Otomotiv pazarının haziran ayından itibaren sancılı bir döneme girdiğini belirten Emre Özpeynirci, temmuz ayında yüzde 25’in üzerinde daralma yaşandığını, ağustos ayında ise yüzde 22’nin üzerinde daralmanın devam ettiğini söyledi.
Yaz aylarının etkisinin bulunduğunu ancak özellikle otomobilin perakende tarafında çok ciddi bir sıkıntı yaşandığını ifade eden Özpeynirci, hafif ticari araçlar ve filo satışlarındaki iskontoların daralmayı bir miktar frenlediğini kaydetti. Özpeynirci, showroom trafiğinin düştüğünü ve perakende satışların oldukça kötü bir seviyeye gerilediğini söyledi.
“3 milyon TL’lik otomobil 2,3 milyon TL’ye satılıyor”
Geçmiş yıllarda otomobilin yatırım aracı olarak görüldüğünü hatırlatan Özpeynirci, yurt dışından yoğun araç gelişiyle birlikte otomobillerde reel fiyat düşüşleri yaşandığını belirtti. Fiyatların ocak ayından bu yana artmamasının otomobili yatırım aracı olmaktan çıkardığını söyledi.
Oksijen TV’de, yüksek faizler nedeniyle bayilerin stok maliyetlerinin de arttığını ifade eden Özpeynirci, yetkili satıcıların ve bayilerin ellerindeki araçları eritmek için indirim ve kampanyalara yöneldiğini dile getirdi.
“Fiyat indirimleri model bazında 700 bin TL’yi buluyor” diyen Özpeynirci, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çok basit bir örnek verilirse; 3 milyon TL’lik bir otomobilin 2,3 milyon TL’ye satıldığı görülüyor.”
Otomotiv pazarının ne zaman iyi gittiğine ilişkin de değerlendirmede bulunan Özpeynirci, “Otomotiv pazarı ne zaman iyi gidiyor? Fırsatlar olduğu zaman iyi gidiyor” dedi.
“Ioniq 6’yı ağustosta alan 75 kişi avantaj sağladı”
Hyundai Ioniq 6’yı örnek gösteren Özpeynirci, makyajlı modelin ağustos ayında 2,3 milyon TL lansman fiyatıyla piyasaya sunulduğunu, eylül ayında ise başlangıç fiyatının 3 milyon 300 bin TL’ye yükseldiğini söyledi.
Özpeynirci, “Dolayısıyla ağustos ayında bu aracı alabilen 75 şanslı kişi arasına girenler avantaj sağladı” ifadelerini kullandı.
Krediye erişemeyen tüketici tasarruf finansmana yöneliyor
Kampanyalara rağmen kredi koşullarının uygun olmamasının perakende tarafını hareketsiz bıraktığını belirten Özpeynirci, banka kredisi kullanım oranının yüzde 5-6 seviyelerine gerilediğini söyledi.
Tüketicinin kredi bulamadığı için tasarruf finansman şirketlerine yöneldiğini belirten Özpeynirci, bu şirketlerin araçları 6 ay kiralayıp süre sonunda rehin koyarak devretme esasına dayalı yeni bir iş modeli yürüttüğünü ifade etti.
Yıl sonu tahmini 1 milyon 175 bine çekildi
ODMD ve sektör yetkililerinin yıl sonu tahminlerini geçen yılın altına çektiğini belirten Özpeynirci, iyimser tahminin 1 milyon 175 bin adet seviyesinde olduğunu söyledi.
Pazarın ilk 8 ay sonunda yaklaşık 720 bin adet seviyesinde bulunduğunu belirten Özpeynirci, eylül ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 18 civarında daralma beklediğini ve pazarın 90 bin adetler seviyesinde kalacağını tahmin ettiğini ifade etti.
Eylül ayının 90 bin adetle tamamlanması halinde 9 aylık toplam pazarın 810 bin adede ulaşacağını belirten Özpeynirci, 1 milyon 175 bin adetlik yıl sonu seviyesine ulaşılabilmesi için son üç ayda 365 bin adetten fazla araç satılması gerektiğini söyledi.
Bunun aylık ortalama 120 bin adedin üzerinde satış anlamına geldiğini kaydeden Özpeynirci, son üç ayın 250-300 bin adetlerle kapanması halinde toplam pazarın 1 milyon 100 bin-1 milyon 150 bin adet seviyesinde tamamlanacağını ve geçen yıla göre yüzde 13-14 kayıp yaşanacağını öngördü.
Elektrikli otomobilde 1 TL’lik fark fiyatı 1 milyon TL artırıyor
Elektrikli otomobil pazarındaki ÖTV matrahı sorununa da dikkat çeken Özpeynirci, geçen yıl otomobil fiyatlarındaki enflasyon üzeri artışların, ÖTV avantajlarının ve yüzde 10 ÖTV dilimindeki elektrikli araçların pazarın büyümesini sağladığını söyledi.
Bu avantajların büyük bölümünün ortadan kalktığını belirten Özpeynirci, elektrikli otomobillerde ÖTV’nin yüzde 25’e çıkmasına rağmen talebin devam ettiğini ifade etti.
Ancak 1 milyon 650 bin TL’lik vergisiz matrah sınırının kritik olduğunu belirten Özpeynirci, bu sınırın 1 TL dahi aşılması halinde ÖTV oranının yüzde 55’e yükseldiğini söyledi.
Özpeynirci, bunun araç fiyatlarında çok sert bir sıçramaya neden olduğunu belirterek, “Aracın fiyatı 2 milyon 200 bin TL’den 3 milyon 300 bin TL seviyesine fırlıyor” dedi.
Tüketicilerin de matrah güncellemesi beklentisiyle yüzde 55’lik ÖTV dilimine geçen araçları satın almaktan kaçındığını ifade eden Özpeynirci, fiyatların yeniden 2,3 milyon TL bandına inebileceği beklentisinin tüketici davranışını etkilediğini söyledi.
“2,3 milyondan 3,7 milyon TL’ye çıkınca talep düştü”
Mini Countryman örneğine de değinen Özpeynirci, modelin fiyatının 2,3 milyon TL’den 3,7 milyon TL’ye yükselmesiyle talebin düştüğünü söyledi.
Volvo EX30’un da her an yüzde 55’lik ÖTV dilimine girme riski taşıdığını belirten Özpeynirci, elektrikli otomobil pazarında fiyat ve ÖTV diliminin tüketici talebinde belirleyici olduğunu ifade etti.
TOGG elektrikli pazarda açık ara lider
TOGG’un yüzde 25’lik ÖTV diliminde yer alması ve özel kredi avantajına sahip tek marka olması nedeniyle elektrikli otomobil pazarında iki modeliyle açık ara lider olduğunu belirten Özpeynirci, ancak markanın aylık 4-5 bin adetlik üretim kapasitesinin pazarın tek başına büyümesine yetmediğini söyledi.
Türkiye’de 440 kilometre menzile kadar ulaşan yeni nesil teknolojili küçük elektrikli otomobillerin çok ciddi talep görebileceğini belirten Özpeynirci, ancak 1 milyon 300 bin-1 milyon 500 bin TL fiyat aralığındaki bu araçların adet bazında Türkiye’ye gelemediğini kaydetti.
Avrupa’daki yeni modeller Türkiye’ye sınırlı geliyor
Avrupa’da yüzde 25 ÖTV dilimine girebilecek Volkswagen ID. Polo, Hyundai Ioniq 3 ve Skoda Epic gibi yeni nesil küçük elektrikli modellerin tanıtıldığını belirten Özpeynirci, Türkiye’nin burada kota sorunu yaşadığını söyledi.
Avrupalı üreticilerin emisyon cezaları nedeniyle araç kotalarını öncelikle Avrupa ülkelerine tahsis ettiğini belirten Özpeynirci, Türkiye’ye ise kısıtlı adetler verildiğini ifade etti.
Skoda Epic’in Türkiye’ye Mayıs 2027’de gelmesinin beklendiğini belirten Özpeynirci, 8 aylık dönem için yalnızca 2 bin 500 adet kota alınabildiğini söyledi.
İzmit’te üretilecek Hyundai Ioniq 3’te de ihracatın öncelikli olacağını belirten Özpeynirci, yerli üretim olmasına rağmen Türkiye kotasının sınırlı kalacağını ifade etti.
“Tüketici fırsat varsa alıyor”
Pazardaki tüketici davranışına ilişkin değerlendirmesinde Özpeynirci, “Pazarda yerli araçlar, ÖTV muafiyetli modeller ve ticari araçlar avantaj sunduğunda tüketici alım yapıyor” dedi.
4×4 pickup araçların ÖTV’sinin yüzde 4’ten yüzde 55’e çıkarılması sonrasında talebin kesildiğini hatırlatan Özpeynirci, otomotivde fiyat ve verginin talebi doğrudan etkilediğini söyledi.
ÖTV gelirlerinde hedef sapması riski
Otomotiv pazarındaki daralmanın ÖTV tahsilat gelirlerine de yansıdığını belirten Özpeynirci, temmuz ayından itibaren hükümetin ÖTV gelirlerinde düşüş yaşandığını ifade etti.
Yıl sonundaki 9 milyar TL’lik ÖTV gelir hedefinde sapma riski bulunduğunu belirten Özpeynirci, önümüzdeki 3-4 aylık dönemin otomotiv sektörü açısından zorlu geçeceğini söyledi.
Buna karşın stok eritme kampanyalarının otomobil almak veya aracını değiştirmek isteyen tüketiciler için önemli fırsatlar sunduğunu belirten Özpeynirci, Aralık ayına kadar ciddi fırsatlar bulunduğunu ifade etti.
Kaynak: Ekonomim







