SAMER: Siyasete güven az, halkın söz sahibi olma talebi yüksek!

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

SAMER’in 14 kentten 428 kişinin katılımıyla gerçekleştirdiği araştırmada, katılımcıların yüzde 84,1’i yerel kararların halk meclislerinde alınmasını gerekli veya çok gerekli buldu. Ancak yüzde 61’i, doğrudan katılıma dayalı bir siyasetin Türkiye’de yaygınlaşma ihtimalini düşük görüyor.

Saha Araştırmaları Merkezi (SAMER)’nin 14 kentten 428 kişinin katılımıyla gerçekleştirdiği araştırmada, katılımcıların yüzde 84,1’i yerel kararların halk meclislerinde alınmasını gerekli veya çok gerekli buldu. Ancak yüzde 61’i, doğrudan katılıma dayalı bir siyasetin Türkiye’de yaygınlaşma ihtimalini düşük görüyor.

Türkiye’de siyasi kararların alınma biçimine yönelik memnuniyetsizlik, SAMER araştırmasında belirgin biçimde öne çıkıyor. Çevrim içi ankete katılanların yüzde 79’u mevcut karar alma süreçlerinden memnun olmadığını belirtirken, doğrudan demokrasiye ve seçimler arasında da söz sahibi olmaya yönelik destek yüksek çıktı.

Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 45,1’i siyasi kararların alınma biçiminden memnun olmadığını, yüzde 33,9’u ise hiç memnun olmadığını söyledi. Karar alma süreçlerinden memnun olanların oranı yüzde 6’da kaldı.

SEÇİMLERİN ÖTESİNDE KATILIM ARAYIŞI

Katılımcıların yüzde 39,7’si oy vermek dışında siyasi kararlara katılmanın birçok yolu bulunduğunu düşünürken, yüzde 33,4’ü bu yolların sınırlı olduğunu belirtti. Böylece seçim dışı katılım kanallarının varlığını kabul edenlerin oranı yüzde 73,1’e ulaştı.

SAMER: Siyasete güven az, halkın söz sahibi olma talebi yüksek!

Toplumsal veya yerel bir konuda sesini duyurmak isteyenlerin başvurmayı düşündüğü yöntemler arasında barışçıl gösteri ve yürüyüşler yüzde 36,2 ile ilk sırada yer aldı. Bunu sivil toplum kuruluşlarına katılım yüzde 26,2, dilekçe veya imza kampanyaları yüzde 21 ve siyasi parti ya da siyasetçilerle iletişim kurmak yüzde 20,3 ile izledi. Katılımcılar bu soruda birden fazla seçenek işaretleyebildi.

HALK MECLİSLERİNE DESTEK YÜZDE 84,1

Araştırmada doğrudan katılım mekanizmalarına yönelik destek de dikkat çekti. Katılımcıların yüzde 77,3’ü mahalle veya kentle ilgili önemli kararlarda bölgede yaşayanların görüşlerinin doğrudan alınması gerektiği görüşüne kesinlikle katıldığını belirtti. Seçimler arasındaki dönemde de yurttaşların kararlarda söz sahibi olması gerektiğini kesinlikle savunanların oranı yüzde 74,1 oldu.

Mahalle ve yerel sorunlara ilişkin kararların halk meclislerinde doğrudan alınmasını gerekli veya çok gerekli bulanların oranı yüzde 84,1’e ulaştı. Böyle bir meclis veya toplantıya davet edilmeleri halinde katılabileceklerini söyleyenlerin oranı da yüzde 73,9 olarak ölçüldü. Herhangi bir siyasi partiye bağlı olmadan, bir sorunun çözümü için ortaklaşa örgütlenmeyi önemli bulanların oranı ise yüzde 67,3 oldu.

Ancak katılım isteği, siyasetin değişebileceğine duyulan güvenle aynı düzeyde değil. Katılımcıların yüzde 61’i, halkın doğrudan katılımına dayalı bir siyasetin Türkiye’de yaygınlaşma ihtimalini 1–5 ölçeğinin en düşük iki basamağında değerlendirdi.

AKTİF SİYASETE MESAFE

SAMER: Siyasete güven az, halkın söz sahibi olma talebi yüksek!Uzun süredir çözülemeyen bir mahalle sorunuyla karşılaşıldığında katılımcıların yüzde 39,7’si mahalle sakinlerinin ortak bir girişim oluşturmasını uygun buldu. Birden fazla yöntemin birlikte kullanılmasını tercih edenlerin oranı ise yüzde 42,5 oldu.

Buna karşılık aktif siyasete katılım yolları sorulduğunda katılımcıların yüzde 29,2’si siyasete aktif olarak katılmak istemediğini belirtti. Bu bulgu, belirli bir sorun karşısında ortak hareket etme isteğinin sürekli siyasi katılıma veya örgütlü mücadeleye kendiliğinden dönüşmediğine işaret ediyor.

Katılımın önündeki engeller sorulduğunda yüzde 26,2 siyasete katılmak istemediğini söyledi. Katılımın etkili olmayacağı düşüncesi yüzde 15,4, baskı ve korku ortamı yüzde 15,2, zaman yetersizliği yüzde 14 oranında dile getirildi. Siyasi haklar konusunda yeterli bilgi ve donanıma sahip olmadığını belirtenlerin oranı yüzde 10,3 olurken, ülkede siyaset yapmanın koşullarının bulunmadığını düşünenlerin oranı yüzde 8,6 olarak kaydedildi.

KADINLAR VE GENÇLERDE KATILIM FARKLI

Araştırmada kadınlar ile erkeklerin siyasi katılım haklarına ilişkin bilgi düzeyleri ve aktif siyasete yaklaşımı arasında farklar da görüldü.

Aktif katılım hakları konusunda hiç bilgisi olmadığını veya çok az bilgi sahibi olduğunu belirtenlerin oranı kadınlarda yüzde 33, erkeklerde yüzde 11,8 olarak ölçüldü. Aktif siyasete katılmak istemediğini söyleyenlerin oranı kadınlarda yüzde 39,3’e çıkarken erkeklerde yüzde 18,1’de kaldı.

Yaş gruplarına göre de farklılıklar ortaya çıktı. Aktif siyasete katılmak istemeyenlerin oranı 18–24 yaş grubunda yüzde 47,6, 25–34 yaş grubunda yüzde 41,2 oldu. Bu oran 55–64 yaş grubunda yüzde 2,1, 65 yaş ve üzerindekilerde yüzde 5,9 olarak ölçüldü.

Halk meclisi veya halk toplantısına katılabileceğini belirtenlerin oranı ise 18–24 yaş grubunda yüzde 56,3 iken 55–64 yaş grubunda yüzde 97,8’e, 65 yaş ve üzerindekilerde yüzde 100’e ulaştı. Araştırma, bu farklılıkların nedenlerini tek başına açıklamıyor; sonuçlar yalnızca ankete katılan grupların eğilimlerini gösteriyor.

KATILIM İÇİN DAHA AÇIK MEKANİZMALAR TALEP EDİLİYOR

Yurttaşların siyasete daha fazla katılması için hangi adımların atılması gerektiği sorusuna verilen yanıtlarda, katılım mekanizmalarının artırılması yüzde 22,9 ile ilk sırada yer aldı.

Siyasi haklar ve katılım yolları konusunda bilgilendirme yüzde 21,3, ifade ve örgütlenme imkânlarının güçlendirilmesi yüzde 18,5, siyasi partilerin karar alma süreçlerini halka ve üyelerine daha açık hale getirmesi ise yüzde 17,8 oranında destek gördü.

Giriş Yap

Batman Burada ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

NOT: ✅ Oturumu açık tut kısmını aktif hale getirin.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.