CHP Genel Başkanı Özgür Özel, BirGün Gazetesi’nin sorularını yanıtladı.
“Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’e iftira atılmak istediler. Beceremediler, okları bir diğer en yakınım Veli Ağbaba’ya çevirdiler. Sağdıcım, çocukluk arkadaşım Demirhan’ı aldılar. En yakınlarıma saldırıyorlar”
“Bir kadın, CHP’nin kadın milletvekillerine, özel kalem müdürümüze akıl almaz iftiralar atıyor. Ben genel başkan olduktan sonra sıkı korunuyorum. Gittiğim her yerde, kaldığım yerlerde korumalar, gerektiğinde jandarma bekliyor. Korumalar şahitlik etmek istediler, ‘Devlet memurusunuz gerek yok’ dedim. Bir otele gitsem kapıya iki tane polis koyuyorlar, kaldığım yerin önünde kapıda iki polis duruyor. Olacak iş değil.”
“Bu sefer, ‘Adam topyekun partiyi savunuyor’ diyerek benim belimi kırmaya çalışıyorlar. Büyük bir gözü dönmüşlük içinde hareket ediyorlar”
“AKP’li siyasetçi, ‘Cumhurbaşkanımız ve AK Parti’nin bu olanlarla ilgisi yok. Akın Gürlek ve etrafındaki grubun yaptığı bir şey. Bu kadarını hiç kimse doğru bulmuyor’ diye yazdı bana. ‘Erdoğan iyi, etrafı kötü’ yalanından bıktık artık. Bu yalana bizim inanmamızı bekliyorlar halen. Bakanı atayan, yaptığı iyi şeylerden de kötü şeylerden de sorumludur. Bu kadar katı bir lider hakimiyetinin olduğu yerde, bağımsız hareketler beklemiyoruz. Ben bana yazıp günah çıkartan AKP’liye, ‘Yanlış genel başkana yazıyorsunuz, kendi genel başkanınıza yazın’ dedim.”
“Ali Mahir Başarır’ın en yakınının cep telefonunu aldılar, oradan bir şey bulup onu paylaştılar. Şimdi benim en yakınımı Demirhan Gözaçan’ı aldılar, rahmetli Ferdi Zeyrek, Demirhan ve ben en yakın üçlüydük. Bir umut onun cep telefonuna erişecekler. AK Parti geçen hafta, ‘Savcılıktaki görüntülerin paylaşılmasını kınıyoruz’ diye Meclis’te. Bu iftiraları atan kişi bilgileri Adalet Bakanlığı’ndan alıyor. Bakanlıktan soruşturmalarla ilgili bütün bilgileri deşifre ediyorlar. Gruplardan, hükmedebildikleri gazetelerin muhabirlerine mesajlar gönderiyorlar. Ayrı ayrı gruplar kurmuşlar ki birinden bir şey sızarsa kim olduğu belli olsun diye. Böyle acayip bir durum var.”







