Abdullah Öcalan ve uygun gördüğü isimler, devlet yetkilileri ve İmralı Heyeti’nin katılımıyla gerçekleşecek görüşme için “Sıradan bir görüşme değil, tarihi bir görüşme olacak” deniyor.
T24 Yazarı Tuğçe Tatari’nin geçtiği bilgilere göre, İmralı ziyaretinin haftaya perşembe günü yapılacağı belirtiliyor. Günün hâlâ değişme ihtimali olsa da AK Parti’nin ziyaretin haftaya olacağı konusunda söz verdiği vurgulanıyor.

İŞTE O YAZI:
Aslında kulis yazmıyorum; bunu da sıklıkla dile getiriyorum… Bugün de yazı günüm değil fakat bu bilgiye kayıtsız kalamadığımı da itiraf etmeliyim.
Malum; Çözüm Süreci’ne ilişkin olarak mesai yapan ve Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Faik Özgür Erol‘dan oluşan DEM Parti İmralı Heyeti, çarşamba akşamı AKP Genel Başkanvekili Efkan Ala ve AKP Grup Başkanı Abdullah Gülerile TBMM’de görüştü. Heyet, dün de (perşembe) MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli‘yi TBMM’deki makamında ziyaret ederek 40 dakikalık “olumlu geçtiği” belirtilen bir görüşme gerçekleştirdi.
Bu görüşme trafiğine ilişkin olarak kulislerde “AK Parti’nin Temmuz sonu Ağustos başında yasal düzenlemeleri TBMM’den geçirme niyetini belli ettiği, hazırlanan yasal düzenleme taslağının teklife dönüştürülme aşamasında olunduğu, PKK’nın silahları tamamen bırakma sürecinin izlenmesi ve bu konudaki bazı şüpheler nedeniyle yasa TBMM tatile girmeden çıksa bile yürürlük tarihinin ileriye bırakılabileceği, DEM Parti heyetinin kapsamın geniş tutulması, örgüt yöneticilerinin dışarda bırakılmaması gibi talepleri dile getirdiği” yolunda bilgiler dile getirildi, getiriliyor.
DEM Parti İmralı Heyeti’nin, AK Parti ve MHP ile yapılan görüşmelerden sonra ilk kez gerçekten kritik bir aşamaya gelinmiş bulunuluyor.
Kaynaklarımdan öğrendiğim kadarıyla, haftaya perşembe günü İmralı’ya gidilecek. Günü değişebilecek olsa da bu ziyaretin önümüzdeki hafta olacağı konusunda AK Parti’nin net bir söz verdiğinin altı çiziliyor. DEM Parti yetkililerinin bunu vurgulamamalarının nedeni, iki aydır birçok defa görüşme yapılacağı bilgisinin İmralı Heyeti’ne verilmesi, ancak buluşmanın son anda iptal edilmiş olması.
İmralı’da Abdullah Öcalan, devlet yetkilileri ve İmralı Heyeti’nin katılımıyla gerçekleşecek bu görüşme için “Sıradan bir görüşme değil, tarihi bir görüşme olacak” deniyor.
Çözüm sürecine ilişkin olarak şu anda gündemde dolaşan yasal düzenlemeye dair, zamanlamasına dair ve en önemlisi de uzlaşmaya, müzakereye imkân tanıyan bir içeriğe sahip olup olmadığına dair tüm konuların o gün yapılacak görüşmede netlik kazanacağı söyleniyor. Bu sebeple görüşmenin zamana yayılmadan, gün değişikliğine uğramadan gerçekleşebilmesi için nefesler tutulmuş, gün sayılıyor.
İki aydır İmralı’ya gidip gelen ‘bilinen’ tek kişi bile olmadığı için DEM Partili siyasetçiler de aslında gazetecilerin sorularına net yanıtlar veremiyordu. Farkındaysanız özellikle son iki haftadır yapılan açıklamaların çoğu biraz muğlak; “beklentimiz bu yönde”, “olması gereken de bu”, “umarız gerçekleşecek” gibi vurgular içeriyor.
İşte bu görüşme bu açıdan önemli bir rol oynayacak. Zira “Tarihi bir görüşme olacak” diye nitelenen ziyaret konusunda “Sürecin akıbetine yönelik olarak yasal düzenleme konusunun olumlu veya olumsuz bir sonuca bağlanacağı, yolun bundan sonrasının nasıl yürüneceği ya da yürünüp yürünemeyeceği o buluşmada netleşecek” deniyor.
Sürecin her duraksama döneminde onlarca -en hafif ifadesiyle- “İşte yanıldınız” tepkisi alan bir yazar olarak yazıyı şu notla bitirmek istiyorum:
Barışı desteklemenin yanılması, yanlış tarafta durması, bir ideolojiye hizmet etmesi ya da alet olması olmaz!
Bir defa önce bunu netleştirelim!
Yazar, çizer, düşünürlerden oluşan ve sürecin adeta bitmesini görmeyi dileyerek takip eden bir kesimi mutsuz etmek pahasına, kusura bakmayın ama bırakın barışın gerçekleşmesini, sadece barış üzerine yapılan görüşmeleri bile kutsarım.






