Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, siyasi partilerin kuruluşu, faaliyet alanları ve üyelik şartlarına ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye’de siyasi partilerin oldukça kolay kurulabildiğini belirten Yıldız, siyasi partilerin uyması gereken anayasal sınırları hatırlattı.
Yıldız, siyasi partilerin cumhuriyetin temel niteliklerini, anayasada güvence altına alınan devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü ve egemenliğin millete ait olduğu ilkesini değiştirmeyi amaçlayamayacağını belirtti.
Yıldız ayrıca seçimlerin serbest, eşit, gizli ve genel oy esaslarına göre, açık sayım ve döküm ilkesi doğrultusunda yargı denetimi altında yapılması kuralının da siyasi partiler tarafından değiştirilemeyeceğini ifade etti.
Siyasi partilerin bölge, ırk, belli bir kişi, aile, zümre, cemaat, din, mezhep veya tarikat esaslarına dayanamayacağını belirten Yıldız, sosyal bir sınıfın diğer sınıflar üzerinde egemenliğini ya da herhangi bir tür diktatörlüğü savunan ve bu amaca yönelik faaliyetlerde bulunan siyasi partilerin de kurulamayacağını kaydetti.
Yıldız, siyasi partilerin askerlik, güvenlik veya sivil savunma hizmetlerine hazırlayıcı nitelikte eğitim ve öğretim faaliyetlerinde bulunamayacağını, genel ahlak ve adaba aykırı amaçlar güdemeyeceğini ve anayasadaki hiçbir hükmün temel hak ve özgürlükleri ortadan kaldırmaya yönelik faaliyetlere izin verecek şekilde yorumlanamayacağını aktardı.
“Parti kurmayı şirket kurmaktan daha kârlı görenler türemiştir”
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kayıtlarına göre Türkiye’de halen 186 siyasi parti bulunduğunu belirten Yıldız, bu partilerin farklı kategoriler altında sınıflandırılabileceğini söyledi.
Yıldız, “Meraklısına notlar” başlığıyla yaptığı paylaşımda siyasi partileri; “kitle partileri, ideoloji partileri, kadro partileri, bölgeci partiler, tabela partileri, hülle partileri, pazarlık partileri, kişi partileri, silsile partileri, kalıntı partiler, üyesiz partiler ve çıkar grubu olan partiler” şeklinde sıraladı.
Bu sınıflandırmaya başka oluşumların da eklenebileceğini belirten Yıldız, şöyle devam etti:
“Parti kurmayı şirket kurmaktan daha kârlı görenler türemiştir. Tabela partilerinin yasa dışı faaliyetlerini burada anlatmak zaman israfıdır. Son yıllarda kurulan pazarlık partilerinin demokrasiyi nasıl yozlaştırdıkları üniversitelerde tez konusu olmalıdır.”
Siyasi partilere ilişkin anayasal sınırları hatırlattı
Yıldız, daha sonraki paylaşımında da siyasi partilerin faaliyetlerine ilişkin yasal düzenlemeleri sıraladı.
Buna göre siyasi partiler; Türkiye Devleti’nin Cumhuriyet olan şeklini, anayasanın başlangıç kısmında ve 2’nci maddesinde belirtilen esaslarını ve devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne ilişkin hükümleri değiştirmeyi amaçlayamıyor.
Partiler ayrıca egemenliğin kayıtsız şartsız Türk milletine ait olduğu ve bunun anayasanın koyduğu esaslara göre yetkili organlar eliyle kullanılabileceği ilkesini de değiştiremiyor.
Yıldız, hiçbir kişi, zümre veya sınıfa egemenlik yetkisi bırakılamayacağını ve hiçbir kimse ya da organın kaynağını anayasadan almayan bir devlet yetkisi kullanamayacağını belirtti.
Seçim ve halkoylamalarının serbest, eşit, gizli ve genel oy esaslarına göre, açık sayım ve döküm ilkesi doğrultusunda yargı yönetim ve denetimi altında yapılması kuralının da siyasi partiler tarafından değiştirilemeyeceğini ifade etti.
Yıldız’ın paylaşımında, siyasi partilerin bölge, ırk, belli kişi, aile, zümre, cemaat, din, mezhep veya tarikat esaslarına dayanamayacağı da vurgulandı.
Ayrıca siyasi partilerin sosyal bir sınıfın diğer sınıflar üzerinde egemenliğini veya zümre egemenliğini ya da herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamayacağı belirtildi.
Partilerin askerlik, güvenlik veya sivil savunma hizmetlerine hazırlayıcı nitelikte eğitim ve öğretim faaliyetlerinde bulunamayacağını aktaran Yıldız, genel ahlak ve adaba aykırı amaçlar güdülemeyeceğini de kaydetti.
Yıldız, anayasanın hiçbir hükmünün, anayasa’da yer alan hak ve özgürlükleri yok etmeye yönelik faaliyetlerde bulunma hakkı verir şekilde yorumlanamayacağını belirtti.
Oy kullanma ve seçimlerde hileye hapis cezası
Yıldız, paylaşımının sonunda siyasi parti önseçimleri, kongre seçimleri ve parti görevlilerinin belirlenmesine yönelik oylamalarda hile yapılmasına ilişkin cezayı da hatırlattı.
Buna göre önseçimler ile siyasi parti kongrelerinin seçim ve kararları için yapılan oylamalarla, her kademedeki parti görevlileri ve yedeklerinin seçimi için yapılan oylamalara ve bu oylamaların sayım ve dökümüne hile karıştıranların bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağını ifade etti.







