Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 12 Eylül 1980’de yönetime el koymasının üzerinden 46 yıl geçti. Türkiye siyasi tarihinin en karanlık dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçen darbe sürecinde 650 bin kişi gözaltına alındı, 230 bin kişi yargılandı ve 49 kişi idam edildi.
Darbe harekâtı gece saat 03.00 sıralarında TRT, PTT ve önemli kamu kurumlarının kontrol altına alınmasıyla başladı. Saat 04.00’te radyodan yayımlanan bildiriyle TBMM’nin ve hükümetin feshedildiği, milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırıldığı ve ülke genelinde sıkıyönetim ilan edildiği açıklandı.
Genelkurmay Başkanı Kenan Evren’in başkanlığındaki Milli Güvenlik Konseyi ülke yönetimini devraldı. Siyasi partilerin faaliyetleri durdurulurken Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan ve Alparslan Türkeş gibi siyasi liderler gözetim altında tutuldu.
Darbe döneminde 7 bin kişi hakkında idam cezası istendi, 517 kişi idama mahkûm edildi ve bunlardan 49’unun cezası infaz edildi. Yaklaşık 100 bin kişi örgüt üyeliği suçlamasıyla yargılanırken 14 bin kişi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkarıldı.
Darbe sonrasında Yükseköğretim Kurulu kuruldu, çok sayıda akademisyen üniversitelerden uzaklaştırıldı. Hazırlanan 1982 Anayasası ise 7 Kasım 1982’de yapılan referandumda yüzde 91,37 “evet” oyuyla kabul edildi.
Darbeden sonraki ilk genel seçim 1983 yılında gerçekleştirildi. Siyasi yasaklar ise 1987’de yapılan referandum sonucunda kaldırıldı. Aradan 46 yıl geçmesine rağmen 12 Eylül’ün siyasi, toplumsal ve hukuki etkileri Türkiye’de tartışılmaya devam ediyor.







