CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği Batman’da parti teşkilatı, partililer ve basın mensuplarıyla bir araya geldi. Türkiye’nin siyasi ve toplumsal gündemine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulunan Tekin; çözüm süreci ve barış tartışmalarından ekonomik sorunlara, yoksulluktan uyuşturucu bağımlılığına, kayıp ve suça sürüklenen çocuklardan olası seçim ittifaklarına kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu. Tekin ayrıca siyasi partilerde aday belirleme yöntemlerini eleştirerek yerel iradenin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Batman’a bir dostunun düğününe katılmak amacıyla geldiğini belirten Tekin, CHP Batman İl Başkanı ile yaptığı görüşmenin ardından ziyaret programını genişlettiklerini ifade etti. Partililer ve vatandaşlarla buluşacağını belirten Tekin, Batman çarşısını ve pazarını da gezeceğini söyledi.
“Hani diyorlar ya bunlar çarşıya pazara çıkamıyorlar. Biraz sonra biz de çarşı ve pazarı gezeriz” diyen Tekin, vatandaşlarla doğrudan temas kuracaklarını ifade etti.
“Batman’a ve bu coğrafyaya vefa borcumuz var”
Batman’ı yakından tanıdığını ve kente daha önce 10-15 kez geldiğini söyleyen Tekin, Batman, Diyarbakır ve Mardin’in 1990’lı yıllarda SHP döneminde önemli siyasi merkezlerden olduğunu hatırlattı.
Dönemin SHP Genel Başkanı Erdal İnönü döneminde Kürt meselesi ve özgürlükler konusunda hazırlanan rapora dikkat çeken Tekin, o yılların siyasi koşullarında böyle bir çalışmanın ortaya konulmasının önemli bir cesaret örneği olduğunu dile getirdi.
Geçmiş yıllarda yaşanan gelişmeler sonucunda CHP ile bölge halkı arasında duygusal bir kopuş meydana geldiğini ifade eden Tekin, Kemal Kılıçdaroğlu döneminde ise Kürt meselesinin çözüm adresinin Türkiye Büyük Millet Meclisi olması gerektiği yönünde önemli adımlar atıldığını söyledi.
“Bizim Batman’a, Diyarbakır’a, Hakkari’ye, özellikle bu coğrafyaya hem borcumuz var hem de bir vefa borcumuz var” diyen Tekin, Cumhurbaşkanlığı seçiminde Kemal Kılıçdaroğlu’na bölgede verilen desteğin kendileri açısından önemli olduğunu vurguladı.
“Barış ve kardeşlik Türkiye’de egemen olsun”
“Terörsüz Türkiye” ve çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Tekin, TBMM’de siyasi partilerin desteğiyle alınan kararların süreç açısından önemli bir aşama olduğunu söyledi.
Çözümün kısa sürede gerçekleşmesinin beklenmemesi gerektiğini belirten Tekin, “Çözüm süreci bugünden yarına hemen sonuçlanacak bir mesele değildi. Ama bana göre çok önemli bir aşamayı geçtik. Çünkü Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ilk kez bütün siyasi partilerin desteğiyle önemli bir karar geçmiş oldu” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin bundan sonraki süreçte güçlü bir “kardeşlik hukuku” oluşturması gerektiğini dile getiren Tekin, geçmişte yaşanan çatışmaların hem toplumsal hem de ekonomik açıdan ağır sonuçlar ortaya çıkardığını söyledi.
“İnşallah önümüzdeki günlerde barış ve kardeşlik Türkiye’de egemen olur. Kardeşlik hukuku çok şey kazandırır” diyen Tekin, çatışmalı dönemlerde harcanan ekonomik kaynakların üretim, kalkınma ve toplumsal refah için kullanılabileceğini belirtti.
“Trilyon dolarlar harcandı. Keşke bunlar üretime, insanlık adına harcanabilseydi. Savaş bir cinayet, barış her zaman ilkelerimizdir” ifadelerini kullanan Tekin, CHP olarak Türkiye’de ve bölgede barışın hâkim olması için üzerlerine düşen katkıyı sunacaklarını söyledi.
“Türkiye’nin gerçek gündemine dönmemiz lazım”
Türkiye’de siyasi tartışmaların vatandaşların günlük yaşamda karşılaştığı sorunların önüne geçtiğini savunan Tekin, özellikle yoksulluk, uyuşturucu bağımlılığı ve çocukların suça sürüklenmesi konularına dikkat çekti.
“Türkiye şu anda yanıyor. Akşamları ekranları izliyoruz ama ekranların hiçbirisi Türkiye coğrafyasındaki gerçek gündemle meşgul değil. Daha çok kısır iç çekişmelerle meşgul” diyen Tekin, siyasetin vatandaşların temel sorunlarına yoğunlaşması gerektiğini ifade etti.
Türkiye’de 28 milyon kişinin sosyal yardıma ihtiyaç duyduğunu öne süren Tekin, bu tablonun ülkedeki yoksulluğun ulaştığı boyutu gösterdiğini savundu.
Uyuşturucu bağımlılığının da Türkiye açısından ciddi bir “beka meselesi” haline geldiğini söyleyen Tekin, kayıp çocuklar ve suça sürüklenen çocukların durumunun da siyasetin öncelikli konuları arasında bulunması gerektiğini belirtti.
Tekin, “Türk siyaseti ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin acil gündeminde olması gereken üç temel konu var: Uyuşturucu, yoksulluk ve suça bulaşmış çocuklar” dedi.
“Emekliler bile tefecilerin eline düşüyor”
Ekonomik sıkıntılar ve vatandaşların artan borç yüküne de değinen Tekin, yüksek faizler nedeniyle toplumun geniş bir kesiminin ciddi ekonomik sorunlarla karşı karşıya kaldığını savundu.
“Toplumun yarısı tefecilerin eline düşmüş. Emekliler bile faizcilerin elinde. Bir yıllık, iki yıllık maaşını götürüyor, tefeciye veriyor. Bu çok acı verici” diyen Tekin, ekonomik sorunların siyasi tartışmaların gölgesinde bırakılmaması gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin yeniden vatandaşın geçim sıkıntısı, işsizlik, borçluluk ve yoksulluk gibi temel meselelerine odaklanması gerektiğini ifade etti.
“Edirne’den Ardahan’a sahada olacağız”
CHP’nin son dönemde çeşitli siyasi ve hukuki sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirten Tekin, söz konusu sürecin geride bırakıldığını ifade etti.
Önümüzdeki dönemde parti yöneticileri ve milletvekillerinin Türkiye genelinde daha yoğun şekilde vatandaşlarla buluşacağını söyleyen Tekin, “Edirne’den Ardahan’a kadar sahada, sokakta olacağız” dedi.
Batman’a yönelik mesajını da paylaşan Tekin, “Başın düşerse dara, CHP’yi ara” ifadelerini kullandı.
“İttifaka ihtiyaç var”
Olası erken seçim ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde CHP’nin ittifak yapıp yapmayacağı yönündeki soruyu da yanıtlayan Tekin, Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin kesin değerlendirmeler yapmak için henüz erken olduğunu söyledi.
Seçimin 2027 yılının sonunda veya 2028 yılının başında gerçekleştirilebileceğini belirten Tekin, Cumhurbaşkanlığı seçiminde siyasi iş birliğinin önem taşıyacağını ifade ederek, “Elbette bir ittifaka ihtiyaç var” dedi.
Kemal Kılıçdaroğlu dönemindeki Altılı Masa deneyimine de değinen Tekin, farklı siyasi görüşlere sahip partilerin aynı masa etrafında buluşabilmesinin Türkiye’de toplumsal barış açısından önemli olduğunu söyledi.
Olası ittifaklara ilişkin çalışmaların CHP Genel Merkezi tarafından yürütüleceğini belirten Tekin, il başkanlıklarının da bulundukları kentlerde farklı siyasi partilerle temaslarını sürdüreceğini ifade etti.
“Milletvekili ve belediye başkanlarının parti değiştirmesini kabul edemeyiz”
Siyasette son dönemde gündeme gelen parti değişiklikleri ve transferlere de değinen Tekin, seçilmiş milletvekilleri ile belediye başkanlarının görev süreleri tamamlanmadan başka bir partiye geçmesine karşı olduğunu açık şekilde dile getirdi.
“Milletin iradesiyle seçilmiş milletvekillerini, milletin iradesiyle seçilmiş belediye başkanlarını görevleri bitmeden parti değiştirmelerini kabul etmemiz mümkün değil. Siz seçmeninizden oy alıyorsunuz, seçmeninize sormadan bambaşka yere gidiyorsunuz. Bunu kabul etmek mümkün değil” dedi.
Siyasi transferlerin vatandaşların siyasete duyduğu güveni zedelediğini savunan Tekin, CHP açısından asıl önemli olanın seçilmiş siyasetçilerden ziyade seçmen olduğunu belirterek, “Biz milletvekili ve belediye başkanlarıyla değil, seçmenle meşgulüz” ifadelerini kullandı.
“Adayları Ankara belirlememeli”
Tekin’in Batman’daki açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri de siyasi partilerin milletvekili ve belediye başkanı adaylarını belirleme yöntemleri oldu.
Merkezi atama yöntemlerine karşı olduğunu söyleyen Tekin, adayların doğrudan yereldeki seçmen ve parti tabanının iradesiyle belirlenmesi gerektiğini savundu.
“Millet iradesi diyoruz. Bırakın belediye başkanını kendisi seçsin, milletvekilini kendisi seçsin. Siz niye tayin ediyorsunuz?” diyen Tekin, Ankara merkezli aday belirleme sisteminin demokratik açıdan sorunlu olduğunu söyledi.
Hasankeyf örneğiyle aday belirleme sistemini eleştirdi
Tekin, merkezi aday belirleme yöntemine yönelik eleştirisini Batman’ın Hasankeyf ilçesi üzerinden örneklendirdi.
“Türkiye coğrafyasının haritasını koyun genel merkezlere. O yöneticilere ‘Bana burada Hasankeyf’i göster’ deseniz, Hasankeyf’i haritada bulamayacak adam Hasankeyf’te kimin belediye başkanı olacağına karar veriyor. Bu çok ayıp bir şey, kabul edilir bir durum değil” ifadelerini kullandı.
1980 öncesindeki siyasi parti yapılarında adayların belirlenmesinde seçim mekanizmalarının daha güçlü olduğunu belirten Tekin, belediye başkanı ve milletvekili adaylarının yerel iradeye dayanan demokratik yöntemlerle belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Tekin, açıklamalarının sonunda siyasi partilerde demokratik mekanizmaların güçlendirilmesi çağrısında bulunarak, “Eğer demokratik mekanizmadan bahsediyorsanız, bunu değiştireceksiniz. Millet iradesiyle siyasetçi seçilsin. Aksi takdirde hiçbir yöntem demokratik değildir” dedi.







