Aylardır süren çatışmaya nokta kondu. Arabuluculuğu yürüten Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD ile İran arasındaki barış anlaşmasına ulaşıldığını duyurdu.
Şerif, X’te yaptığı paylaşımda yoğun görüşmelerin bir barış anlaşmasıyla sonuçlandığını ve her iki tarafın Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirilmesi üzerinde anlaştığını belirtti. “Resmi imza töreni Cuma günü, 19 Haziran’da İsviçre’de gerçekleştirilecek,” dedi.
Şerif, açıklamasında diplomasiye bağlılıkları için ABD ve İran’a teşekkür etti. Ayrıca arabuluculuk çabasına verdikleri destek için Katar, Suudi Arabistan ve Türkiye’ye takdirlerini sundu. İmza öncesinde bu hafta bir dizi hazırlık toplantısının düzenleneceğini, bu görüşmelerin teknik müzakerelere zemin hazırlayacağını ekledi.
Pakistan, süreç boyunca iki ülke arasında kilit bir diplomatik köprü görevi gördü; Nisan ayında heyetlerin yüz yüze görüşmelerine ev sahipliği yaptı, önerileri taraflar arasında iletti ve mevcut ateşkesin uzatılmasına yardımcı oldu.
Trump: “Petrol akmaya başlasın!”
Şerif’in açıklamasının hemen ardından ABD Başkanı Donald Trump da anlaşmayı doğruladı. Trump, Truth Social’da “İran İslam Cumhuriyeti ile yapılan anlaşma artık tamamlandı. Herkesi tebrik ediyorum!” diye yazdı. Başkan, “Hürmüz Boğazı’nın ücretsiz olarak tamamen açılmasına resmen onay veriyorum ve aynı anda ABD deniz ablukasının derhal kaldırılmasını yetkilendiriyorum. Dünyanın gemileri, motorlarınızı çalıştırın! Petrol akmaya başlasın!” ifadelerini kullandı.
İran devlet televizyonu da anlaşmayı kendi cephesinden duyurdu ve Amerika’nın savaşı sona erdirmek için anlaşma imzalamak “zorunda bırakıldığını” öne sürdü. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı, anlaşma metninin nihai hale getirildiğini ve Cuma günü imzalanacağını doğruladı.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ise anlaşmanın üç temel unsuruna dikkat çekti: Hürmüz Boğazı’nın derhal açılması ve deniz ablukasının kaldırılması; İran’ın asla nükleer silaha sahip olamaması; ve tüm bunların yalnızca İran verdiği sözleri yerine getirdiği sürece geçerli olması. Vance, İran taahhütlerine uyarsa anlaşmanın “önümüzdeki 50 yıl için Orta Doğu’yu kökten dönüştüreceğini” söyledi.
14 maddelik taslakta neler var?
İran’ın Mehr ajansına göre, ABD ile İran arasındaki 14 maddelik mutabakat taslağı şu unsurları içeriyor: ABD deniz ablukasının 30 gün içinde tamamen kaldırılması; İran petrolü ve petrokimya ürünleri satışına yönelik yaptırımların askıya alınması; Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın derhal ve kalıcı durdurulması; Hürmüz Boğazı’nın 30 gün içinde İran’ın düzenlemeleri çerçevesinde yeniden açılması; ABD ve müttefiklerinin İran’ın yeniden inşası için en az 300 milyar dolarlık plan sunması; nükleer konular ve yaptırımların tamamen kaldırılması için 60 günlük müzakere süreci; füze programı ve “direniş gruplarına” desteğin nihai görüşmeler dışında bırakılması; bloke edilmiş 24 milyar doların serbest bırakılması (yarısının nihai görüşmeler başlamadan kullanıma açılması); ve nihai anlaşmanın bir BM Güvenlik Konseyi kararıyla onaylanması.
Anlaşmanın, petrol fiyatlarını varil başına 100 doların üzerine çıkaran, küresel petrol arzının yaklaşık beşte birini sekteye uğratan ve bölgede daha geniş bir savaş korkusu yaratan çatışmayı resmen sona erdirmesi bekleniyor. Anlaşma haberi küresel borsalarda yükselişe, ham petrol fiyatlarında ise sert düşüşe yol açtı. Yine de İran’ın nükleer programı, yaptırımların kaldırılması ve Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer serbestisinin ayrıntıları gibi başlıklarda önemli soru işaretleri henüz çözülmüş değil.
Erdoğan’dan ilk değerlendirme
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD ve İran arasında varılan mutabakatla ilgili sosyal medya hesabından paylaşım yaptı.
“ABD ve İran arasında varılan mutabakatı, bölgemizde sulh-u sükûnun hâkim kılınması adına önemli bir gelişme olarak görüyor, memnuniyetle karşılıyorum.
Tüm dünyanın uzun süredir ihtiyaç duyduğu bu haberin bölgemizde kalıcı huzur ve güven ortamının tesisine vesile olmasını yürekten temenni ediyorum.
İmzaların atılacağı güne kadarki süreçte gerilimi tırmandıracak söylem, tahrik ve eylemlerden kaçınılması ve olası sabotajlara karşı dikkatli olunması gerektiğinin altını önemle çiziyorum.
Bu neticenin alınmasında ABD ve İran liderlikleri başta olmak üzere müstesna ara buluculuk gayretleri için Pakistan’a teşekkür ediyorum. Ayrıca Katar ve Suudi Arabistan’ın diplomatik girişimlere sağladıkları desteği takdirle karşıladığımı ifade etmek istiyorum.
Türkiye olarak bölgemizde barışın, istikrarın ve huzurun tesisine yönelik her türlü çabayı desteklemeye, diplomasi ve uluslararası hukuk temelinde kalıcı çözümlere katkı sunmaya devam edeceğiz.”





