Hatimoğulları’ndan Demirtaş çağrısı: 10 yıldır neden cezaevindeler?

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, 4 Kasım 2016’da Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da aralarında bulunduğu HDP’li siyasetçilere yönelik gözaltı ve tutuklama operasyonlarının 10. yıl dönümü öncesinde açıklamalarda bulundu. Hatimoğulları, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanmasını ve Kobani Davası kapsamında cezaevinde bulunan siyasetçilerin serbest bırakılmasını istedi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, 3 Kasım 2026 tarihinde partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında 4 Kasım operasyonlarına, Kobani Davası’na, kayyım uygulamalarına, ekonomik gelişmelere ve barış sürecine değinen Hatimoğulları, iktidara çeşitli konularda çağrılarda bulundu.

“4 Kasım’da siyasi bir darbe gerçekleşti”

4 Kasım 2016 tarihinde eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da aralarında bulunduğu siyasetçilerin gözaltına alınmasını hatırlatan Hatimoğulları, yaşananları siyasi darbe olarak nitelendirdi.

Aradan 10 yıl geçmesine rağmen tutuklulukların devam etmesini eleştiren Hatimoğulları, o dönemde 8 yaşında olan çocukların bugün seçmen olduğunu ancak siyasi sorunların çözülemediğini söyledi.

Kobani Davası’nın siyasi bir hesaplaşmaya dönüştürüldüğünü savunan Hatimoğulları, AİHM kararlarının uygulanması gerektiğini belirterek Demirtaş, Yüksekdağ ve cezaevindeki diğer siyasetçilerin serbest bırakılmasını istedi.

Kayyım uygulamalarına sert tepki

Konuşmasında belediyelere yönelik kayyım atamalarını da eleştiren Hatimoğulları, 4 Kasım 2016’da başlayan sürecin seçilmiş yerel yöneticilerin görevden alınmasıyla devam ettiğini savundu.

Kayyım uygulamalarının Van’dan İstanbul’a kadar uzandığını ifade eden Hatimoğulları, tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun durumuna da değindi.

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli’nin de aralarında bulunduğu heyetin Silivri’de davayı takip ettiğini belirten Hatimoğulları, seçilmiş siyasetçilerin görevlerini sürdürebilmesi gerektiğini vurguladı.

Hatimoğulları, halkın iradesine müdahale edildiğini savunarak kayyım uygulamalarının demokrasiye zarar verdiğini söyledi.

“Fon vurgunu bu ülkenin ekonomik Susurluk’udur”

Ekonomik gelişmeleri de değerlendiren Hatimoğulları, finans piyasalarındaki fon işlemleri üzerinden gündeme gelen iddialara tepki gösterdi.

1996 yılında yaşanan Susurluk kazasına gönderme yapan Hatimoğulları, aradan geçen 30 yılda bazı ilişkilerin değişmediğini öne sürdü.

Fonlarla ilgili iddiaların tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini belirten Hatimoğulları, sorumluluğu bulunan kişilerin hesap vermesini istedi.

Emekliler ve çalışanlar için bütçe çağrısı

2027 yılı bütçesine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Hatimoğulları, kamu kaynaklarının emekliler, işçiler ve dar gelirli vatandaşlar lehine kullanılması gerektiğini savundu.

Emekli aylıklarının yoksulluk sınırının yarısı seviyesine çıkarılması gerektiğini ifade eden Hatimoğulları, Mesleki Eğitim Merkezlerinin (MESEM) kapatılmasını, staj ve çıraklık sürelerinin ise sigorta başlangıcından sayılmasını istedi.

Hatimoğulları, bütçe kaynaklarının silahlanma ve rant yerine sosyal politikalara yönlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Barış Anneleri’nin taleplerini gündeme taşıdı

Ankara’da barış talebiyle çeşitli temaslarda bulunan Barış Anneleri’ne de değinen Hatimoğulları, siyasi partilere çağrıda bulundu.

Barış Anneleri’nin Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü, siyasi tutukluların serbest bırakılması ve barış sürecinin ilerletilmesi yönündeki taleplerini aktaran Hatimoğulları, bütün siyasi partilerin bu çağrıları dikkate alması gerektiğini söyledi.

Barışın sağlanabilmesi için yalnızca açıklamaların yeterli olmadığını belirten Hatimoğulları, sürecin somut ve hukuki adımlarla desteklenmesini istedi.

“İktidarın barış sürecine ilişkin bir takvimi var mı?”

Çözüm sürecine ilişkin belirsizliklere dikkat çeken Hatimoğulları, silah bırakma sonrasındaki hukuki düzenlemelerin ve toplumsal hayata dönüş koşullarının açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade etti.

Hatimoğulları, iktidara yasal düzenlemelerin ne zaman yapılacağını, silah bırakan kişilerin hangi koşullarda toplumsal hayata dönebileceğini ve sürecin neden zamana yayıldığını sordu.

Barış sürecinin ilerlemesi için somut adımların geciktirilmemesi gerektiğini vurguladı.

Bölgesel gelişmelere ilişkin uyarı

Türkiye’nin bölgesel çatışmalardan uzak durması gerektiğini savunan Hatimoğulları, Yemen ve Suudi Arabistan üzerinden gündeme gelen askeri gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin yeni bir savaşın parçası olmaması gerektiğini belirten Hatimoğulları, bölgesel sorunların diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesinden yana olduklarını ifade etti.

Dilovası’ndaki işçi ölümlerine ilişkin yürütülen yargı sürecine de değinen Hatimoğulları, olayda sorumluluğu bulunan kamu görevlileri ve işverenlerin hesap vermesi gerektiğini dile getirdi.

Hatimoğulları’nın açıklamalarında 4 Kasım operasyonlarının 10. yıl dönümü, Demirtaş ve Yüksekdağ’ın tutuklulukları, kayyım uygulamaları ve çözüm sürecinde atılması beklenen hukuki adımlar öne çıktı.

 

Giriş Yap

Batman Burada ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

NOT: ✅ Oturumu açık tut kısmını aktif hale getirin.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.