Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, yurt dışından getirilen telefonlarda yaygınlaştığı belirtilen usulsüz çift IMEI kullanımına karşı denetim sürecini başlattı. Kurumun abonelere gönderdiği uyarı mesajlarına göre, tek bir cihaz için tanınan kayıt hakkının iki farklı telefonda kullanıldığı tespit edilen durumlar incelemeye alındı.
Yapılan incelemelerde, özellikle çift SIM kartlı telefonların ikinci IMEI numarasının başka bir cihaz adına sisteme kaydedildiği ve bu yöntemle tek kayıt hakkı üzerinden iki cihazın aktif edildiği belirlendi. Mevzuata göre ise yurt dışından getirilen bir telefon yalnızca tek cihaz olarak kayıt altına alınabiliyor. Ayrıca bu haktan pasaport sahipleri üç yılda bir kez yararlanabiliyor.
BTK tarafından gönderilen bildirimlerde, usulsüz kullanım tespit edilen cihazlar için tanınan 120 günlük sürenin 1 Mayıs 2026 tarihinde sona ereceği ifade edildi. Bu tarihe kadar kayıt işlemi tamamlanmayan telefonların Türkiye’deki mobil şebekelere erişimi tamamen kesilecek.
2026 yılı itibarıyla yurt dışı telefon kayıt ücreti 54 bin 258 lira seviyesine ulaştı. Bu yüksek bedel, kullanıcıların farklı yöntemlerle kayıt süresini uzatmaya yönelmesine neden olurken, yeni denetimlerle bu uygulamaların önüne geçilmesi hedefleniyor.
Öte yandan, yurt dışından getirilen cihazların Türkiye’de daha cazip olmasının temel nedeni fiyat avantajı olarak öne çıkıyor. Vergi kalemlerinin daha düşük olması ve tax free kapsamında KDV iadesi alınabilmesi, kullanıcıları bu cihazlara yönlendiriyor. Ancak kayıt zorunluluğu ve artan harç bedelleri bu avantajı büyük ölçüde azaltıyor.
Mevcut sistemde, yurt dışından getirilen telefonlar Türkiye’deki hatlarla belirli bir süre sınırlı olarak kullanılabiliyor. Çift SIM veya e-SIM destekli cihazlarda ise kullanım süresi farklı SIM seçenekleri üzerinden kademeli şekilde uzatılabiliyor. Bu yöntem özellikle kayıt yaptırmadan telefonu daha uzun süre kullanmak isteyenler arasında yaygınlaşmış durumda.
BTK’nın başlattığı bu yeni denetim süreci, tek IMEI kaydının birden fazla cihazda kullanılmasına yönelik uygulamaların artık daha sıkı kontrol edileceğini ortaya koyuyor.








