Amedspor’un tarihinde ilk kez Süper Lig’e yükselmesi, milyonlarca taraftarın sevincine sahne olurken Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ile Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, kulübü hedef alan tartışmalı açıklamalara devam ediyor.
Sahada kazanılan sportif başarıyı gölgelemeye çalışan Özdağ, Amedspor’un Süper Lig’e kendi başarısıyla çıkmadığını öne sürerek, “Amedspor Süper Lig’e çıkmadı, çıkarıldı” ifadelerini kullandı. Kulübün yükselişinin toplumsal gerilimi artırmaya yönelik siyasi bir plan olduğunu iddia eden Özdağ, Amedspor’u herhangi bir somut kanıt ortaya koymadan PKK ile ilişkilendirdi.
Yaklaşık 4 milyon taraftarı bulunduğunu söylediği Amedspor’un farklı kentlerde oynayacağı karşılaşmalar üzerinden gerilim çıkabileceğini savunan Özdağ, daha maçlar başlamadan kulübü ve taraftarlarını potansiyel bir tehdit gibi göstermeye çalıştı. Özdağ’ın açıklamaları, futbolseverleri hedef gösteren ve deplasman karşılaşmaları öncesinde tansiyonu yükselten tehlikeli bir dil olarak değerlendirildi.
Amedspor’a yönelik bir başka çıkış ise BBP Genel Başkanı Mustafa Destici’den geldi. Destici, kulübün “Amedspor” adını kabul etmediğini söyleyerek Türkiye Futbol Federasyonunun bu isimle lisans vermemesi gerektiğini savundu.
“Amed diye bir vilayet mi var?” diyen Destici, kulübün adının Diyarbakırspor olması gerektiğini ileri sürdü. Ancak Amedspor ile Diyarbakırspor’un birbirinden farklı iki spor kulübü olduğu gerçeğini görmezden gelen Destici, bir kulübün kimliği ve resmî adı üzerinden yeni bir tartışma başlattı.
Destici bununla da yetinmeyerek Amedspor tribünlerinde Türk bayrağı bulunmadığını iddia etti ve açıklamalarını Mehdi Zana’nın cenazesi üzerinden sürdürdü. Bir futbol kulübüne yönelik eleştirinin cenaze törenine ve toplumsal kimliklere kadar genişletilmesi, kullanılan ayrıştırıcı siyasi dilin boyutunu bir kez daha ortaya koydu.







