Kılıçdaroğlu’ndan ‘Kavala ve Demirtaş’ sorusuna: Haksızlığa susan dilsiz şeytandır

featured

Cezaevinde olan iş insanı Osman Kavala ve eski HDP eş genel başkanı Selahattin Demirtaş hakkında konuşan millet ittifakının cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” dedi.

Babala TV‘de karşıt görüşlü gençlerin sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu’na iktidarında mahkeme kararlarının uygulanması sonucunda Demirtaş ve Kavala’nın serbest kalacağı yönündeki açıklaması soruldu.

Kılıçdaroğlu, şunları dedi:

*Bakın arkadaşlar size bir haksızlık yapıldığını düşünelim. Polis geldi, sizi aldı. Birisi kızmış size. Diyelim bir bakan size kızdı, “Beyler alın bunu içeri atın.” Aldılar, tutukladılar, hapse attılar. Mahkemeye gittiniz, mahkeme beraat kararı verdi ama hala iş bitmiş değil. “Olsun” diyorlar, “Gene içeride tut. Bir suç daha uydurun.”

*Bu adalet midir? Eğer AİHM kararı var ve bu karar uygulanmıyorsa, eğer Anayasa Mahkemesi kararı var ve bu karar uygulanmıyorsa ve kararlar uygulanmadı diye ben sessiz kalıyorsam neden siyaset yapıyorum? Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararı en alttaki mahkeme “Uygulamayacağım” diyor.

*Anayasa gayet açık: “Anayasa Mahkemesi her organı bağlar” diyor. AİHM kararını uygulamıyorsun, AYM kararını uygulamıyorsun, sonra dönüyorsun bana “Bunlar niye serbest kalıyor, sen niye söylüyorsun” diye. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır. “Niye yargılıyorsunuz” diye sormuyorum. “Kararın gereğini neden yapmıyorsunuz” diye soruyorum.

Kavala süreci

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Gezi eylemlerinden itibaren ‘Türkiye’nin Soros’u’ diye hedef gösterdiği Kavala, 17 Ekim 2017’de Gaziantep’te gözaltına alınıp İstanbul’a götürüldü.

Kavala, 1 Kasım’da tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderildi. Tutuklamaya iki gerekçe gösterildi: Gezi eylemleri bağlamında ‘hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs’ ve 15 Temmuz darbe girişimi bağlamında ‘anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs.’

İddianame sürecinde dosyanın ikiye ayrılmasının ardından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) 10 Aralık 2019’da Kavala’nın derhal salıverilmesi yönünde karar vermişti.

‘Hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs’ suçlamasıyla yürütülen davanın 18 Şubat 2020’deki altıncı duruşmasına da tutuklu olarak çıktı. Duruşmada sekiz sanıkla birlikte Kavala da beraat etti ve tahliyesine karar verildi.

Ancak hemen ardından İstanbul başsavcılığı Kavala hakkında darbe girişimi bağlamındaki soruşturmada gözaltı kararı bulunduğunu duyurdu. Tahliyesi beklenen işadamı gözaltına alındı. 19 Şubat 2020’de darbe girişimi bağlamında ‘anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs’ suçlamasıyla yürütülen dava kapsamında yeniden tutuklandı.

 

Kavala 9 Mart’ta 2020’de ise aynı soruşturma kapsamında bu kez ‘siyasal veya askeri casusluk’ suçlamasıyla tutuklandı.

Gezi davasında üç kez yargılama yapıldı. Üçüncü yargılamanın sonunda mahkeme, 25 Nisan’da, Kavala’ya müebbet hapis, tutuksuz sanıklar Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Hakan Altınay, Mine Özerden, Can Atalay, Tayfun Kahraman ve Yiğit Ali Ekmekçi’ye 18’er yıl hapis cezası verdi.

Bir üye hakim karşı oy kullandı; kararlar oy çokluğuyla alındı. Hakimlerden Murat Bircan’ın 2018’deki genel seçimde AKP’den milletvekili aday adayı olduğu ortaya çıkmıştı.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Türkiye’nin Kavala’yı Strazburg mahkemesinin hak ihlali kararına rağmen tahliye etmemesi üzerine yaptırım prosedürü başlatmıştı. Komite yaptırım prosedürünün ikiinci aşaması olarak 2 Şubat’ta konuyu AİHM Büyük Dairesi’nin değerlendirmesine sunma kararı almıştı. Mahkeme, dosyayı resmi olarak 21 Şubat’ta aldığını duyurmuştu.

Erdoğan, bu kararın ardından “Artık AİHM’lik bir iş kalmadı” ifadelerini kullanmıştı.

AİHM, 18 Ekim 2017’den beri tutuklu bulunan Kavala hakkında, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin 2 Şubat 2022 tarihinde başlattığı ihlal prosedürü kapsamındaki kararını 11 Temmuz’da açıklamıştı.

Mahkeme kararda, Türkiye’nin Sözleşme’nin 46’ncı maddesinin 1’nci fırkasını ihlal ettiğine ve hükümetin Kavala’ya 7 bin 500 Euro ödemesine karar vermişti.

Kavala, bugün itibariyle 1912 gündür hapiste.

Demirtaş süreci

Demirtaş, 4 Kasım 2016’dan bu yana cezaevinde tutuluyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Aralık 2020’de Demirtaş’ın tutuklanması ve mahkeme öncesi göz altında tutulması sürecinde haklarının birçok kez ihlal edildiğine karar vermişti.

AİHM Büyük Dairesi de 22 Aralık 2020’de aldığı kararda, Ankara tarafından temyize götürülen Selahattin Demirtaş kararını onamıştı.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan AİHM’in Demirtaş hakkındaki kararına ilişkin “AİHM’nin verdiği kararlar bizi bağlamaz” diye konuşmuştu.

Başvuruyu ‘acil süreç’ işleterek öncelikle değerlendiren AİHM, Türkiye’nin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin özgürlük ve güvenlik hakkıyla ilgili 5. maddesinin 3. fıkrasını, özgür seçimlerle ilgili 1. protokolün 3. maddesini ve hakların kısıtlanmasının sınırlarıyla ilgili 18 maddeyi ihlal ettiğine hükmetmişti.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, daha önce hem Demirtaş hem iş insanı Osman Kavala hakkındaki kararın derhal uygulanmasını istemişti. Çağrı, Türkiye’den karşılık bulmamıştı.



Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Giriş Yap

Batman Burada ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!