Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Diyarbakır’da yaptığı açıklamalarda kentin tarihî, kültürel ve ekonomik önemine dikkat çekti. Kürt kimliğine yönelik geçmişte uygulanan inkâr politikalarından Kürtçe eğitime, toplumsal sorunların çözümünden Diyarbakır’ın ekonomik potansiyeline kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulunan Fidan, sorunların şiddet yerine diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini vurguladı.
“Cumhurbaşkanımız Diyarbakır’a Özel Önem Veriyor”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Diyarbakır’a özel bir önem verdiğini belirten Fidan, kentte yaşanan gelişmelerin yakından takip edildiğini söyledi.
Diyarbakır’ın kadim şehir kimliği, insanları, tarihi ve kültürüyle Türkiye açısından son derece önemli olduğunu ifade eden Fidan, tarih boyunca kentin önüne çeşitli engeller çıktığını dile getirdi.
Fidan, “Cumhurbaşkanımızın Diyarbakır’a verdiği özel bir önem var. Bu nedenle burada olup bitenler, Diyarbakır’ın kadim şehir coğrafyası, özel insanları, tarihi ve kültürü bizim için son derece önemlidir. Zaman zaman tarihte bunların önüne çeşitli engeller çıkmış, zaman zaman da nazar değmiş olabilir” dedi.
“Diyarbakır Tarihsel Yolculuğunu Sürdürecek”
AK Parti’nin son 25 yılda ortaya koyduğu çalışmalarla Diyarbakır’ın gelişim sürecinin güçlendiğini savunan Fidan, kentin ekonomik kalkınma ve sosyal gelişme bakımından daha ileri bir noktaya ulaşacağına inandıklarını ifade etti.
Diyarbakır’ın ticaret ve teknoloji alanlarında daha fazla söz sahibi olabileceğini belirten Fidan, bölgedeki ekonomik ve kültürel ilişkilerin gelişmesinin de kente önemli katkılar sunacağını kaydetti.
Fidan, “Biz inanıyoruz ki özellikle AK Parti’nin son 25 yılda ortaya koyduğu icraatlarla Diyarbakır, çıktığı tarihsel yolculuğu bundan sonra da sürdürecektir. Ekonomik kalkınmasının ve sosyal gelişmesinin daha da güçlenmesi, ticarette ve teknolojide daha fazla söz sahibi olması, bölgedeki diğer ekonomik ve kültürel ilişkilerinin gelişmesiyle Diyarbakır’ın çok daha ileri bir noktaya geleceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
“Kürt Kimliğini İnkâr Eden Bir Zihniyet Vardı”
Konuşmasında 12 Eylül döneminin politikalarına da değinen Fidan, Kürt kimliğini inkâr eden ve insanların kendi kimlikleriyle var olmasını yok sayan bir anlayışın bulunduğunu söyledi.
Bu zihniyetin uygulamada ve toplumsal zeminde sona erdirilmesinde AK Parti iktidarının önemli bir rol oynadığını savunan Fidan, 12 Eylül anlayışının Türkiye’nin birlik, beraberlik, güvenlik ve kalkınmasına zarar verdiğini belirtti.
Fidan, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Burada tarihin altının çizilmesi gereken önemli bir husus var: 12 Eylül zihniyeti. Özellikle Kürt kimliğini inkâr eden, insanların kendi kimlikleriyle var olmasını neredeyse yok sayan bir zihniyet vardı. Bu zihniyetin pratikte, sahada ve zeminde sonlanmasını sağlayan en önemli gelişmelerden biri, AK Parti kadrolarının halkın iktidarı olarak göreve gelmesi oldu.”
Fidan, 12 Eylül zihniyetinin ülkeyi ileriye taşımak yerine geriye götürdüğünü belirterek, “12 Eylül zihniyetinin ortaya çıkardığı anlayış, ülkenin birlik ve beraberliğini, güvenliğini ve kalkınmasını ileriye taşımak yerine geriye götürdü. AK Parti ise Türkiye’yi geriye götüren değil, ileriye taşıyan bir anlayışı ortaya koydu” dedi.
Kürtçe Eğitim Açıklaması
Kürtçe eğitim konusunda 2013 yılından itibaren önemli bir adım atıldığını ifade eden Fidan, bu düzenlemenin geç kalmış olmasına rağmen olumlu bir gelişme olduğunu söyledi.
Söz konusu meselenin daha önce de çözülebileceğini dile getiren Fidan, geçmiş dönemlerde Türkiye’nin kendi sorunlarına çözüm üretmek yerine Suriye, İran ve diğer ülkelerde yaşanacak gelişmelere odaklandığını belirtti.
Fidan, “2013 yılından beri Kürtçe eğitim konusunda da önemli bir adım atıldı. Geç oldu ama güç olmadı; güzel oldu. Belki bu mesele 13 yıl önce de çözülebilirdi. Ancak geçmişte Türkiye’nin kendi meselelerine çözüm üretmek yerine Suriye’den, İran’dan veya başka yerlerden ne çıkacağına bakılan dönemler oldu” diye konuştu.
“Sorunlar Şiddetle Değil, Diyalogla Çözülmeli”
Atılan adımların Türkiye’deki bütün sorunların tamamen çözüldüğü anlamına gelmediğine dikkat çeken Fidan, asıl önemli konunun toplumun karşı karşıya bulunduğu sorunlara nasıl çözüm üretileceği olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde ortaya konulan kardeşlik anlayışının daha da güçlendirilmesi gerektiğini belirten Fidan, toplumsal sorunların şiddetle değil, diyalog yoluyla ele alınması gerektiğini vurguladı.
Fidan, “Bütün bunların yapılmış olması, bütün sorunların tamamen çözüldüğü anlamına gelmiyor. Asıl mesele, toplumun sorunlarını nasıl çözeceğimizdir. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya konulan kardeşlik anlayışını güçlendirmemiz gerekiyor. Bir sorun varsa, bütün dünyanın yaptığı gibi bunu şiddetle değil, diyalog yoluyla çözmek gerekir” ifadelerini kullandı.
“Diyarbakır’da İnanılmaz Büyük Bir Ekonomik Potansiyel Var”
Diyarbakır’ın ekonomik geleceğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Fidan, kentte büyük bir potansiyel bulunduğunu söyledi.
Irak ve Suriye’de istikrarın güçlenmesiyle birlikte Diyarbakır’ın bölgesel ticarette daha etkin bir konuma ulaşabileceğini belirten Fidan, Türkiye’nin bölgesel politikalarının doğru şekilde sürdürülmesinin kentin ekonomisine olumlu yansıyacağını ifade etti.
Fidan, “Diyarbakır’da inanılmaz büyük bir ekonomik potansiyel var. Hem Irak’ta hem Suriye’de istikrarın güçlenmesi ve bölgesel politikalarımızın doğru şekilde yürütülmesiyle birlikte buradaki ekonomik potansiyelin çok daha güçlü şekilde ortaya çıkacağını göreceğiz” dedi.







