ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, İsrail’in 20 Ağustos gecesi Türkiye sınırına 70 kilometre mesafedeki Suriye’deki Ebu Zuhur hava üssünü vurması hakkında konuştu. Mario Nawfal adlı bir sosyal medya fenomenine konuşan Barrack, Suriye üzerinden yaşanan Türkiye-İsrail gerilimine değindi.
Yani bir teori, Türkleri sadece kışkırttıkları yönünde. bunun çok agresif ama belki de seçim öncesinde iyi karşılanan bir konsept olduğu düşünülüyor. Birinci teori bu.”
‘ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞINA YOL AÇABİLİRDİ’
İsrail’in hava saldırısının arkasında kimi istihbari veriler olduğunu açıklayan Barrack şöyle devam etti: “İsrail’in elinde bazı istihbaratlar vardı. Üç şeyden birinin gerçekleştiğine dair bazı istihbaratlar. Bunlardan biri, sahada Türk askeri veya askeri unsurlarının bulunmasıydı. Durumun böyle olmadığını biliyoruz. Konu muhtemelen altı gün önce bize ulaştı; ‘Bu sahaya bir Türk intikali olabileceğine dair bazı istihbaratlar var ve bu durumdan son derece endişe duyarız’ deniliyordu. Hepimiz gerekli incelemeleri (ödevimizi) yaptık. Kendi istihbarat teşkilatlarımıza geri döndük. Aldığımız yanıtlar, ‘Hayır, böyle bir şey yaşanmıyor’ şeklinde oldu.
Türk ordusu güçlüdür, cesurdur, çok iyi donanımlıdır ve ne yaptığını bilir. Bu durum Üçüncü Dünya Savaşı’na yol açabilir mi? İkinci Dünya Savaşı’na bakarsanız, kasıtsız tek bir eylemin bile Üçüncü Dünya Savaşı’nı başlatabileceğini düşünürsünüz. Bizim inancımız, bu tür şeyleri yapmaya yönelik hiçbir niyetin bulunmadığı yönündedir.”
‘HAYATIM FİLM ŞERİDİ GİBİ GÖZLERİMİN ÖNÜNDEN GEÇTİ’
İki ülke arasında büyük bir patlamanın eşiğinden dönüldüğünü kaydeden Barrack, “Başbakan Netanyahu Ekim ayına doğru ilerliyor ve kendi seçmen kitlesinin ne istediğini biliyor. Türk ordusu son derece iyi. Çok güçlü, aynı şekilde istihbaratları da böyledir. Bu yüzden jetlerin sınıra doğru geldiğini gördüklerinde ve bunun amacını, yönünü ya da niyetini bilmediklerinde, ‘Kendi uçaklarımızı havalandırmak zorunda kalacağız’ demeye başlarlar. Çok şükür ki tam o anda sağduyu galip geldi ve bu krizi çözdük. O an, çoğumuzun gözünün önünden tüm hayatının film şeridi gibi geçtiği ve ‘Dostum, bunun daha iyi bir yolu olmalı’ dediğim anlardan biriydi” dedi.







