Rojava’da Demokratik Suriye Güçleri’nin ana gövdesinden biri olan Kadın Koruma Birlikleri (YPJ), 1,500 savaşçısıyla birlikte Suriye İçişleri Bakanlığı bünyesine “özel görev gücü” olarak entegre olmak için Şam yönetimiyle prensipte anlaştı.
YPJ Basın Merkezi Sorumlusu Rûken Cemal, Rûdaw TV’den Nalin Hesen’e verdiği röportajda, Ağustos ayında Şam’da yapılan görüşmelerin detaylarını, YPJ’nin bakanlık içindeki gelecekteki statüsünü, esir savaşçıların durumunu ve birliğin kuruluşundan bu yana verdiği kayıpları ele aldı.
Plana göre, YPJ’nin 1,500 kişilik bir kuvvetle, kendi komuta yapısını koruyarak bakanlık bünyesine katılması hedefleniyor. Cemal ayrıca, esir YPJ savaşçılarının durumu ve YPJ’nin kuruluşundan bu yana verdiği kayıplar gibi konulara da değindi. Hükümetin elinde esir olan 6 YPJ savaşçısının durumunun belirsizliğini koruduğunu ve serbest bırakılmaları için çabaların sürdüğünü söyledi.
Cemal, entegrasyonun YPJ’nin kendi komuta yapısını ve örgütsel bütünlüğünü koruyarak gerçekleşeceğini ve bunun bir “kitle” olarak katılım anlamına geldiğini vurguladı.
Anlaşma hayata geçerse, YPJ’nin Suriye İçişleri Bakanlığı bünyesindeki ilk organize ve özerk kadın özel görev gücü olacağını belirtten Rûken Cemal, Suriye ordusunun (Savunma Bakanlığı) zihniyet ve yapı olarak henüz özerk bir kadın birliğini kabul etmeye hazır olmadığını, bu nedenle İçişleri Bakanlığı seçeneğinin daha uygun görüldüğünü ifade etti.
Cemal, YPJ’nin kuruluşundan bu yana, özellikle Serê Kaniyê ve Girê Spî’deki çatışmalarda 979 savaşçısını kaybettiğini açıkla
Rûdaw: Şam’daki son görüşmenizle başlayalım. 25 ve 26 Ağustos’ta heyetiniz ile Suriye İçişleri Bakanlığı arasında toplantılar yapıldı. Suriye hükümetinden özellikle kimlerle görüştünüz?
Rûken Cemal: Belirttiğiniz gibi, 25 ve 26 Ağustos’ta Şam’da Rojava yöneticileri ile Şam hükümeti yetkilileri arasında birçok görüşme gerçekleşti. Bu çerçevede, YPJ temsilcisi olarak Kadın Koruma Birlikleri Genel Komutanı arkadaşımız Newroz Ehmed de heyetle birlikte katıldı. Şam’daki gelişmeleri siz de yakından takip ettiniz. Elbette ana gündem, bölgede mevcut siyasi durumun ve özellikle Suriye üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesiydi. Bu gelişmelere karşı Rojava ve Suriye olarak nasıl birlikte yeni bir Suriye inşa edebiliriz; hem idari hem de güvenlik alanında onu nasıl birlikte koruyabiliriz; bu görüşmelerin ana gündem maddeleri bunlardı. Ayrıca, Kürt dili de temel gündemlerden biriydi; Kürt dilinin eğitim müfredatında nasıl yer alacağı konuşuldu. Devrimin bir sonucu olarak, 14-15 yıldır yeni bir nesil anadilinde eğitim görüyor. Bu imkan yaratıldı ve bugün 29 Ocak tarihli anlaşma çerçevesinde siyasi, idari, dil, kültür ve savunma alanlarında mevcut. Katılan arkadaşımız Newroz’un gündemlerinden biri de bu toplantılarda yine YPJ idi.
Rûdaw: YPJ için Şam’daki bu toplantıların en önemli sonuçları ne oldu?
Rûken Cemal: 25 ve 26’sındaki toplantıda YPJ Komutanı arkadaşımız Newroz Ehmed, YPJ’nin gündemini bir kez daha masaya getirdi. YPJ olarak hem varlığımızı nasıl koruyabileceğimiz hem de Savunma Bakanlığı içinde nasıl resmi olarak yer alabileceğimiz konusunda önerilerimiz vardı. Bu görüşmeler temelinde, 27 Ağustos’ta özel bir YPJ heyeti olarak İçişleri Bakanlığı ile bir görüşmemiz oldu. YPJ komutanlığından Newroz Ehmed, Sozdar Hacı ve Kamışlo YPJ tabur komutanı Zîlan Cesûr katıldı. Birlikte İçişleri Bakanlığı’na gittik ve orada İçişleri Bakanı Sayın Enes el-Xettab ve yardımcısıyla görüştük. Ayrıca Albay rütbesinde iki üst düzey kadın subay da hazırdı. YPJ’nin entegrasyonu gündemini masaya yatırdık ve bu konu ikili olarak detaylıca ele alındı.
Rûdaw: Yani şimdi Suriye İçişleri Bakanlığı’na katılımınız onaylandı mı? Özel görev gücü olarak mı katılıyorsunuz, nasıl olacak?
Rûken Cemal: Evet, başlangıç olarak onaylandığını, olumlu bir yaklaşım sergilendiğini söyleyebiliriz. Elbette orada, Suriye Savunma Bakanlığı ile görüşmelerimiz olduğu ve ana talebimizin ne olduğu bir kez daha dile getirildi. YPJ’nin Demokratik Suriye Güçleri (DSG) içinde nasıl bir rol oynadığı konuşuldu. Ancak bölgedeki orduların gerçeği ve mevcut Suriye hükümetinin hem zihniyet hem de idari yapısı itibarıyla, kadınların kurumlarda aktif yer almasını tam olarak kabul etmedikleri görülüyor. Bu, bizim mücadele ettiğimiz bir süreç. YPJ’nin Suriye ordusuna katılımının ve korunmasının önemi için Rojava, Kürdistan Bölgesi ve Avrupa’da birçok kampanya yapıldı. Biz de İçişleri Bakanlığı’na katılmayı uygun gördük. Bizim için esas olan, savaşçıları, kurumları ve komutanlarıyla kendimizi nasıl organize bir kitle olarak koruyabileceğimizdir. İçişleri Bakanlığı’nın bu yönde olumlu bir yaklaşımı olduğunu görünce, özellikle “özel görev gücü” olarak katılmayı uygun bulduk. Onlar da bu konuda ısrarcı ve bu bizim için bir sorun teşkil etmiyor. Amacımız yeni bir Suriye’nin inşasına katılmak ve kadınları korumaktır. Bu temelde, YPJ’nin bir anti-terör gücü olarak İçişleri Bakanlığı’na katılması yönünde her iki taraftan da olumlu bir yaklaşım sergilendi.
Rûdaw: Anti-terör gücü ile özel görev gücü aynı şey mi? Yani bu gücün niteliği nedir?
Rûken Cemal: Doğru, yani özel görev gücü, olağanüstü durumlarda, ister içeriden ister dışarıdan bir saldırı olsun, hazır olan ve operasyonel bir güç olarak tanımlanan bir güçtür. Bu nedenle, bunu karakterimize yakın bulduk. Aynı zamanda, özellikle kadınları her türlü şiddet ve haksızlığa karşı korumak için bu özel görev gücü birçok yetkiye sahiptir. Bunun, yıllardır nasıl direndiğimiz ve IŞİD gibi terör örgütleriyle nasıl savaştığımız göz önüne alındığında, görev ve amaçlarımıza yakın olduğunu gördük. Zaten YPJ tüzüğümüzde, Suriye’yi kadınların hayatın her alanında ve kurumlarda eşit şekilde yer aldığı demokratik bir Suriye yapabilmek için YPJ’nin sonuna kadar mücadelesini sürdüreceği belirtilmiştir; belki örgütlenme biçimi ve adı değişebilir, ama bu mücadele devam edecektir.
Rûdaw: Tümen ya da tugay olarak mı katılacaksınız? Katılım sırasında bağımsız bir yapı olarak kendinizi nasıl koruyacaksınız?
Rûken Cemal: İçişleri Bakanlığı ile yaptığımız tartışma, bir kitle olarak, gücüyle, komutasıyla ve farklı birimleriyle yer almak istediğimiz temelindeydi. Bu şekilde katılmak istediğimiz konusunda netiz. Prensip olarak onlar da olumlu yaklaştılar, ancak bu nihai bir karar değil. YPJ dosyasının detayları üzerinde daha fazla duracaklarını ve Haseke ile Halep’teki İç Güvenlik komutanlıklarıyla tartışacaklarını söylediler. Bu temelde bir görüşmemiz daha olacak ve nihai karara varacağız. Yani henüz tam olarak nihai bir karar olmadığını söyleyebiliriz.
Rûdaw: Bu anlaşma, kadın savaşçıların maaş ve askeri rütbelerinin İçişleri Bakanlığı tarafından garanti altına alınmasını içeriyor mu?
Rûken Cemal: Bu ilk tartışma olduğu için amaç YPJ’nin varlığını korumasının onaylanmasıydı, bu yüzden bu tür detaylara çok girmedik. Ancak gelecekteki görüşmelerde tüm bunların kapsamlı bir şekilde tartışılacağına inanıyoruz.
Rûdaw: Bu anlaşmada tartışmalı veya engel teşkil eden noktalar var mı?
Rûken Cemal: Şu ana kadar büyük bir engelle karşılaşmadık. Sadece bu yapının bizim bölgelerimizde özel görev gücü olarak örgütlenebileceği tartışıldı ve bu kabul edildi, ancak Suriye geneli için bunun erken olduğu bir durum. Esasen, “Buna hazır değiliz” dediler. Bu da birbirimizi nasıl tamamlayabileceğimiz ve tecrübelerimizi nasıl paylaşabileceğimiz konusunda bir mücadele aşamasıdır.
Rûdaw: Şam’daki bir sonraki müzakere turu ne zaman olacak?
Rûken Cemal: Şu an net değil, ancak önümüzdeki günlerde olacağını söyleyebiliriz. Tartışmaların yapılması için yaklaşık bir hafta-on günlük bir süre belirledik, sonrasında iletişim kurulacak ve bu temelde zamanı belirlenecektir.
Rûdaw: Bazı istatistik ve rakamları da öğrenmek istiyorum. Şu an YPJ savaşçılarının sayısı ne kadar ve kaçı İçişleri Bakanlığı’na katılacak?
Rûken Cemal: Son girdiğimiz ve kirli bir oyun olan savaşa kadar, ki YPJ’nin Halep’ten Fırat’a, Tabka ve Deyrizor’a kadar bu savaşta rolü çok büyüktü, sayımız 3,500 savaşçıya ulaşıyordu. Ancak yeni süreçle birlikte, YPJ savaşçılarının bir kısmı hem kendi istekleriyle hem de komutanlığımızın onayıyla Asayiş (İç Güvenlik Güçleri) saflarına geçti. Bir kısmı da Özerk Yönetim kurumlarında yer almak veya sivil hayatlarına dönmek istedi. Son olarak, İçişleri Bakanlığı ile entegre olmasını tartıştığımız sayı, komutanlığıyla birlikte özel görev gücü olarak İçişleri Bakanlığı’na katılacak olan 1,500 YPJ savaşçısıdır.
Rûdaw: Nerede konuşlanacaklar ve şu an savaşçıların konuşlandığı yerler nereler?
Rûken Cemal: YPJ savaşçıları Kobani, Haseke, Kamışlo ve Derik’e kadar olan bölgelerde konuşlanmış durumdalar. Başlangıç olarak, bu bölgelerde anti-terör birimi yani özel görev gücü olarak rollerini oynamaları tartışılıyor.
Rûdaw: Suriye ordusunda kadın savaş birimleri olmadığı için, İçişleri Bakanlığı YPJ’nin önündeki tek seçenek miydi?
Rûken Cemal: İç Güvenlik Güçleri’ne (Asayiş) katılmak gibi başka seçenekler de vardı. Hatta bu da toplantıda tartışıldı. Ancak biz organize bir güç olarak varlığımızı korumak istedik ve özellikle özel görev birimi içinde yer almayı talep ettik. Bu seçeneği kendimiz için daha doğru bulduk.
Rûdaw: Özel görev gücünün içinde daha önceden üyeleri var mı, yoksa siz mi kuracaksınız?
Rûken Cemal: Suriye’nin tüm illerinde üyeleri var, ancak kadın olarak veya özerk bir kadın birimi olarak yok. Eğer onaylanırsa, tabur şeklinde örgütlenecek ilk özel kadın birimleri olacak ve bu şekilde Rojava bölgelerinde, kendi komuta kademesiyle İçişleri Bakanlığı’na katılan ilk kadın gücü olacak.
Rûdaw: Şam’da veya diğer illerde sizin için yeni eğitim merkezleri açıldığına dair haberlerin aslı nedir?
Rûken Cemal: Bu bizim ilk görüşmemizdi ve henüz resmi olarak hiçbir şey yapılmadı. Henüz İçişleri Bakanlığı’na resmi olarak katılmadık, nasıl akademilerimiz açılmış olabilir? Elbette şu an böyle bir şey yok, ama eğer onaylanırsa gelecekte Şam’da, başka yerlerde veya kendi bölgelerimizde akademiler açılabilir. Biz de gideriz, onlar da gelir, kadınlar olarak birbirimizi tanırız ve bu yeni bir adım olur, bunu olumlu görüyoruz.
Rûdaw: Entegrasyon dosyasından biraz uzaklaşalım. Önceki yıllarda bir dizi YPJ kadın savaşçısı hükümet tarafından tutuklandı. Son sayı nedir ve son anlaşma temelinde kaçı serbest bırakıldı?
Rûken Cemal: Genel olarak, Rojava devriminin başlangıcından bu yana, IŞİD savaşı ve son savaş da dahil olmak üzere 52 YPJ savaşçısı arkadaşımız esir düşmüştü. Şu an arkadaşlarımızın büyük bir kısmı kurtarıldı, ancak 6 arkadaşımız hala tutuklu ve akıbetleri belirsiz. 2025 yılında çalışmalarımız ve ısrarlarımız sonucu 13 arkadaşımız serbest bırakıldı. Bu yıl, 29 Ocak Anlaşması çerçevesinde, son savaşta esir düşen 33 kadın arkadaşımız kurtarıldı. O 6 arkadaştan 3’ü Efrin Savaşı (2018) sırasında esir düştü. Bir arkadaşımız, Çîçek Kobanî, Girê Spî (Tel Abyad) savaşında Türkiye’ye bağlı silahlı grupların eline esir düştü ve maalesef müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Gerekçesi ise Türkiye toprağına girip Türkiye’ye tehdit oluşturması, ancak o Rojava toprağı olan Girê Spî’de esir alındı. İki kadın arkadaşımız da en son Minbic’e yönelik saldırılarda esir düştü. Biri Newla Qamişlo, diğeri ise Kobani savaş gazisi olan Rêjîn Lezgîn’dir. Rêjîn, saldırılar sırasında Minbic’de basın işleri yapıyordu ve 2024 yılında Türkiye’ye bağlı gruplar tarafından esir alındı. Sizin aracılığınızla tüm taraflara ve kamuoyuna bu 6 arkadaşımıza sahip çıkmaları ve kurtarılmaları için işbirliği yapmaları çağrısında bulunmak istiyoruz.
Rûdaw: Son olarak, YPJ’nin kuruluşundan bugüne kadar kaç YPJ savaşçısı şehit düştü?
Rûken Cemal: En son bilanço, Serê Kaniyê (Resulayn) ve Girê Spî’ye yönelik şiddetli hava saldırılarında şehit olan 979 YPJ savaşçısıdır. Bunun yanında onlarca, yüzlerce yaralı ve savaş gazisi arkadaşımız var. Onların entegrasyonu, sağlık ve tedavi garantilerinin sağlanması üzerinde çalışılan bir konudur. Ayrıca İngiltere, Arjantin, Almanya ve Güney Afrika’dan enternasyonal şehitlerimiz de var. Zaten ilk enternasyonal şehit Ivana Hoffman, Kobani saldırısında şehit düşmüştü. Ayrıca bu yıllardaki savaşta kahramanca savaşan ve şehit olan Arap savaşçılarımız da vardı. Ağır bir bedel ve mücadelenin sonucunda bugün bu sürece ulaştık ve bu sorumlulukla bu emeğe sahip çıkacağız. Bu mücadeleyi zafere ulaştırmalı ve tüm kadınlar için güvenli bir yaşam sağlamalıyız.







