Spectrum House tarafından hazırlanan “Türkiye Gündemi ve Siyasi Eğilim Araştırması Haziran 2026” raporu, kamuoyunun ekonomi, çözüm süreci, hukuk ve siyaset başlıklarındaki güncel eğilimlerini ortaya koydu. Araştırma sonuçlarına göre toplumun önemli bir bölümü, çözüm sürecinin başarıya ulaşmasının ekonomiye olumlu katkı sağlayacağını düşünüyor. Öte yandan katılımcıların yarısından fazlası yeni bir anayasa yapılmasını desteklerken, ekonomik tabloya ilişkin değerlendirmelerde karamsar görüşler öne çıktı.
Çözüm sürecinin ekonomiye katkı sağlayacağı düşünülüyor
Araştırmaya katılanların yüzde 59,2’si, çözüm sürecinin başarıyla sonuçlanmasının Türkiye ekonomisine olumlu yansıyacağını ifade etti. Buna karşılık yüzde 27,3 bu görüşe katılmadığını belirtirken, yüzde 7,1 kararsız olduğunu söyledi. Katılımcıların yüzde 6,4’ü ise soruya yanıt vermedi.
Etnik köken bazında yapılan değerlendirmede, çözüm sürecinin başarıya ulaşacağına inananların oranı Türk seçmenlerde yüzde 39,9, Kürt seçmenlerde ise yüzde 50,9 olarak ölçüldü. Başarı beklemediğini söyleyenlerin oranı Türk seçmenlerde yüzde 45,3, Kürt seçmenlerde ise yüzde 32,4 oldu.
Sürece ilişkin en yaygın değerlendirme: Siyasi amaçlı
Katılımcılara yöneltilen “Size göre çözüm süreci en çok neyi ifade ediyor?” sorusunda en yüksek oran yüzde 29,5 ile “Siyasi amaçlarla yürütülen bir süreç” yanıtı oldu.
Araştırmada;
- Yüzde 24,5 süreci hem güvenlik hem demokratikleşme süreci olarak gördüğünü,
- Yüzde 19,3 örgütün silah bırakması ve feshi anlamına geldiğini,
- Yüzde 10,3 Kürt meselesinin çözümü olarak değerlendirdiğini belirtti.
- Yüzde 16,4 ise görüş bildirmedi.
Sürecin yürütülmesindeki en büyük sorumluluğun kimde olduğu sorusunda katılımcıların yüzde 43,5’i Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yanıtını verdi. Yüzde 19’u tüm tarafların eşit sorumluluk taşıdığını ifade ederken, yüzde 11,4’ü Devlet Bahçeli ve MHP’yi işaret etti. DEM Parti diyenlerin oranı yüzde 2,7, Abdullah Öcalan diyenlerin oranı yüzde 2,2, PKK diyenlerin oranı ise yüzde 0,5 olarak kaydedildi.
Demokratik reformlar ilk beklenti oldu
Katılımcılara göre çözüm sürecinin başarıya ulaşması için atılması gereken en önemli adım, yüzde 33,2 ile demokratik hak ve özgürlükleri genişletecek yasal düzenlemeler oldu.
Bunu;
- Yüzde 24,2 ile silah bırakma sürecinin tamamlanması,
- Yüzde 18,5 ile toplumsal desteğin güçlendirilmesi takip etti.
Ekonomide kötümser tablo dikkat çekti
Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 44,4’ü, mevcut kişisel ekonomik durumunu “kötü” veya “çok kötü” olarak değerlendirdi. Ekonomisini “iyi” veya “çok iyi” görenlerin oranı ise yalnızca yüzde 17,9 oldu.
Önümüzdeki bir yıla ilişkin beklentiler de olumsuz bir tablo ortaya koydu. Katılımcıların yüzde 51,8’i Türkiye ekonomisinin daha kötüye gideceğini düşünürken, yüzde 21,6’sı ekonominin düzeleceğini ifade etti. Yüzde 20,5 ise mevcut durumun değişmeyeceği görüşünü dile getirdi.
Ekonomik sorunların sorumlusu olarak ise katılımcıların yüzde 49,4’ü Cumhurbaşkanı Erdoğan ve hükümeti gösterdi. Yüzde 12,8 mevcut ekonomi yönetimini, yüzde 12,5 ise dış gelişmeler ve küresel ekonomik koşulları sorumlu tuttu.
Yargıya güven sınırlı kaldı
Araştırmada yargının bağımsızlığına ilişkin değerlendirmelerde de dikkat çekici sonuçlar ortaya çıktı.
Katılımcıların yüzde 45,2’si, yargının büyük ölçüde ya da tamamen siyasi etki altında olduğunu düşündüğünü belirtirken, yargıyı bağımsız bulanların toplam oranı yüzde 22,3 seviyesinde kaldı.
Yeni anayasa isteyenler çoğunlukta
Yeni anayasa konusunda da değişim isteyenlerin oranı mevcut anayasanın yeterli olduğunu düşünenlerin önüne geçti.
Araştırmaya göre;
- Yüzde 38,3 kapsamlı bir yeni anayasa yapılmasını,
- Yüzde 17,4 ise sınırlı anayasa değişikliklerinin yeterli olacağını savundu.
Böylece anayasada değişiklik gerektiğini düşünenlerin toplam oranı yüzde 55,7 olarak hesaplandı. Mevcut anayasanın yeterli olduğunu söyleyenlerin oranı ise yüzde 28,5 oldu.
CHP’li belediyelere yönelik soruşturmalar ve Demirtaş değerlendirmesi
CHP’li belediye başkanlarına yönelik yargı süreçleri hakkında katılımcıların yüzde 40,3’ü bunları siyasi süreç olarak değerlendirdi. Yüzde 26,3 hem hukuki hem siyasi nitelik taşıdığını belirtirken, yüzde 20’si tamamen hukuki süreçler olduğunu ifade etti.
Selahattin Demirtaş’ın tahliyesine ilişkin soruda ise yüzde 43,9 tahliye edilmesi gerektiğini savundu. Buna karşı çıkanların oranı yüzde 39,2 olurken, yüzde 7 kararsız kaldı, yüzde 10 ise görüş belirtmedi.
Seçim eğilimlerinde AK Parti ilk sırada
Araştırmada katılımcılara “Bu pazar genel seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?” sorusu da yöneltildi.
Kararsızlar dağıtılmadan yapılan ölçümde;
- AK Parti: %24,4
- CHP: %19,3
- DEM Parti: %7,2
- MHP: %5,5
- İYİ Parti: %4,5
- Kararsız: %18,7
olarak belirlendi.
Kararsızlar dağıtıldıktan sonra ise tablo şu şekilde oluştu:
- AK Parti: %34,6
- CHP: %27,3
- DEM Parti: %10,2
- MHP: %7,8
- İYİ Parti: %6,4
Erdoğan karşısında en güçlü aday İmamoğlu çıktı
Araştırmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan karşısında seçimi kazanma ihtimali en yüksek isim de katılımcılara soruldu.
Yanıtlara göre;
- Ekrem İmamoğlu yüzde 20,4 ile ilk sırada yer aldı.
- Mansur Yavaş yüzde 19,3 ile ikinci sırada bulundu.
- Selahattin Demirtaş yüzde 10 ile üçüncü sırada gösterildi.
Spectrum House’un Haziran 2026 araştırması, kamuoyunda ekonomik kaygıların güçlü şekilde hissedilmeye devam ettiğini ortaya koyarken, çözüm sürecinin ekonomik etkilerine ilişkin iyimser beklentilerin ve yeni anayasa talebinin toplumda önemli bir karşılık bulduğunu gösterdi. Aynı araştırma, seçim eğilimleri, yargıya güven ve siyasi süreçlere ilişkin değerlendirmelerde de dikkat çeken veriler sundu.






