Meclis’e sunulan çerçeve yasa hakkında açıklama yapan MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, “Teklifin önümüzdeki hafta başında Mecliste 430’un üzerinde bir kabulle kanunlaşacağı görülmektedir” dedi. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ise, kanun teklifinin Meclis süreci için istişare ve şeffaflık çağrısında bulundu.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” adlı çerçeve yasanın Meclis’e sunulması hakkında açıklama yaptı.
‘TÜRKİYE’YE ÖZGÜ MODEL’ DEDİ
X hesabında açıklama yapan Feti Yıldız, “Adeta kılı kırk yararak hazırlanan tüm ulusal ve uluslararası yüksek yargı içtihatları, doktrin tartışmaları ve dünyadaki örnekleri göz önünde tutulan, Türkiye’ye özgü bir modelin çerçevesini tanımlayan Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi 360 Milletvekilinin imzasıyla TBMM ‘ye sunulmuştur” dedi.
‘ÖNÜMÜZDEKİ HAFTA BAŞINDA KANUNLAŞACAĞI ÖNGÖRÜLMEKTEDİR’
“Teklifin önümüzdeki hafta başında Gazi Mecliste 430’un üzerinde bir kabulle kanunlaşacağı görülmektedir” diyen Yıldız, devamında şunları kaydetti:
PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakip kanun yürürlüğe girecektir. Hayırlı uğurlu olsun.
BABACAN: KAPALI KAPILAR ARDINDA İMZA TOPLAMAK DOĞRU DEĞİL
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ise yaptığı açıklamada, kanun teklifinin TBMM’ye sunulmasını “önemli ve olumlu bir aşama” olarak gördüklerini söyledi.
Babacan, “Bununla birlikte, böylesine hayati bir süreçte, nihai bir metni ortaya koymadan kapalı kapılar ardında imza toplama usulünü doğru bulmadığımızı da ifade etmek isteriz. Toplumsal meşruiyet ancak şeffaflık, istişare ve Meclis iradesine tam güven ve saygıyla sağlanabilir” diye ekledi.
“Kanun teklifinin hukuk önünde eşitlik ilkesini gözetmemesini ve kişiler arasında farklı muamele yapılmasını önemli bir eksiklik olarak değerlendiriyoruz. Benzer hukuki koşullara sahip diğer tutuklu, hükümlü ve sanıkların tamamen kapsam dışında bırakılması adalet duygusunu zayıflatmaktadır. Bu eksikliklerin Komisyon çalışmalarında giderilmesini ümit ediyoruz.”






