölgedeki gelişmelerin kendi güvenliğine etkisi.
Bununla birlikte İsrail bürokrasisinde tarihsel bir “Kürt sempatisi” olduğunu kabul eden Sağnıç, askeri ya da stratejik bir ittifak için gerekli koşulların oluşmadığını vurguladı:
“Ortak sınır yok, coğrafi bağ yok. Askeri destek için yüzlerce kilometrelik riskli bir operasyon gerekir. Bu gerçekçi değil.”
Suriye’de Dürzilere yönelik müdahaleye rağmen Kürtlere benzer bir destek gelmemesinin “satıldık” algısını beslediğini söyleyen Sağnıç, Dürzi meselesinin İsrail açısından iç güvenlik ve akrabalık bağları nedeniyle farklı bir kategori olduğunu ifade etti.
“Öcalan’ın İsrail ve İran vurgusu stratejik bir müzakere dilidir”

Abdullah Öcalan
Sağnıç, Abdullah Öcalan’ın geçmişteki “İsrail ve İran Kürtleri kullanmak istiyor” söylemini ise stratejik bir müzakere dili olarak yorumladı.
Buna göre Öcalan, Türkiye’deki “Sevr sendromu”nu hatırlatarak Kürt hareketinin önemini artırmayı ve Ankara’yı pazarlık masasına çekmeyi amaçladı.
“ABD çok net şekilde çekildi”

ABD Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack
Çakır’ın “ABD de Kürtleri Suriye’de satmadı mı?” sorusuna Sağnıç’ın yanıtı net oldu:
“Bilinçli ihanet değil, stratejik değişiklik”
Özellikle Donald Trump döneminde Washington’ın Suriye politikasının sert biçimde değiştiğini söyleyen Sağnıç, ABD’nin talebiyle Rakka ve Deyrizor gibi Arap şehirlerinde ağır bedel ödeyen Kürt güçlerin, geri çekilme sürecinde zayıf bırakıldığını ifade etti.
“Bu durum Kürtler açısından doğal olarak ‘satılma’ hissi yaratıyor” diyen Sağnıç, yine de bunun bilinçli bir ihanet değil, strateji değişikliği olduğunu savundu.
Kürtlerde liderlik tartışması

Suriye Demokratik Güçleri Genel Komutanı Mazlum Abdi
Sağnıç, Kürt siyasetinde tek bir lider figürü olmadığını vurguladı. Öcalan’ın etkisinin sürdüğünü ancak kararları tek başına belirlemediğini, Suriye sahasında ise ağırlığın Mazlum Abdi ve İlham Ahmed gibi isimlerde toplandığını söyledi.
“Mesut Barzani Türkiye ve Suriye siyasetini yönlendirebilir mi”
Irak Kürdistan Bölgesi’nin etkisinin arttığını kabul eden Sanıç, Mesut Barzani çizgisindeki yapının Türkiye ya da Suriye’deki Kürt siyasetini doğrudan yönlendirecek bir kapasiteye sahip olmadığını belirtti.
“Tek reçete yok, kazan–kazan şart”
Sağnıç’a göre Kürtler için tek bir “ideal çözüm” formülü bulunmuyor. Devlet kurmanın istisnai bir durum olduğunu hatırlatan Sağnıç, çatışma yerine çevre ülkelerle “kazan–kazan” ilişkileri geliştirmenin daha gerçekçi olduğunu söyledi.
Irak Kürdistanı için bağımsızlık ihtimalini görece daha yüksek gören Sağnıç, Türkiye, Suriye ve İran için ise daha temkinli bir yol haritası gerektiğini dile getirdi.
“Kürtler Suriye’de yenildi mi?”
Söyleşinin sonunda Sağnıç, Kürtlerin Suriye’de başarısız olmadığı görüşünü savundu:
“Devlet dışı aktörlerin hızla tasfiye edildiği bir dönemde statükoyu koruyabilmek bile ciddi bir kazanım. Zamana oynamak ve yeni fırsatları kollamak şu an en rasyonel strateji.”








