DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan, Kürt meselesinin çözümü için adım atılmasını istedi “Çözümü güvenlik mekanizmalarına havale eden her yaklaşımın nereye vardığını tarih bize defalarca gösterdi” dedi. Bakırhan Öcalan’ın statüsünün hukuki ve siyasi zeminde ele alınması gerektiğini de söyledi.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde yasal ve demokratikleşme adımlarının atılmaması nedeniyle sürecin durağanlaştığı yönündeki tartışmalar sürerken, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, sürecin geldiği aşamaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İktidarın Ramazan Bayramı sonrası Meclis’e bazı düzenlemelerin geleceğine dair açıklamalarının üzerinden yaklaşık bir buçuk ay geçmesine rağmen somut bir adım atılmaması dikkat çekerken, Bakırhan sürecin hukuki ve siyasi zemine oturtulması gerektiğini vurguladı.
Mezopotamya Ajansı’ndan Ömer Güngör’e konuşan Bakırhan, “Çözümü yalnızca güvenlik mekanizmalarına havale eden her yaklaşımın nereye vardığını tarih bize defalarca gösterdi. Siyasi ve hukuki çerçevesi olmayan, muhatabı tanımsız her süreç akamete uğruyor” ifadelerini kullandı.
“STATÜ AYRICALIK DEĞİL”
Abdullah Öcalan’ın “statüsü” tartışmalarına değinen Bakırhan, bu konunun bazı çevreler tarafından bilinçli şekilde yanlış anlatıldığını savundu.
Bakırhan, “Statü, Öcalan’a ayrıcalık değildir. Sürecin işleyebilmesi için zorunlu olan hukuki ve siyasi koşulların yaratılmasıdır” dedi.
“Statü” tartışmasının üç temel ayağı olduğunu belirten Bakırhan, bunları Öcalan’ın hukuki durumunun netleşmesi, çalışma ve iletişim koşullarının oluşturulması ve siyasi muhataplığın tanınması olarak sıraladı.
“MUHATAPLIK BOŞLUĞU DOLDURULMALI”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin gündeme getirdiği “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” önerisini de değerlendiren Bakırhan, önerinin önemli olduğunu ancak içinin doldurulması gerektiğini söyledi.
Bakırhan, “Koordinatörlük, kurul ya da adına ne dersek, önerilen adımlar yetkisiz ve fonksiyonsuz kaldığında bir kurum değil, bir dekor olur” diye konuştu.
Sürecin Meclis zemininde görünür hale gelmesi gerektiğini belirten Bakırhan, önerilen mekanizmaların siyasi meşruiyet ve hukuki çerçeve oluşturması gerektiğini kaydetti.
“ÖCALAN VAZGEÇİLEMEZ AKTÖR”
Abdullah Öcalan’ın “özgür çalışma koşulları”na sahip olması gerektiğini ifade eden Bakırhan, çözüm sürecinin ilerleyebilmesi açısından bunun zorunlu olduğunu savundu.
Bakırhan, “PKK’nin demokratik siyasete katılımıyla ilgili yasal ve siyasal süreçlerde hızlı ve güçlü sonuç almak için tek aktör Sayın Öcalan’dır. Sayın Öcalan vazgeçilemez ve ikame edilemez aktördür” dedi.
Öcalan’ın toplumla iletişim kurmasının sürecin toplumsallaşması açısından önemli olduğunu belirten Bakırhan, mevcut koşulların çözüm süreci açısından yetersiz olduğunu ifade etti.
“YEREL YÖNETİMLERDE YENİ DENGE KURULMALI”
Bakırhan, Öcalan’ın mesajlarında yer alan “demokratik toplum yasası, özgür yurttaş yasası, genişletilmiş yerel yönetim yasası ve barış yasası” başlıklarına da değindi.
Yerel yönetimlere ilişkin tartışmaların yanlış yorumlandığını savunan Bakırhan, “Güçlü yerel yönetim deyince bazıları bölünmeyi akla getiriyor. Oysa mesele demokratik işleyiştir” dedi.
Türkiye’nin Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na koyduğu çekincelerin kaldırılması gerektiğini söyleyen Bakırhan, “Bu sadece Diyarbakır’ın değil; İstanbul’un, İzmir’in, Trabzon’un da meselesidir” ifadelerini kullandı.
“SÜREÇ YA İLERLER YA GERİLER”
Sürece ilişkin somut takvim ve görüşmelerin kamuoyuna yansımamasının tartışmaları artırdığına dikkat çeken Bakırhan, “Barış süreçleri boşluk kaldırmaz. Takvim yoksa söylenti büyür, görüşme yoksa güvensizlik derinleşir” dedi.
“Sayın Öcalan çağrısını yaptı, PKK fesih iradesini açıkladı. Bu karar stratejiktir dendi ve tarihi adımlar atıldı” diyen Bakırhan, “Bu noktadan sonra devletin ‘bekleme’ lüksü olmamalı. Uygun zaman şimdidir” diye konuştu.
“MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
DEM Parti’nin sürece ilişkin bir yol haritası bulunduğunu belirten Bakırhan, “Takvimimiz mücadeledir” dedi.
Bakırhan, “Silahsızlanma sürecinin yasal, idari ve siyasal gereklilikleri yerine getirilmeli, demokratikleşme sağlanmalıdır. Biz de bunlar gerçekleşene kadar mücadele edeceğiz” ifadelerini kullandı.







