Kulis bilgisi diye satılan yalanlar ve bir sürecin süreçsizliği

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Batmanlı gazeteci İlhami Işık, Çözüm Süreci yazılarına devam ediyor. Işık’ın Elips Haber için kaleme aldığını yazısında ortaya ‘kulis’ bilgisi diye atılan iddialara değindi.

İŞTE O YAZI:

Bakmayın siz “kulis” bilgisi adı altında yazılan ve söylenen yalanlara.

Daha fazla okunmak, daha fazla izlenmek, daha fazla görüntüleme almak için üretilen bu asparagas haberlere inanmayın.

Çünkü bunların amacı haber vermek değil, tıklama, beğeni ve etkileşim toplamaktır.

Toplumun sorgulama yetisini büyük ölçüde kaybettiği bu dönemde, bu tür yalanların alıcısı her zaman olacaktır.

O yüzden de bu yalanlar hiç bitmeyecek. Örnekleri saymakla bitmez.

“Yok Erdoğan talimat verdi, yasayı Meclis’e getirin” deniyor.

“Yok PKK 72 mağarayı boşalttı” deniyor.

“Yok Temmuz’da yasa Meclis’e gelecek” deniyor.

“Yok Meclis, yasa çıkmayana kadar tatile girmeyecek” deniyor.

Merak uyandırmak, korku ya da umut pompalamak, sonra da “bakın yine tutmadı” deyip yeni bir yalanla devam etmek.

Bu döngü, hem iktidar yanlısı hem muhalif mecralarda aynı hızla işliyor.

Çünkü her iki tarafta da “kulisçi” diye nitelendirilen isimler, bu yalanları en az gerçek haber kadar rahatça dolaşıma sokuyor.

Toplum da artık “Acaba doğru mu?” diye sormak yerine, “Kim daha çok ses getirdi?” diye bakıyor.

Bu yüzden yalan, her zaman kazanacak gibi görünüyor.

Peki gerçekte ne oluyor? Evet, bir süreç var.

Bunu inkâr etmek gerçekçi olmaz.

İktidar da bu sürecin devam etmesini istiyor. Çünkü sürecin varlığı, hem içeride hem dışarıda belirli dengeleri sağlıyor.

Ancak bu sürecin yasal bir çerçeveye, yani somut bir yasaya dönüşmesi konusunda iktidarın hiç acelesi yok.

Tam tersine, süreci mümkün olduğunca zamana yaymak, uzatmak ve belirsiz bırakmak istiyorlar.

Neden?

Çünkü bu belirsizlik, iktidara ülke içinde siyasal mühendislik yapma imkânı tanıyor.

Toplumu kutuplaştırmak, farklı kesimleri birbirine karşı konumlandırmak, muhalefeti sürekli “süreç destekçisi” ya da “ihanetçi” diye yaftalamak, kendi tabanını ise “güvenlik” ve “milli çıkar” üzerinden mobilize etmek, Bunların hepsi, sürecin netleşmediği, yasal bir forma bürünmediği ortamda daha kolay yapılıyor.

İktidar, bu siyasal mühendisliklerin kendisine en fazla kazanım sağlayacağı ana kadar süreci sürüncemede bırakma niyetinde.

Süreç var ama bu süreç “süreçsiz bir süreç”.

Yasal altyapısı olmayan, somut adımları belirsiz, her an yön değiştirebilecek, her an askıya alınabilecek bir durum.

İktidar, bu belirsizliği sonbahara kadar, hatta mümkünse daha da ötesine taşımak istiyor.

Çünkü sonbahar, hem ekonomik hem siyasi açıdan kritik bir dönem.

O zamana kadar süreci rengini belli etmeyecek şekilde, gri bir alanda tutmak işlerine geliyor.

Bu yüzden kulis haberlerine, “Erdoğan şöyle dedi”, “Meclis’te şöyle bir hareket var”, “PKK’dan şöyle bir adım geldi” tarzı iddialara mesafe koyun.

Bunların çoğu, ya bilinçli olarak pompalanan dezenformasyon ya da “bir şeyler oluyor” havası yaratmak için uydurulmuş spekülasyon.

Gerçek süreç ise çok daha yavaş, çok daha kontrollü ve çok daha iktidarın lehine olacak şekilde yönetiliyor.

Sonbahara kadar renk vermeyecek bir süreç.

İşte asıl mesele bu.

Ve bu gerçeği görmek, kulis yalanlarının sis perdesini aralamakla başlanmalı.

Giriş Yap

Batman Burada ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

NOT: ✅ Oturumu açık tut kısmını aktif hale getirin.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.