Franko, Futbol, Fiesta, Fado…

featured

General Franko, 39 yıllık diktatörlük hayatında 3F sayesinde koca İspanya’yı kolayca yönetti. Yani Futbol, Fiesta, Fado.

Fiesta ; Şenlik, tören, festival, Bayram..
Fado ; dramatik müzik yani bizdeki arabesk müzik gibi.
Futbol zaten herkesin malumu oyun.

Stadyumlarda, kafelerde, eğlence mekanlarında, tören meydanlarında futbolla, müzikle, eğlenceyle, törenlerle uyutulan, üretmeyen, düşünmeyen kalabalık yığınlar, milyonlarca insanlar…

İspanya’nın nüfusu 1952 de 18 milyon, stadlar 125.000 kişilik.
Oysa 84 milyonluk Türkiye’de hala en büyük stadyum 80.000 kişilik.
Neyse ki, Franko gitti ve İspanya yeniden yapılandı güçlendi. Bu arada İspanyol halkı 39 yıl kaybetti.

Türkiye’de manzara nasıl farklı mı?
Hadi beraber analiz edelim.
Bizim Cumhurbaşkanımız General değil, halk seçti. Hatta muhafazakar bir başkan. İslami değerlere sıkı sıkıya bağlı ayrıca ben Osmanlı Torunuyum diyor ve değer yargılarına saygılı.
Darbeci zihniyete de karşı.
Ülkemizde yatırım adına iyi şeyler yaptı.
Sağlık, eğitim, ulaşım ve savunma sanayi için önemli yatırımlara imza attı.
Ama 3F ülkemizde de muhafazakar Cumhurbaşkanımıza rağmen devrede.
Adeta uluslararası bir proje gibi tam gaz devam ediyor. Nasıl mı?
İşte cevabı:
Futbol ülkemizde tam bir kumar bataklığı. Bahis oyunlarında dönen paralar dudak uçuklatacak kadar büyük…
Artık futbol maçlarında sonucu büyük bahis mafya babaları belirliyor zira pasta çok büyük.
Öte yandan bahis yüzünden herşeyini kaybedenler, intiharlar…
Spor barış kardeşliktir yalanı ile yıllardır bizi oyalayanlara soruyorum. Bakın Stadyumlarda binlerce polise rağmen taraftar kavgaları bitmiyor. Şiddet olayları her maçta var. GS-FB Taraftarları 120 yıldır dost olamadılar. Daha dün Bursa – Amed maçında yaşananları herkes gördü.

Bir de futbolun erkekleştirme projesi var. LGBT’nin cinsiyetsiz toplum projesi adeta belediyeler tarafından uygulamaya konulmuş. Halk çöpte ekmek ararken, belediyeler halkın parasıyla kadın futbol basketbol hentbol atletizm takımları kuruyor ve trilyonlar çöpe gidiyor. Bu erkekleşen kadınlar ilerde anne olmayı değil ünlü ve zengin olmayı seçer.
Bu saçmalıklara son verilmeli.
Halkın parası halkın GERÇEK İHTİYAÇLARINA harcanmalı.
Ne yazık ki AKP MHP HDP CHP İP yani tüm partilerin belediyeleri bu oyunun içinde.
Buna da halka hizmet, gençlere sağlıklı yaşam adını veriyorlar.
Oysa hepsi varlıklı ailelerin kızları. Yoksul kızların aileleri ekmek kavgasında zaten.
Belediyeler, zengin ailelerin kızlarına eğlenceli zamanlar geçirsinler diye bayan voleybol futbol takımları kurmak yerine yoksul gençleri sokaktan kurtaracak projeler üretsin.

Kültür Müdürlükleri, kültür denince sadece müzik anlıyor…
Bir de “İyilik Kültürü, düşeni kaldırma kültürü” “İnsanı yaşatma kültürü” var.
Haberiniz olsun.
Yılda 15 milyon yolcu taşıyan belediye otobüslerindeki Led Ekranlara güzel birkaç cümle, atasözü vs yazmayı bu topluma çok gören belediyeler toplumsal kültüre yabancı.
Sokaklardaki şiddete ve kaosa kör ve sağır kalmak budur.
15 milyon insana hergün o ekranlarda güzel mesajlar vermek bu kadar mı zor. Vebal büyük. Aklınızı başınıza alın…
Ayrıca futbol ülkeleri ileri götürseydi Dünya kupası sahipleri Arjantin Brezilya Meksika’da neden yağma var. Uyuşturucu çeteleri devletten güçlü halde, bazı şehirler adeta kurtarılmış bölge durumunda…

Bu arada şu gerçeği görmezden gelen özellikle iktidar partisine soruyorum : bu vatan için canını feda eden şehitlerin tabutuna sarılan Türk bayrağının LGBT li sapık Lezbiyen Ebrar’ın göğsünde ne işi var. Bu sizi rahatsız etmiyor mu…
O rezil ve sapık kadın Genç kızlara rol model olmaya çalışıyor siz de izliyorsunuz…
Her vatansever gibi ben bu durumdan rahatsızım. Benim vergimden Ebrar ve onun gibi sapıklara harcanan her kuruş haram olsun.

Dünyanın birçok ülkesinde insanlar bir ay çalışıp aldığı bir arabayı biz 30 yıl zor alıyoruz bir telefon için bile bir yıl taksit ödüyoruz. Ev almak mı o da ne… Artık kocaman bir hayal…
İktidar partisi ve sistem, 3F kuralını dayatmakta haklı.
Halk müzik futbol festivallere uyumalı ki, neden ev araba alamıyorum demesin.
Bırakın Avrupayı Amerikayı İngiltere yi, bir Polonyalı bile bir aylık kazancıyla araba alabiliyor. Biz de yüz yıldır kahramanlık hikayeleriyle uyutuluyoruz!

Benim önerim şu ; Başta Devlet ve Belediyeler sonra da büyük holdingler Voleybolcu zengin aile kızlarına ayırdıkları bütçeyi AR-GE çalışmalarına ve yoksul gençlere ayırsınlar…
Artık uyumaya değil yaşamaya ihtiyacımız var…

Yorumlar kapalı.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Giriş Yap

Batman Burada ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!