TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, yeni çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, silah bırakma takviminde yaşanan gecikmenin süreci uzattığını söyledi. Kurtulmuş, örgütün belirlenen takvime uyması halinde meselenin çoktan çözülebileceğini ifade etti.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, yeni çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, bölgesel gelişmelerin sürecin başarıyla sonuçlanmasına katkı sunduğunu söyledi. Kurtulmuş, PJAK’ın silahlandırılmasına yönelik girişimlerin sonuçsuz kaldığını belirterek, bunun örgütün hareket alanını daralttığını ifade etti.
Nefes yazarı Aytunç Erkin’e konuşan Kurtulmuş, yeni çözüm sürecinde önemli mesafe kat edildiğini belirterek, sürecin tamamlanmasının Türkiye açısından tarihi bir kazanım olacağını söyledi.
“Örgüt takvime uysaydı mesele çözülürdü”
Silah bırakma sürecinde gecikmeler yaşandığını ifade eden Kurtulmuş, “Eğer başlangıçta ortaya konulan silah bırakma takvimine örgüt uymuş olsaydı şimdiye kadar bu mesele çoktan çözülürdü” dedi.
Silahların teslim edilmesi konusunda beklenen ilerlemenin sağlanamadığını kaydeden Kurtulmuş, sürecin hızlandırılması için devletin güvenlik birimlerinin denetlenebilir ve ölçülebilir mekanizmaları devreye sokması gerektiğini söyledi.
Sürecin başarıyla tamamlanmasına katkı sunan iki önemli gelişme yaşandığını belirten Kurtulmuş, PYD’nin Suriye yönetimiyle entegrasyon sürecinin beklenenden daha hızlı ilerlediğini ifade etti.
Kurtulmuş, “PJAK’ın silahlandırılmasıyla ilgili projenin artık tamamen suya düştüğü, gerçekleşmeyeceği ve oradan örgüt için herhangi bir silahlanma imkanının bulunmadığı görüldü” değerlendirmesinde bulundu.
“PKK’nın silah bırakmaktan başka yolu kalmadı”
Bölgedeki gelişmelerin örgütün hareket alanını daralttığını vurgulayan Kurtulmuş, “Bu gelişmeler, PKK’nın artık silahları tamamen bırakmaktan başka bir yolunun kalmadığını gösteriyor” dedi.
“Terör” sorununun kalıcı olarak sona ermesinin gelecek nesillere önemli bir miras bırakacağını belirten Kurtulmuş, mevcut bölgesel ve küresel şartların değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Nefes yazarı Aytunç Erkin’in ‘’Terörsüz Türkiye sürecinde son rapor geldi mi size? Mesela şu kadar silah bırakıldı, şu gelişme oldu şeklinde.’’ sorusunu yanıtlayan Numan kurtulmuş şu ifadeleri kullandı:
‘’Finlandiya ve İsveç’i kapsayan resmi ziyaretim dolayısıyla Ankara’da değildim. Bugün(dün) Ankara’ya gideceğim. Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanımız İbrahim Kalın Bey ile görüşeceğim, son gelinen nokta nedir, onlardaki bilgiler nelerdir, birinci elden dinleyeceğim. Bu sürece İbrahim Kalın Bey’le çok yakın temas içerisinde götürdük. Esas meselemiz, Terörsüz Türkiye meselesini sonlandırmaktır. Bu, Türkiye’nin, Cumhuriyet tarihimizin en önemli meselesidir. Çok mesafe aldık. Bütün siyasi partilere tekrar çok teşekkür ediyorum, üzerlerine çok büyük sorumluluk alarak bir rapor ortaya çıkardılar. Resmi ziyaretlerimizde Batılı ülkelerin temsilcileriyle, mevkidaşlarımla görüşmemde en çok bu konu soruluyor. Türkiye bu meselesini çözebilecek siyasi iradeyi ortaya koydu. Bu işin zor kısmıydı. Bundan sonraki yasal düzenlemeler kısmı daha kolay kısmıdır. Burada söylediğim şeyi bir kere daha ifade etmek isterim. Eğer başlangıçta ortaya konulan silah bırakma takvimine örgüt uymuş olsaydı şimdiye kadar bu mesele çoktan çözülürdü. Dolayısıyla burada, muhtemelen İmralı’nın da beklentilerinin dışında silahların teslimi konusunda önemli bir gecikme oldu. Bu sürecin hızlandırılmasıyla ilgili devletin güvenlik birimlerinin ölçülebilir ve denetlenebilir kontrol mekanizmalarını devreye sokması ve ardından da yasaların parlamentoda çıkartılmasıyla bu sürecin tamamlanması gerekir.
Bu mesele biterse gelecek nesillere büyük bir hediye vermiş oluruz. Ayrıca bölgesel ve küresel konjonktürün bu kadar elverişli olduğu bir ortamın kaçırılmaması lazım.
Bu sürecin başarıyla bitmesi için iki olumlu gelişme oldu. Birisi PYD’nin Suriye rejimiyle entegrasyonunun beklenenden daha hızlı ve kalıcı bir şekilde gerçekleşiyor olması. Daha alınacak çok yol var ama başlangıç için çok iyi bir mesafe alındı. İkincisi de PJAK’ın silahlandırılmasıyla ilgili projenin artık tamamen suya düştüğü, gerçekleşmeyeceği, oradan da örgüt için herhangi bir silahlanma durumunun olmadığı görüldü. Bu gelişmeler, PKK’nın artık silahları tamamen bırakmaktan başka bir yolunun kalmadığını gösteriyor.’’







