Batmanlı Gazeteci-Yazar İlhami Işık, oğlunun yaşadığı sorun nedeniyle karşı karşıya kaldığı tefeci mağduriyetini ve yaklaşık bir aydır devam eden zorlu süreci Batman Burada’ya anlattı. Işık, mağdur olan kişilerin borçlarını ödemeye çalıştığını ancak faiz ve tefecilik yoluyla kendisinden para isteyenlere boyun eğmeyeceğini söyledi.
“Utanmak Zayıflık ya da Korkaklık Değildir”
Utanma duygusunun bir zayıflık veya korkaklık olmadığını belirten İlhami Işık, şunları söyledi:
“Utanma duygusu bir zayıflık ya da bir korkaklık değildir. Utanma duygusu; kul hakkına girmemek, yanlış yapmamak duygusudur.
Ben hep utandım yaşamım boyunca. Böyle bir sorunla sizlerin karşısına çıktığım için de gerçekten çok üzgünüm ve utanıyorum. Ama ne yazık ki başkaları benim utanmamı bir zayıflık ve korkaklık olarak gördükleri ve mahkemeye verme tehdidiyle karşı karşıya kaldığım için bunları son defa açıklamak istiyorum.”
“Tefecilere Verebilecek Tek Bir Kuruşum Yok”
Tefecilere ve faizcilere ödeme yapmayacağını vurgulayan Işık, bunun iki temel nedeni olduğunu ifade etti:
“Benim tefecilere, kan emicilere, faizcilere verebilecek tek bir kuruşum yoktur. Hiçbir zaman da olmayacaktır. İki nedenden ötürü; biri benim ne malım, ne mülküm, ne param ne de pulum var. Diğeri de böylelerine boyun eğmek, insanın kendisine olan saygısının son bulması demektir.”
“Hayatım Boyunca Hiçbir Ticari İlişkim Olmadı”
Yaşanan sorunla oğlundan dolayı karşı karşıya kaldığını söyleyen Işık, hayatı boyunca herhangi bir ticari faaliyet içerisinde bulunmadığını dile getirdi:
“Daha ilk gün, oğlumdan ötürü bu sorunla karşı karşıya kaldığım zaman söylemiştim; benim hayatım boyunca hiçbir ticari ilişkim olmadı. Ne devletle, ne özel sektörle, ne belediyelerle ne de kişilerle hiçbir zaman ticari bir ilişkim olmadı.
20 yıldan fazladır kredi kartı kullanıyorum. Benim kredi kartımda, yani banka hesabımda, ömrümde şimdiki parayla 200 bin lira hiç olmadı. Biz hep yoksulluk sınırları içerisinde yaşayan insanlar olduk.”
“Türkiye’nin Güzel İnsanları Yardımcı Oldu”
Son bir ay içerisinde Türkiye’nin farklı yerlerinden insanların kendisine büyük destek verdiğini belirten İlhami Işık, yaklaşık 10 milyon lira yardım toplandığını açıkladı:
“Son bir ayda bu sorundan ötürü Türkiye’nin güzel insanları inanılmaz derecede yardımcı oldular. 10 milyona yakın para topladım, gönderdiler daha doğrusu. Oğlumun yaptıklarından ötürü yarattığı mağduriyetin giderilmesi adına insanlara olan borçları ödemeye çalıştım ve ödedim.”
“Yaklaşık 800 Bin Lira Kaldı”
Borçların büyük bir bölümünün yapılan yardımlarla ödendiğini ifade eden Işık, geriye yaklaşık 800 bin lira kaldığını söyledi:
“Son 800 bin lira gibi, yani var olan rakama göre çok düşük, benim için büyük bir rakam ama var olan borca göre küçük bir rakam kalmıştı. Onu ödemeye çalışıyorum.
Bir aydan fazladır ne doğru dürüst uyudum ne de doğru dürüst yemek yedim. Ailem parçalandı, her biri bir yerde. Ve hiçbir bilgimin olmadığı bir mesele… Oğlumun yaşadığı bu problem, onların yüzünden yaşadığı problem…”
“Yardımları Daha Fazla Para Alabilecekleri Şeklinde Yorumladılar”
İnsanların kendisine sahip çıkmasının bazı kişiler tarafından yanlış değerlendirildiğini savunan Işık, kendisinden faizle birlikte daha fazla para talep edildiğini öne sürdü:
“Ama bu çabamı, insanların beni sahiplenmesini ve bana yardımcı olmasını; ‘Bu para toplayabiliyor, bu kadar toplayabiliyor, daha fazlasını da toplayabilir. Biz ona çökelim, faizimizi de alalım’ diye yorumladıkları ve böyle bir anlayışa girdikleri görülüyor.”
“Sadece Oğlumun Yarattığı Mağduriyeti Gidermeye Çalışıyorum”
Kimseye verebilecek parasının bulunmadığını yineleyen Işık, tek amacının oğlunun neden olduğu mağduriyetleri gidermek olduğunu söyledi:
“Ama kimseye verebilecek tek bir kuruşum yok. Hele faiz ve tefecilere verebilecek tek bir kuruşum yok. Sadece oğlumun yaratmış olduğu mağduriyeti gidermeye çalışıyorum. O insanlara paralarını, borçlarını ödüyorum.
Çok şükür, biraz önce söylediğim gibi yaklaşık 800 bin lira kaldı. Umarım, diliyorum onu da öderim. Nasıl ödeyeceğimi de bilmiyorum. Başta da söylediğim gibi biz yoksulluk sınırında yaşayan insanlarız. Hiçbir zaman bu tür paraları görmedik.
Son bir ayda toplanan parayı ben 100 yıl daha yaşasam görebilecek durumda olan bir insan değildim. Hiç görmedim.”
“Babalar Evlatlarının Bedelini Ödemek Zorunda Kalıyor”
Kalan borcun kendisi açısından büyük bir meblağ olduğunu belirten Işık, bir baba olarak oğlunun neden olduğu mağduriyeti gidermek için mücadele ettiğini ifade etti:
“Kalan rakam da benim için gerçekten büyük ama yapılabilecek bir şey yok. Babalar, hiçbir şeyleri olmasa bile evlatları olduğu için evlatlarının bedelini ödemek durumunda kalıyorlar. Yapılabilecek başka bir şey yok.”
Bakanlıklara ve Yargıtay Yetkililerine Çağrı
Hayatı boyunca ticaretle ve büyük paralarla ilgisinin olmadığını vurgulayan Işık; Adalet Bakanlığına, İçişleri Bakanlığına ve Yargıtay yetkililerine çağrıda bulundu:
“O anlamda ilk gün de söylediğim gibi benim ticaretle, parayla, pulla hiçbir işim olmadı. Bu ülkede varlıklı olmak nasıl suç değilse varlıklı olmamak da suç değildir.
Ondan ötürü Sayın Adalet Bakanına, Sayın İçişleri Bakanına ve Sayın Yargıtay yetkililerine sesleniyorum: Eğer benim ömrümde, 200 bin lira gibi bir rakam dışında parasal bir ilişkim olmuşsa —ki onun da olup olmadığını bilmiyorum, olduğunu sanmıyorum— ben her şeye hazırım.
68 yaşındayım. Türkiye’de herhangi bir devlet kurumu, özel sektör, yerel belediyeler veya farklı kuruluşlarla ticari bir ilişkim olmuşsa ben her şeye hazırım.”
“Benim Utanmamı Zayıflık Olarak Görenler Yanılıyor”
Yaşananları anlatırken dahi utandığını belirten İlhami Işık, bu tavrının korkaklık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini dile getirdi:
“Bunu söylerken de yine utanıyorum ama benim utanmamı korkaklık ve zayıflık olarak görenler yanılıyorlar, yanılıyorlar.”
“Korkmuyorum ve Asla Boyun Eğmeyeceğim”
İlhami Işık, açıklamasının sonunda faizcilere ve tefecilere boyun eğmeyeceğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Son olarak şunu söylemek istiyorum; korkmuyorum, asla da boyun eğmeyeceğim. Faizcilere verecek tek kuruşum yok ama mağdurlar için elimden ne geliyorsa onu yapmaya çalışıyorum, yapacağım da.
Kul hakkından korkarım ben, utanırım ben. Haksızlıktan korkarım ve utanırım.
Allah ne bu dünyada ne de öbür dünyada bunu yapanlara huzur vermesin inşallah, diyorum. Başka da söyleyebileceğim bir şeyim yok.”







