Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın’ın, kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak bilinen kanun teklifine ilişkin paylaşımında Kürdistan Bölgesi bayrağının yer alması bazı çevrelerin tepkisini çekti. Gelen tepkilerin ardından Aydın’ın paylaşımını silmesi, “toplumsal bütünleşme” mesajlarının verildiği bir süreçte Kürtleri temsil eden sembollere yönelik tahammülsüzlük tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.
Aydın, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin TBMM’ye sunulmasının ardından sosyal medya hesabından bir paylaşım yaptı.
Paylaşımına, “Tarih, bazen bir kanun teklifinden çok daha fazlasını yazar!” sözleriyle başlayan Aydın, düzenlemeyi Türkler ve Kürtler açısından yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendirdi.
“Türkler ile Kürtler için yeni sayfa”
Aydın, kanun teklifinin milletin ortak geleceğine duyulan güvenin ve “bin yıllık kardeşliğin” hukuki zeminde güçlendirilmesi açısından önemli olduğunu belirterek, Türkler ile Kürtler için yeni bir sayfanın açıldığını ifade etti.
Ancak paylaşımda kullanılan görsel, verilen “kardeşlik ve toplumsal bütünleşme” mesajlarının önüne geçti.
Görselde el ele tutuşan insan figürlerinden birinin elinde Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi tarafından kullanılan bayrağın bulunması, bazı sosyal medya hesapları ile sürece karşı çıkan çevrelerin hedefi oldu.
Tepkilerin ardından paylaşım silindi
Kürdistan Bölgesi’nin resmî kurumlarında kullanılan bayrağın görselde yer almasına yönelik eleştirilerin artmasının ardından Bakan Yardımcısı Aydın paylaşımını hesabından kaldırdı.
Aydın’ın geri adımı ise dikkat çekici bir çelişkiyi beraberinde getirdi. Bir taraftan Türkler ile Kürtler arasında “yeni bir sayfa”, kardeşlik ve toplumsal bütünleşme vurgusu yapılırken, diğer taraftan Kürtlerle özdeşleşen bir sembolün yarattığı tepkiler üzerine paylaşımın kaldırılması tartışma konusu oldu.
Özellikle toplumsal barış ve birlik mesajlarının yoğunlaştığı bir dönemde yaşanan olay, “Kürtlerin varlığından ve kardeşliğinden söz edilirken Kürtleri temsil eden sembollere yönelik tepkiye neden geri adım atılıyor?” sorusunu da beraberinde getirdi.
Aydın’ın paylaşımını silmesiyle başlayan tartışma, Çerçeve Yasa’nın yalnızca hukuki düzenlemeler üzerinden değil; Kürt kimliği, sembolleri ve kamusal görünürlüğüne yönelik yaklaşım üzerinden de sınanacağını ortaya koyan yeni bir örnek olarak değerlendiriliyor.






