Dil, bireyin kimliğini şekillendiren en temel unsurlardan biri olarak kabul ediliyor.
Toplumsal aidiyetin, kültürel mirasın ve tarihsel hafızanın taşıyıcısı olan ana dili, yalnızca bir iletişim aracı değil; aynı zamanda kimliğin ve kültürel varlığın da sembolü olarak öne çıkıyor.
Kürdistan Bölgesi’nde Kürtçe hem resmi dil statüsüne sahip hem de toplumun büyük çoğunluğu tarafından konuşuluyor.
Bununla birlikte bölgede yaşayan farklı etnik gruplar ve azınlıklar da kendi ana dillerinde eğitim alma hakkına sahip bulunuyor.
Kürdistan Bölgesi Eğitim Bakanlığı tarafından oluşturulan planlama ve eğitim sistemi çerçevesinde öğrenciler, kendi dillerinde öğrenim görebiliyor.
Bu uygulama ile dil haklarının güvence altına alınması ve çok kültürlü yapının korunması hedefleniyor.
Kürt toplumu açısından ana dili, yalnızca günlük iletişimi sağlayan bir unsur değil, aynı zamanda kültürel varlığın korunmasında önemli bir savunma alanı olarak görülüyor.
20.yüzyılın ilk yarısında tek devlet ve tek dil anlayışının hâkim olduğu süreçte Kürtler, dil ve kimlik alanında ciddi baskılarla karşı karşıya kaldı.
Uluslararası Ana Dili Günü’nün kökeni ise daha eski bir mücadeleye dayanıyor.
Günün asıl adı “Ana Dili Hareketi Günü” olarak biliniyor ve Bangladeş’teki Bengalce Dil Hareketi sırasında üniversite öğrencilerinin hayatını kaybettiği olayların yıl dönümüne atıfta bulunuyor.
Her yıl 21 Şubat’ta, UNESCO üyesi ülkelerde Uluslararası Ana Dili Günü çeşitli etkinliklerle anılıyor.
Bu özel gün kapsamında çok dilliliğin teşvik edilmesi, kültürel çeşitliliğin korunması ve ana dilinde eğitimin önemi vurgulanıyor.
Dil çeşitliliğinin korunması, küresel kültürel mirasın sürdürülebilirliği açısından kritik bir öneme sahip olmaya devam ediyor.








