Barış Vakfı’ndan Çözüm Süreci için 15 maddelik reform paketi

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Barış Vakfı, Kürt meselesinde çatışmasızlığın kalıcı hale gelmesi için Meclis’e ve iktidara sorumluluk çağrısı yaptı. Vakfın açıklamasında sürece katkı sunanlara hukuki güvence, koruculuğun kaldırılması, TMK’nin lağvedilmesi ve ana dili hakkının güvenceye alınması dahil 15 maddelik bir çözüm deklarasyonu yayımladı.

Barış Vakfı Yönetim Kurulu, Kürt meselesinin çözümü ve çatışmasızlık sürecinin kalıcı toplumsal barışa evrilmesi amacıyla “Hepimizin tarihi sorumluluğu” başlıklı bir yazılı açıklama yayımladı.

40 yılın ardından ilk kez bu kadar uzun süre ölümlerin ve silahlı çatışmaların olmadığı bir dönemden geçildiğinin altını çizen Vakıf, çözüm ve kalıcı barış için atılması gereken adımları 15 maddede sıraladı.

Açıklamada silah bırakan PKK’lilerin toplumsal yaşama entegrasyonuna yönelik yasal düzenlemelerin önümüzdeki günlerde TBMM gündemine gelmesinin beklendiği hatırlatılarak, parlamentonun en geniş uzlaşmayla devreye girmesi gerektiği kaydedildi.

Açıklamada şunlar yer aldı:

‘Hukuki güvence sağlayacak düzenlemeler yapılmalı’

TBMM’de, sürecin hukuki ve kurumsal çerçevesi net bir biçimde belirlenmelidir. Sürecin bütünlüklü yol haritası, parlamentoda mümkün olan en geniş uzlaşma ve katılımla oluşturulmalıdır.

Abdullah Öcalan’ın hukuki statüsü, çalışma ve iletişim koşulları, hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda açık ve şeffaf bir biçimde düzenlenmelidir.

Sürece katkı sunacak kişi ve kurumların hukuki güvencelerini sağlayacak özel yasal düzenlemeler yapılmalı; sivil toplum kuruluşlarının sürece etkin katılımı desteklenmelidir.

Silahsızlanmaya ilişkin yasal düzenlemeler, Birleşmiş Milletler’in DDR (Disarmament, Demobilization and Reintegration – Silahsızlanma, Terhis ve Yeniden Entegrasyon) programının temel ilkeleri doğrultusunda hazırlanmalı; ayrımcılığa ve kayırmacılığa yol açmayacak nitelikte olmalıdır.

Silahsızlanma süreci yalnızca güvenlik bürokrasisinin sorumluluğuna bırakılmamalıdır. Meclis tarafından yetkilendirilecek ve tarafların ortak mutabakatıyla belirlenecek bağımsız sivil gözlemcilerin veya üçüncü tarafların sürece katılımı, toplumsal güvenin güçlendirilmesi açısından önem taşımaktadır.

‘Koruculuğun lağvedilmesi planlanmalıdır’

Silahsızlanma programı kapsamında güvenlik sektörü ve kamu kurumlarında evrensel ilkeler ekseninde reform çalışmaları başlatılmalı; köy koruculuğu sistemi gibi silahlı çatışma döneminin yapılarının lağvedilmesi planlanmalıdır.

Çatışma sürecinin yol açtığı mağduriyetlerin giderilmesi ve toplumsal yaraların onarılması amacıyla, geçmişle yüzleşmeyi ve onarıcı adaleti esas alan geçiş dönemi mekanizmaları oluşturulmalıdır.

Yurt dışına çıkmak zorunda kalan ve siyasi sığınma hakkı elde eden kişilerin güvenli ve gönüllü dönüşlerini sağlayacak hukuki düzenlemeler yapılmalıdır.

‘CMK düzenlenmeli, TMK kaldırılmalı’

Ceza İnfaz Kanunu ile Ceza Muhakemesi Kanunu’nda ayrımcı veya keyfî uygulamalara yol açan hükümler gözden geçirilmeli; temel hak ve özgürlükler ekseninde yeniden düzenlenerek yargıda ve infazda eşitlik güvence altına alınmalıdır.

Terörle Mücadele Kanunu, evrensel insan hakları standartları doğrultusunda kapsamlı biçimde gözden geçirilmeli; uzun vadede yürürlükten kaldırılmasına yönelik reform süreci planlanmalıdır.

Uluslararası hukukta insanlığa karşı suç kapsamında değerlendirilmeyen fiiller bakımından af veya ceza indirimi gibi seçenekler değerlendirilmeli; kesinleşmiş yargı kararlarının etkili biçimde uygulanması sağlanmalıdır.

Tedavisi cezaevi koşullarında mümkün olmayan ağır hasta mahpusların tahliyesi sağlanmalı; siyasi nitelikli davalar nedeniyle özgürlüklerinden yoksun bırakılan kişilerin durumları hukuk devleti ve adil yargılanma ilkeleri çerçevesinde yeniden değerlendirilmeli; kayyım uygulamalarına son verecek yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

Haklarında verilen hükmün gerektirdiği infaz süresini tamamlamış mahpusların tahliyesi konusunda Ceza İnfaz Kanunu’nun eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine uygun biçimde uygulanması yasal güvence altına alınmalıdır.

Başta anadili hakkı olmak üzere Kürt kimliğinin tanınmasına ilişkin temel insan hakları sorunlarını ortadan kaldıracak yasal düzenlemeler yapılmalı ve bu düzenlemelerin etkili biçimde uygulanması sağlanmalıdır.

‘Süreç demokratik dönüşümlerle desteklenmeli’

Bütün bu adımlar, şiddetin ve çatışmanın temel nedenlerini ortadan kaldırmayı hedefleyen kapsamlı bir perspektifle hayata geçirilmeli; Kürt sorununun demokratik siyaset ve hukuk zemininde ele alınmasına katkı sunmalıdır. Silahlı çatışmanın sona ermesiyle başlayan sürecin, toplumsal barışın güçlenmesini sağlayacak demokratik dönüşümlerle desteklenmesi büyük önem taşımaktadır.

Siyasal alanı daraltan, demokratik katılımı sınırlayan anlayış, söylem ve uygulamalar, sürecin başarıya ulaşmasını zorlaştırmaktadır. Siyasetin hukuk devleti, anayasa ve yasalar çerçevesinde, demokratik doğal mecralarda akması sürecin başarısının temel koşullarından biridir. Böylesine kapsamlı bir sorunun çözümünde, olağanüstü uygulamaları kalıcı hâle getirmek yerine, yeni sorunlar üretmeyecek ve derinleştirmeyecek demokratik yöntemler benimsenmelidir.

Umudu büyütmek ve ortak geleceğimizi hukuksal güvence altına almak için hep birlikte sorumluluk alma ve harekete geçmenin zamanıdır. Tarihin akışı herkesi göreve çağırıyor.

Giriş Yap

Batman Burada ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

NOT: ✅ Oturumu açık tut kısmını aktif hale getirin.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.