Gübrede Fiyat Riski ve Yeni Nesil Çözümler: Biyolojik Gübreler Gerçekten Bir Alternatif mi?

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Son beş yılın gübre fiyat grafiğine bakan herkes aynı tabloyla karşılaşıyor: uzun süreli istikrarlı bir seyir ve ardından tarihi bir fiyat sıçraması. Dünya Bankası verilerine göre Üre, DAP ve MOP fiyatları 2021 yılında yüzde 100’ün üzerinde, 2022 yılında ise yüzde 55’in üzerinde arttı. Nisan 2022’de Üre 925 dolar/tona, DAP 954 dolar/tona, MOP ise 712 dolar/tona ulaşarak tarihi zirvelerini gördü. Oysa aynı u ̈rünler 2020 yılında 210-320 dolar bandında işlem görüyordu. İki yıl gibi kısa bir sürede yaşanan bu sert yükseliş, gübreyi yalnızca maliyet kalemi olmaktan çıkarıp stratejik bir risk unsuruna dönüştürdü. Bugün fiyatlar zirve seviyelerinin altında olsa da kriz öncesi döneme göre hâlâ belirgin biçimde yüksek seyrediyor. 250 ile 950 dolar arasında dalgalanabilen bir girdiyi yönetmek; üretim planlamasından finansmana, stok yönetiminden risk yönetimine kadar bütün karar süreçlerini doğrudan etkiliyor. Bu nedenle arz güvenliği kadar alternatif bitki besleme çözümleri de stratejik önem kazanıyor. Tam da bu noktada biyolojik gübreler, biyostimülantlar ve özel bitki besleme ürünleri sıklıkla “kimyasal gübrenin yerini alacak yeni nesil çözüm” olarak sunuluyor. Ancak mevcut bilimsel veriler daha farklı bir tablo ortaya koyuyor. Bu ürünler, kimyasal gübrelerin tam ikamesi olmaktan ziyade, doğru kullanıldığında maliyet optimizasyonu sağlayan güçlü bir tamamlayıcı niteliği taşıyor. Asıl değerleri, geleneksel gübrelerle rekabet etmekten çok; bitkinin besin kullanım etkinliğini artırmaları, stres koşullarına dayanıklılığını desteklemeleri ve çevresel ya da kimyasal stres sonrası toparlanmayı hızlandırmalarıdır. Doğru ürün, doğru doz ve doğru uygulama ile toplam gübre maliyetinde yüzde 12-25 arasında tasarruf sağlanabilirken, bu kazanım çoğu zaman verim ve kalite kaybıyla değil; aksine verim ve kalite artışıyla birlikte gerçekleşebiliyor. Bu etkinin ürün gruplarına göre önemli ölçüde değiştiğini görmek gerekiyor. Son beş yılın gübre fiyat grafiğine bakan herkes aynı tabloyla karşılaşıyor: uzun süreli istikrarlı bir seyir ve ardından tarihi bir fiyat sıçraması. Dünya Bankası verilerine göre Üre, DAP ve MOP fiyatları 2021 yılında yüzde 100’ün üzerinde, 2022 yılında ise yüzde 55’in üzerinde arttı. Nisan 2022’de Üre 925 dolar/tona, DAP 954 dolar/tona, MOP ise 712 dolar/tona ulaşarak tarihi zirvelerini gördü. Oysa aynı u ̈rünler 2020 yılında 210-320 dolar bandında işlem görüyordu. İki yıl gibi kısa bir sürede yaşanan bu sert yükseliş, gübreyi yalnızca maliyet kalemi olmaktan çıkarıp stratejik bir risk unsuruna dönüştürdü. Bugün fiyatlar zirve seviyelerinin altında olsa da kriz öncesi döneme göre hâlâ belirgin biçimde yüksek seyrediyor. 250 ile 950 dolar arasında dalgalanabilen bir girdiyi yönetmek; üretim planlamasından finansmana, stok yönetiminden risk yönetimine kadar bütün karar süreçlerini doğrudan etkiliyor. Bu nedenle arz güvenliği kadar alternatif bitki besleme çözümleri de stratejik önem kazanıyor. Tam da bu noktada biyolojik gübreler, biyostimülantlar ve özel bitki besleme ürünleri sıklıkla “kimyasal gübrenin yerini alacak yeni nesil çözüm” olarak sunuluyor. Ancak mevcut bilimsel veriler daha farklı bir tablo ortaya koyuyor. Bu ürünler, kimyasal gübrelerin tam ikamesi olmaktan ziyade, doğru kullanıldığında maliyet optimizasyonu sağlayan güçlü bir tamamlayıcı niteliği taşıyor. Asıl değerleri, geleneksel gübrelerle rekabet etmekten çok; bitkinin besin kullanım etkinliğini artırmaları, stres koşullarına dayanıklılığını desteklemeleri ve çevresel ya da kimyasal stres En güçlü sonuçlar yüksek katma değerli sebze, meyve ve örtü altı u ̈retiminde elde ediliyor. Frontiers in Plant Science dergisinde 2022 yılında yayımlanan, 180’den fazla araştırmayı ve 1.000’in üzerinde açık alan veri setini kapsayan kapsamlı bir meta-analiz, mikrobiyal biyostimülant kullanımının ortalama yüzde 17,9 verim artışı sağladığını ortaya koyuyor. Ürün grubuna bağlı olarak bu artış yüzde 8,5 ile yüzde 30,8 arasında değişiyor. Domates, marul ve roka gibi ürünlerde yalnızca verim değil; şeker oranı, likopen ve C vitamini gibi kalite parametrelerinde de anlamlı iyileşmeler gözleniyor. Düşük azot koşullarında gerçekleştirilen Trichoderma uygulamalarında rokada yüzde 33’e varan verim artışı bunun dikkat çekici örneklerinden biri. İkinci önemli alan ise baklagiller ve biyolojik azot fiksasyonu. Atmosferde bulunan ve bitkilerin doğrudan kullanamadığı azotun mikroorganizmalar tarafından bitkinin yararlanabileceği forma dönüştürülmesi, biyolojik sistemlerin en başarılı uygulamalarından biri olarak öne çıkıyor. Araştırmalar, diazotrof bakterilerin uygun koşullarda tahıllarda dahi toplam azot ihtiyacının yüzde 3050’sine katkı sağlayabildiğini gösteriyor. Bu nedenle azot fiksasyonu, biyolojik ürünler içerisinde hem teknolojik olarak en olgun hem de ekonomik açıdan en başarılı segmentlerden biri olarak kabul ediliyor. Tahıllarda ise biyolojik ürünlerin rolü daha çok tamamlayıcı nitelik taşıyor. Tuzlu toprak koşullarında arpa üretiminde mineral gübre kullanımında yüzde 25’e varan tasarruf sağlanabilirken, mısır üretiminde mikro doz kimyasal gübrelerle birlikte kullanılan biyolojik üru ̈nler verimi korurken çevresel kayıpları azaltabiliyor. Mikorhiza uygulamaları ise fosfor ve su kullanım etkinliğini artırarak uygun koşullarda kimyasal gübre ihtiyacını yüzde 30’a kadar düşürebiliyor. Dolayısıyla bu ürünler tek tip bir çözüm sunmuyor. Sebze ve meyvede yüksek performans sağlayan, baklagillerde yapısal avantaj oluşturan, tahıllarda ise maliyet optimizasyonuna katkı veren farklı mekanizmalarla çalışan bütüncül bir sistem oluşturuyor. Pazar verileri de bu dönüşümü doğruluyor. Küresel biyostimülant pazarı bugün yaklaşık 4 milyar dolar büyüklüğu ̈nde ve 2030 yılına kadar 11 milyar doların üzerine çıkması bekleniyor. Tarımsal mikrobiyal pazarının ise 2025 yılındaki 9,45 milyar dolarlık seviyesinden 2030 yılında 18,75 milyar dolara ulaşacağı öngörülüyor. Biyolojik gübre segmenti yıllık yaklaşık yüzde 9 büyürken, tarımsal mikrobiyaller yüzde 14,7 bileşik büyüme oranına sahip. Buna karşılık yaklaşık 95 milyar dolarlık geleneksel NPK pazarı yıllık yüzde 3,1 büyüyor. Başka bir ifadeyle biyolojik segmentler, geleneksel gübre pazarından dört ila beş kat daha hızlı büyu ̈yor. Ancak bu büyüme rakamları yanıltıcı yorumlanmamalı. Biyolojik ürünler yüksek büyüme hızına sahip olsa da toplam gübre pazarı içerisinde hâlen görece küçük bir payı temsil ediyor. Dolayısıyla yakın gelecekte geleneksel gübrelerin yerini almalarından değil, onları tamamlayan daha güçlü bir unsur hâline gelmelerinden söz etmek daha gerçekçi olacaktır. Bu dönüşümü hızlandıran yapısal gelişmeler de dikkat çekiyor. Avrupa Birliği’nin Farm to Fork Stratejisi, 2030 yılına kadar gübre kullanımını yüzde 20, besin kayıplarını ve kimyasal pestisit kullanımını yüzde 50 azaltmayı; organik tarım alanlarını ise yüzde 8’den yüzde 25’e çıkarmayı hedefliyor. 2022 yılında yürürlu ̈ğe giren AB Gübre Ürünleri Regülasyonu (2019/1009) ise biyostimülantları ilk kez Avrupa Birliği mevzuatında ayrı bir ürün grubu olarak tanımlayarak CE işareti kapsamına aldı. Bugün 120’den fazla ülkede biyostimülantlara yönelik düzenlemelerin hazırlanıyor olması, sektörün geleceğine ilişkin önemli bir gösterge niteliğinde. Öte yandan uygulanan azotun yaklaşık yarısının bitki tarafından kullanılamadığı ve bunun yılda yaklaşık 200 milyon ton azot ile 200-600 milyar dolar arasında ekonomik kayba yol açtığı tahmin ediliyor. Azot kullanım etkinliğinin artırılması, tarımın önündeki en büyük verimlilik alanlarından biri olmaya devam ediyor. Türkiye açısından tablo hem riskleri hem de fırsatları birlikte barındırıyor. Kimyasal gübre hammaddesinde yüzde 85-90 seviyesindeki ithalat bağımlılığı, sektörü döviz kuru ve jeopolitik gelişmelere karşı kırılgan hâle getiriyor. Türkiye dünya NPK üretiminin yalnızca yüzde 1-1,5’ini gerçekleştirirken yılda yaklaşık 7 milyon ton kimyasal gübre tüketiyor. Buna karşın biyolojik ürünlerde dikkat çekici bir büyüme ya şanıyor. Mikrobiyal ürün üretimi 2021 yılında 137 ton iken 2023 yılında 26.329 tona yükseldi. Organik ve organomineral gübre tüketimi 2021 yılında 666.574 tona ulaşırken, 2028 yılı hedefi 1 milyon ton seviyesine çıkmak. Organik tarım alanı ise 2023 itibarıyla 342.548 hektar ve 42.189 çiftçiyle toplam tarım alanının yalnızca yüzde 1,6’sını oluşturuyor. Avrupa Birliği ortalamasının yaklaşık yüzde 10, dünya ortalamasının ise yüzde 2 olduğu düşünüldüğu ̈nde, Türkiye’nin önünde önemli bir büyüme potansiyeli bulunduğu açıkça görülüyor. Rakamlarla Özet • Nisan 2022 zirve fiyatları: Üre 925 $/ton     • DAP 954 $/ton • MOP 712 $/ton • Biyolojik ürünlerle potansiyel gübre maliyeti tasarrufu:      %12-25 • Sebze ve meyvede ortalama verim artışı: %17,9 (ürüne     göre %8,5-%30,8) • Diazotrof bakterilerin azot katkısı: %30-50 • Tarımsal mikrobiyal pazar büyümesi (CAGR): %14,7 • Geleneksel NPK pazarı büyümesi: %3,1 • Türkiye’de gübre hammaddesinde ithalat bağımlılığı:      %85-90 • 2028 organik ve organomineral gübre tüketim hedefi:     1 milyon ton Önümüzdeki on yılın bitki besleme modeli büyük olasılıkla hibrit bir yapı u ̈zerine kurulacak. Kimyasal gübreler bitki beslemesinin temel omurgasını oluşturmaya devam ederken, biyolojik gübreler, biyostimülantlar ve özel bitki besleme ürünleri entegre besin yönetiminin vazgeçilmez bileşenlerinden biri haline gelecek. Dolayısıyla sektörün artık “kimyasal mı, biyolojik mi?” sorusunu tartışması gerekmiyor. Asıl odaklanılması gereken konu; verimliliği, sürdürülebilirliği ve maliyet etkinliğini birlikte sağlayacak şekilde bu iki yaklaşımın nasıl entegre edileceğidir. Geleceği belirleyecek olan, taraflardan birinin diğerine üstün gelmesi değil; her iki sistemin bilimsel veriler ışığında doğru doz, doğru zaman ve doğru yöntemle birlikte kullanılması olacaktır.

 

Aydın Pektaş – FERNABIO TARIM A.Ş. GÜSİAD GENEL BAŞKAN YARD.- BAŞKAN VEKİLİ(BÜROKRATİK VE SİYASİ İŞ.SOR. BAŞKAN YARD

Giriş Yap

Batman Burada ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

NOT: ✅ Oturumu açık tut kısmını aktif hale getirin.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.