AK Parti eski Mardin Milletvekili ve eski MKYK Üyesi Orhan Miroğlu, partisinin siyasi ve bürokratik yapılanmasına yönelik dikkat çeken açıklamalarda bulundu. AK Parti’nin kuruluş dönemindeki kimliğinden uzaklaştığını savunan Miroğlu, siyasi kadroların tasfiye edildiğini, liyakatsizliğin yaygınlaştığını ve Türkiye’nin ciddi bir ahlaki çöküntüyle karşı karşıya olduğunu belirtti.
MİROĞLU’NDAN PARTİ İÇİNDEKİ YAPILANMAYA TEPKİ
AK Partili eski Mardin Milletvekili ve eski Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi Orhan Miroğlu, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalarla partisindeki siyasi ve bürokratik yapılanmayı sert sözlerle eleştirdi.
Miroğlu, gazeteci ve yazar Güler Kömürcü’nün, Aydın Ayaydın’ın kızı Derya Ayaydın’ın AK Parti’den milletvekili olması ve yeğeni Erişah Arıcan’ın Varlık Fonu ile Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerine getirilmesine ilişkin iddialar içeren paylaşımını alıntıladı.
Söz konusu paylaşım üzerinden değerlendirmelerde bulunan Miroğlu, AK Parti’nin geçmişte sahip olduğu siyasi kimliği ve toplumsal desteği kaybetmesinde partiye sonradan dahil olan bazı isimlerin etkili olduğunu ileri sürdü.
“AK PARTİ’NİN İRTİFA KAYBI BU İSİMLERLE BAŞLADI”
Parti içerisindeki değişimin siyasi sonuçlarına dikkat çeken Miroğlu, bazı kişilerin siyasi ve bürokratik kurumlarda oluşturduğu ilişkilerin AK Parti’nin gerilemesine yol açtığını savundu.
Miroğlu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bu insanların AK Parti’ye sızdığı, siyasi ve bürokratik kurumlarda ittifaklar kurduğu tarih, AK Parti’nin irtifa kaybetmesinin başladığı tarihtir.”
Partinin kuruluşundan itibaren önemli görevler üstlenen siyasi isimlerin zamanla etkisizleştirildiğini belirten Miroğlu, bu sürecin tesadüfi olmadığını öne sürdü.
“AK Partiyi AK Parti yapan siyasi kadroların birer birer tasfiyesi, bunlar partiye musallat olduktan sonra başladı.”
“AK PARTİ KÜRTLERİN BİRİNCİ PARTİSİ OLMA ÖZELLİĞİNİ KAYBETTİ”
AK Parti’nin geçmişte Türkiye genelinde ve özellikle Kürt seçmenler arasında elde ettiği siyasi desteğe değinen Miroğlu, partinin bu konumunu artık koruyamadığını ifade etti.
Miroğlu, yaşanan değişimin yalnızca parti içindeki kadrolarla sınırlı kalmadığını, seçmen tabanında da önemli sonuçlar doğurduğunu savunarak şunları söyledi:
“Parti, Türkiye’nin birinci partisi olma, Cumhuriyet tarihinde Kürtler’in birinci partisi olma vasfını kaybetti.”
“CUMHURBAŞKANINA ULAŞAN BİLGİ KANALLARI DEZENFORMASYONA UĞRATILDI”
Miroğlu’nun eleştirilerinin bir diğer odağında ise devlet kurumları ile siyasi yönetim arasındaki bilgi akışı yer aldı.
Bazı çevrelerin Cumhurbaşkanına ve devlet kurumlarına ulaşan bilgileri manipüle ettiğini ileri süren Miroğlu, bunun siyasi karar alma mekanizmalarına zarar verdiğini savundu.
“Cumhurbaşkanına ve devletin kurumlarına uzanan bilgi kanallarını dezenformasyona uğratmakla başladılar işe.”
“HAK EDEN VATANDAŞ İŞE ALINMADI, KRİMİNAL CV’LER GÖRMEZDEN GELİNDİ”
Milletvekilliği döneminde karşılaştığı bazı olayları da gündeme taşıyan Miroğlu, kamu kurumlarındaki işe alım süreçleri üzerinden liyakat tartışması başlattı.
Hak sahibi olduğunu düşündüğü bazı vatandaşlara yardımcı olamadığını belirten Miroğlu, buna karşılık ciddi suç iddialarıyla ilişkilendirdiği kişilerin geçmişlerinin dikkate alınmadığını öne sürdü.
“Bir milletvekili olarak hak ettiği halde küçük fiziki engeller nedeniyle işe alınamayan vatandaşlara yardımcı olamadım; ama kriminal suçlarla örülü CV’lere kimseler bakmadı.”
“TÜRKİYE EN ÖRGÜTLÜ İHANETLE KARŞI KARŞIYA”
Açıklamalarında ekonomik çıkar ilişkilerine de geniş yer veren Miroğlu, bazı kişilerin siyasi ve bürokratik imkanları kişisel servetlerini artırmak amacıyla kullandığını iddia etti.
Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu sorunların yalnızca ekonomik olmadığını savunan Miroğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye, servetine servet katmaktan








