SAMER araştırması: Toplum barış sürecini reddetmiyor ama güvenmiyor

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

SAMER’in 18 ilde yaptığı kamuoyu araştırması, toplumun barış sürecine yaklaşımında “güven sorununun” öne çıktığını gösterdi. Katılımcıların yarısına yakını sürece güvenmezken, AK Parti ve CHP arasındaki oy farkının daraldığı görüldü.

İLKE TV’de yer alan habere göre, SAMER Saha Araştırmaları Merkezi tarafından 7-10 Mayıs 2026 tarihleri arasında 18 ilde yapılan “Türkiye Geneli Siyasal Gündem ve Seçmen Eğilimi Araştırması”, kamuoyunun barış ve müzakere sürecine ilişkin yaklaşımında temkinli bir çizginin öne çıktığını ortaya koydu. Araştırmaya göre toplumun önemli bir bölümü sürecin olumlu sonuçlanabileceğine dair net bir güven taşımıyor. Siyasal aktörlerin performansına yönelik memnuniyetsizlik ise yüksek oranda.

Bilgisayar destekli CATI yöntemiyle gerçekleştirilen araştırma; İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Samsun, Trabzon, Konya, Kayseri, Adana, Antalya, Şanlıurfa, Diyarbakır, Mardin, Batman, Adıyaman, Ağrı, Erzurum ve Van’da toplam 1995 kişiyle yapıldı. Çalışmada yurttaşların 2024 Ekim ayında başlayan barış ve müzakere sürecine ilişkin değerlendirmeleri, sürece duyulan güven ve siyasal tercihler ölçüldü.

‘Olumlu sonuçlanır’ diyenler yüzde 21,8’de kaldı

Araştırmada katılımcılara yöneltilen “Mevcut diyalog tartışmalarını göz önünde bulundurarak sürecin olumlu sonuçlanabileceğini düşünüyor musunuz?” sorusuna verilen yanıtlar, toplumdaki belirsizlik ve temkinli yaklaşımı ortaya koydu.

SAMER araştırması: Toplum barış sürecini reddetmiyor ama güvenmiyor

Katılımcıların yüzde 21,8’i “Evet” yanıtını verirken, yüzde 26,5’i sürecin olumlu sonuçlanmayacağını düşündüğünü belirtti. Yüzde 20,7’lik kesim “Kısmen” derken, yüzde 14,9’u “Kararsızım”, yüzde 12,3’ü ise “Fikrim yok” yanıtını verdi. Yüzde 3,8’lik kesim ise “Süreç yok” görüşünü dile getirdi.

Araştırma değerlendirmesinde, “kısmen”, “kararsızım” ve “fikrim yok” yanıtlarının toplam oranının yüksek çıkmasının, toplumda sürecin niteliği ve geleceğine ilişkin net bir kanaatin henüz oluşmadığını gösterdiği belirtildi.

Güven düzeyi düşük

Araştırmada katılımcılardan yürüyen sürece duydukları güveni 1’den 5’e kadar puanlamaları istendi. Sonuçlar, sürece yönelik güvenin düşük seviyede kaldığını gösterdi.

SAMER araştırması: Toplum barış sürecini reddetmiyor ama güvenmiyor

Katılımcıların yüzde 22,9’u “1-Hiç güvenmiyorum”, yüzde 23,2’si ise “2-Güvenmiyorum” yanıtını verdi. Böylece sürece güvenmediğini belirtenlerin toplam oranı yüzde 46,1’e ulaştı.

Yüzde 25,9’luk kesim “3-Az güveniyorum” derken, yüzde 16,8’i “4-Güveniyorum”, yüzde 7,4’ü ise “5-Çok güveniyorum” yanıtını verdi. Yüzde 3,8’lik kesim de “Süreç yok” görüşünü savundu.

Araştırma değerlendirmesinde, güven düzeyinin düşük seyretmesinin, süreci yöneten aktörlerin kapasitesi ve samimiyetine yönelik kuşkularla bağlantılı olduğu ifade edildi. Buna karşın orta düzeyde güven belirten kitlenin varlığı, uygun siyasal ve kurumsal adımlar atılması halinde toplumsal desteğin genişleyebileceğine işaret eden bir veri olarak yorumlandı.

Sorumluluğun adresi: Hükümet ve Meclis

Araştırmanın başlıklarından biri de katılımcıların çözüm sürecinin sorumluluğunu hangi aktörlerde gördüğüne ilişkin veriler oldu.

“Barış ve müzakere sürecinin sağlıklı ilerleyebilmesi için öncelikli sorumluluğun hangi kurumda/yapıda olduğunu düşünüyorsunuz?” sorusuna katılımcıların yüzde 40,7’si “Hükümet”, yüzde 25,9’u ise “Meclis” yanıtını verdi.

SAMER araştırması: Toplum barış sürecini reddetmiyor ama güvenmiyor

Muhalefet diyenlerin oranı yüzde 11,2 olurken, yüzde 10,3 Abdullah Öcalan’ı, yüzde 8,1 ise PKK’yi sorumlu aktör olarak gördüğünü ifade etti. Yüzde 3,8’lik kesim ise “Süreç yok” dedi.

Araştırma değerlendirmesinde, hükümet ve Meclis’in ilk sıralarda yer almasının toplumun çözüm beklentisini demokratik siyasal mekanizmalar üzerinden tanımladığını gösterdiği vurgulandı. Muhalefet, Abdullah Öcalan ve PKK’ye yönelik sorumluluk atfının daha düşük seviyede kalması ise kamuoyunun sürecin merkezine kurumsal siyaseti yerleştirdiği şeklinde yorumlandı.

‘Sorumluluklar yerine getirilmiyor’ görüşü baskın

Katılımcılara, sorumluluğu bulunduğunu düşündükleri kurum veya yapının bu sorumluluğun gereğini yerine getirip getirmediği de soruldu.

SAMER araştırması: Toplum barış sürecini reddetmiyor ama güvenmiyor

Bu soruya katılımcıların yüzde 52,7’si “Hayır” yanıtını verdi. Yüzde 26,9 “Evet”, yüzde 16,6 ise “Kısmen” derken, yüzde 3,8’lik kesim “Süreç yok” yanıtını verdi.

Araştırma değerlendirmesinde bu tablonun yalnızca güven eksikliğine değil, aynı zamanda siyasal aktörlerin performansına yönelik düşük toplumsal tatmine işaret ettiği belirtildi. Sürecin kamuoyu nezdinde yeterince güven ve ikna üretemediği değerlendirmesi yapıldı.

AK Parti ve CHP arasında sınırlı fark

Araştırmanın siyasal eğilim bölümünde ise AK Parti ile CHP’nin birbirine oldukça yakın oy oranlarına sahip olduğu görüldü.

“Bu pazar genel seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?” sorusuna katılımcıların yüzde 27,2’si AK Parti, yüzde 26,9’u CHP yanıtını verdi. Kararsız seçmen oranı yüzde 10,9 olarak ölçüldü.

SAMER araştırması: Toplum barış sürecini reddetmiyor ama güvenmiyor

DEM Parti’nin oy oranı yüzde 7,4, MHP’nin yüzde 6,5 oldu. Yüzde 4,8 “Oy kullanmayacağım” derken, İYİ Parti yüzde 4,7, Zafer Partisi yüzde 2,8, Anahtar Parti yüzde 2,7, Yeniden Refah Partisi yüzde 2,6 ve TİP yüzde 0,8 oranında destek aldı.

Kararsızlar ve “oy kullanmayacağım” yanıtları dağıtıldığında ise AK Parti yüzde 32,3, CHP yüzde 31,9 seviyesine çıktı. DEM Parti yüzde 8,8, MHP yüzde 7,7, İYİ Parti yüzde 5,5 oranına ulaştı. Zafer Partisi yüzde 3,3, Anahtar Parti yüzde 3,2, Yeniden Refah Partisi ve “Diğer” seçenekleri yüzde 3,1, TİP ise yüzde 1,1 olarak hesaplandı.

Araştırma değerlendirmesinde, iki büyük parti arasındaki farkın oldukça sınırlı kalmasının siyasal rekabetin yüksek düzeyde sürdüğünü gösterdiği belirtildi. Kararsız seçmen oranının yüksek seviyede bulunması ise seçmen davranışındaki hareketliliğin devam ettiğine işaret eden önemli göstergelerden biri olarak değerlendirildi.

‘Toplum reddetmiyor ancak güven sorunu sürüyor’

Araştırmanın genel değerlendirme bölümünde ise toplumun barış ve müzakere süreçlerine bütünüyle reddedici yaklaşmadığı, ancak güven, şeffaflık, kurumsal sorumluluk ve siyasal irade konularında ciddi soru işaretleri taşıdığı vurgulandı.

Değerlendirmede, kamuoyunda gözlenen temkinli yaklaşımın süreçlerin toplumsal destek üretebilmesi için daha kapsayıcı, güven artırıcı ve kurumsal meşruiyeti güçlendiren politikaların gerekliliğine işaret ettiği ifade edildi.

Giriş Yap

Batman Burada ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

NOT: ✅ Oturumu açık tut kısmını aktif hale getirin.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Uygulamamızı İndir ve Yorum Yap 🌟