Halk TV’nin İstanbul’daki binasına sabah saatlerinde düzenlenen polis operasyonunun ardından kanala kayyım atandığı ve televizyon yayınlarının durdurulduğu bildirildi. Operasyon, siyaset ve medya dünyasında geniş yankı uyandırırken, çok sayıda isim karara basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı üzerinden tepki gösterdi.
HALK TV BİNASINA SABAH SAATLERİNDE POLİS OPERASYONU
Halk TV’nin İstanbul’daki merkezine sabah saat 05.15 sıralarında polis ekipleri tarafından operasyon düzenlendiği bildirildi. Mali Şube ve Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) ekiplerinin kanal binasında arama yaptığı, operasyonun ardından televizyon yayınlarının durdurulduğu belirtildi.
Operasyon sırasında kanalın bulunduğu yol trafiğe kapatılırken, çalışanların binaya girişine geçici olarak izin verilmedi. Daha sonra polis barikatlarının kaldırıldığı ve çalışanların yeniden binaya alınmaya başlandığı aktarıldı.
Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu, gelişmeyi sosyal medya hesabından duyurarak, “Butlan lideri Kılıçdaroğlu ve ekibi mutlu olabilir. Polis Halk TV’de.” ifadelerini kullandı.
SORUŞTURMADA 17 KİŞİ HAKKINDA GÖZALTI KARARI
Gazeteci Murat Ağırel’in aktardığı açıklamaya göre, Cafer Mahiroğlu hakkında rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama iddiaları kapsamında soruşturma yürütüldüğü belirtildi.
Soruşturma çerçevesinde 17 kişi hakkında gözaltı kararı verildiği, bunlardan 11’inin gözaltına alındığı ifade edildi.
Söz konusu suçlamalar soruşturma aşamasındaki iddialardan oluşurken, operasyon kapsamında kanal yönetimine kayyım atanması ve yayınların durdurulması tartışmaları beraberinde getirdi.
ÖZGÜR ÖZEL: BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE MÜDAHALE
Özgür Özel, Halk TV’ye yönelik operasyonu sert sözlerle eleştirdi. Sabah saatlerinde bir televizyon kanalına polis baskını düzenlenerek kayyım atanmasını kabul edilemez olarak nitelendiren Özel, uygulamanın demokratik değerlerle bağdaşmadığını savundu.
Operasyonun Ekrem İmamoğlu’nun savunmasının başlayacağı güne denk gelmesine dikkat çeken Özel, Halk TV çalışanlarının ve ailelerinin yanında olduklarını belirtti.
Özel, açıklamasında basın özgürlüğünün korunması gerektiğini vurgulayarak hukuki ve siyasi mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.
DEM PARTİ’DEN KAYYIM KARARINA TEPKİ
DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan da Halk TV’ye yönelik müdahaleye tepki gösterdi.
Hatimoğulları, kayyım kararını muhalif medyayı susturmaya yönelik siyasi bir müdahale olarak değerlendirdi. Basın özgürlüğü ve toplumun haber alma hakkının korunması gerektiğini belirten Hatimoğulları, kararın geri çekilmesini istedi.
Tuncer Bakırhan ise kayyım uygulamasının düşünce ve ifade özgürlüğünü hedef aldığını savundu.
Bakırhan, “Demokratik toplumun en temel ilkelerinden biri olan halkın haber alma hakkı engellenemez.” ifadelerini kullanarak basın kuruluşlarına yönelik müdahalelere son verilmesi çağrısında bulundu.
ERKAN BAŞ: HALKIN HABER ALMA HAKKINA EL KONULUYOR
Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, Halk TV’nin yayınlarının durdurulmasına ve kayyım atanmasına tepki gösterdi.
Baş, iktidarın kendisine muhalif yayın yapan medya kuruluşlarını susturmaya çalıştığını ileri sürerek operasyonun halkın haber alma hakkına yönelik olduğunu savundu.
Erkan Baş, açıklamasında halkın iradesinin ve sesinin baskılarla teslim alınamayacağını belirtti.
MANSUR YAVAŞ ANAYASA’NIN 28. MADDESİNİ HATIRLATTI
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da kayyım kararına tepki gösteren isimler arasında yer aldı.
Türkiye’nin 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ndeki konumuna dikkat çeken Yavaş, Anayasa’nın 28. maddesinde yer alan “Basın hürdür, sansür edilemez.” hükmünü hatırlattı.
Yavaş, basın özgürlüğünün yalnızca gazetecileri değil, toplumun doğru ve tarafsız bilgiye ulaşma hakkını da güvence altına aldığını ifade etti.
MUHALEFETTEN PEŞ PEŞE AÇIKLAMALAR
Burhanettin Bulut, Ali Mahir Başarır, Murat Emir, Özgür Çelik ve Gökhan Zeybek de Halk TV’ye kayyım atanmasına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Bulut, TELE1’in ardından Halk TV’ye yönelik müdahaleyi eleştirerek basın özgürlüğünü savunmaya devam edeceklerini söyledi.
Ali Mahir Başarır, kayyım kararının halkın haber alma hakkına yönelik olduğunu savunurken, Murat Emir de operasyonun gerçeklerin kamuoyuna ulaşmasını engellemeyi amaçladığını ileri sürdü.
Özgür Çelik ve Gökhan Zeybek ise operasyonun Ekrem İmamoğlu’nun savunmasının yapılacağı güne denk gelmesine dikkat çekerek Halk TV çalışanlarına destek mesajı verdi.
GAZETECİLERDEN ORTAK TEPKİ: BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ KORUNMALI
Halk TV’ye yönelik operasyon gazeteciler arasında da tartışmalara neden oldu.
Gazeteci Murat Ağırel, bir soruşturmanın televizyon kanalının yönetimine el konulmasına ve yayınlarının durdurulmasına gerekçe yapılmasını eleştirdi. Ağırel, suç iddialarının hukuk çerçevesinde araştırılması gerektiğini ancak bunun gazetecilik faaliyetlerini engellememesi gerektiğini savundu.
Hilmi Hacaloğlu, operasyonu demokrasi ve basın özgürlüğü açısından olumsuz bir gelişme olarak değerlendirdi.
Senem Toluay Ilgaz ise bir televizyon kanalının yayınlarının durdurulmasının toplumun haber alma hakkını etkilediğini belirterek Halk TV çalışanlarına destek verdi.
Gazeteci Mehmet Ali Güller de Kemal Kılıçdaroğlu’nun günler önce Halk TV’ye yönelik açıklamalarını hatırlatarak operasyonun zamanlamasına dikkat çekti.
HALK TV OPERASYONU GÜNDEMDEKİ YERİNİ KORUYOR
Halk TV’ye yönelik polis operasyonu, kayyım kararı ve yayınların durdurulması, Türkiye’de basın özgürlüğü tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Muhalefet temsilcileri ve gazeteciler, kararın geri alınması ve basın çalışanlarının faaliyetlerini özgürce sürdürebilmesi çağrısında bulundu.
Soruşturmanın hukuki süreci, kayyım uygulamasının kapsamı ve televizyon yayınlarının geleceğine ilişkin gelişmelerin önümüzdeki süreçte yakından takip edilmesi bekleniyor.








