İran Kürdistanı Siyasi Güçleri İttifakı: Kimseden silah almadık, halkımızı koruduk

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İran Kürdistan Demokrat Partisi (PDK-İ) Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Mauludi, “Herhangi bir devletten silah almadık. Trump’ın açıklamalarını ciddiye almıyoruz. Trump, Ocak ayında başlayan protestolara destek vereceğini söyledi ancak insanlar yalnız bırakıldı. 50 bin kişi öldürüldü” dedi.

Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı hava saldırıları ve askeri operasyonlar, bölgedeki dengeleri  değiştirdi. Operasyondan günler önce, 22 Şubat’ta İran Küridistan Eyaleti ve diğer Kürt kentlerinde faaliyet gösteren altı Kürt partisi, ‘İran Kürdistanı Siyasi Güçleri İttifakı’ koalisyonunu kurdu.

 

Koalisyonun ABD’nin İran’a müdahale etmesinden altı gün önce kurulması, Kürtlerin karadan operasyona katılacağı yönünde bir beklentinin oluşmasına neden oldu. ABD ve İsrail, İran’a yönelik başlattıkları operasyondan sonra Kürt güçlerinde savaşa katılma yönünde bir tavır görülmedi. Kürtlerin operasyona neden katılmadığı yönünde tartışmalar devam ederken ABD Başkanı Trump’tan Kürtlere yönelik suçlayıcı açıklamalar yapmaya başladı.

 

Ocak ayında İran genelinde patlak veren kitlesel protestolara askeri ve lojistik destek vaat etmesine rağmen süreç boyunca eylemcileri yalnız bırakmakla eleştirilirken, Trump, son açıklamalarında suçu Kürt gruplarına attı. ABD Başkanı, Kürt güçlerine silah verdiklerini ancak Kürtlerin bu silahları aldıktan sonra savaşa girmeyerek “silahları çaldığını” ve İran muhalefetini de ayaklanmasını engellediğini iddia etti. Ayrıca basında, Kürt peşmergelerin İran’a girmesinin Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından son anda engellendiği yönünde iddialar ortaya atıldı.

İran Kürdistan Demokrat Partisi (PDK-İ) Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Mauludi, iddiaları kesin bir dille reddederek yürüttükleri stratejiyi ve bölgedeki son durumu bianet’e değerlendirdi.

‘Bu savaş Kürtlerin değil, Amerika ve İsrail çıkarlarının savaşıdır’

İran Kürdistanı Siyasi Güçleri İttifakı: Kimseden silah almadık, halkımızı koruduk
İran Kürdistan Demokrat Partisi (PDK-İ) Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Mauludi

Mustafa Mauludi, ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü askeri operasyonların Kürt halkının hak talepleriyle hiçbir bağının bulunmadığını vurguladı. Savaşın süresinden bağımsız olarak Rojhilat (Doğu) Kürtlerinin bu çatışmanın bir parçası olmadığını belirten Mauludi, şu ifadeleri kullandı:

“İster 12 gün savaşı olsun, ister 40 gün savaşı olsun, Rojhilat Kürtleri hiçbir şekilde bu savaşın bir parçası olmadı. Hava saldırıları şeklinde başlayan ve hala devam eden bu savaş, Kürtlerin haklarını gözeten bir savaş değil. Kürtlerin savaşa girmesini gerektirecek bir sebep yoktu. ABD’nin bu savaştaki hedefi, İran rejimini değiştirmek ya da kendi taleplerini kabul ettirmektir. Kürtlerin hedefi ise İran İslam Cumhuriyeti’nin yıkılması ve yerine demokratik, federal bir İran’ın kurulmasıdır. Doğru bir siyaset yürüterek savaşa dahil olmadık.”

‘Trump’ın açıklamalarını ciddiye almıyoruz, bir tane bile silah almadık’

ABD Başkanı Donald Trump’ın “Kürtlere silah verdik ama savaşa girmediler” yönündeki suçlamalarına sert yanıt veren Mauludi, iddiaları “tutarsız” olarak nitelendirdi ve şu açıklamayı yaptı:

“ABD Başkanı Trump hem bizimle hem İran halkıyla ilgili sürekli tutarsız açıklamalar yapıyor. Rojhilat Kürtleri, herhangi bir devletten bir tane silah almadı. Trump’ın açıklamalarını ciddiye almıyoruz. Çünkü Trump, Ocak ayında başlayan protestolara destek vereceğini, yardımın yolda olduğunu açıklamasına rağmen protestocular yalnız bırakıldı. Amerika, İran halkının istekleriyle ilgilenmiyor; sadece kendi çıkarlarını düşünüyor. Amerika, nükleer ve balistik füzeler başta olmak üzere taleplerinin İran tarafından yerine getirilmesini istiyor, halkın özgürlük talepleriyle ilgilenmiyor. Nitekim bu ateşkes dönemindeki maddelere baktığımızda, yine İran halkının talepleriyle bir ilgisi olmayan maddeler üzerinden anlaştılar.”

‘Katliamları öngördük, halkımızı korumak için savaşa girmedik’

İran rejiminin kendi halkına karşı ne kadar acımasız olduğunu Ocak ayındaki gösterilerde kanıtladığını belirten PDK-İ Genel Sekreter Yardımcısı, olası bir savaş durumunda Kürdistan’ın büyük bir yıkımla karşı karşıya kalacağını bildiklerini aktardı:

“İran, Ocak ayında patlak veren protestolarda 50 binden fazla insanı katletti. Bunlar Tahran, İsfahan gibi şehirlerdendi. Kendi halkına bunu yapan İran, Kürtlere karşı daha da vahşileşecekti. İran’ın Kürtlere karşı beslediği derin Kürt düşmanlığından dolayı Kürdistan’da büyük yıkımlar yapacaktı, daha büyük katliamlar gerçekleştirecekti. Kürtleri ve Kürdistan’ı korumak için bu savaşa dahil olmadık. Tüm provokasyonlara rağmen başarılı bir siyaset yürüterek savaşa girmedik.”

‘Erdoğan’ın engellediği iddiası asılsızdır’

Kürt güçlerinin İran’a ilerleyişinin Türkiye tarafından engellendiği iddialarını tamamen bir “gazeteci yorumu ve asılsız iddia” olarak nitelendiren Mauludi, hiçbir devletten resmi bir davet almadıklarını açıkladı:

“Bunların hepsi bir gazetecinin iddiasıdır. Ne resmi olarak ne de gayri resmi olarak Türkiye’nin bir müdahalesine yönelik bir bilgi var. İran’dan Türkiye’ye karşı bir eylemimiz ya da Türkiye karşıtı hiçbir girişimimiz de olmadı. PDK-İ Peşmergeleri olarak Türkiye sınırında dahi değiliz. Sadece Türkiye değil, hiçbir ülkenin çıkarlarına karşı bir hedefimiz yok. Bizim tek hedefimiz İran’ı dönüştürmek, demokratik ve federal bir İran’ın kurulması için mücadele etmek. Öte yandan ne resmi ne de gayri resmi ABD ve İsrail’den İran savaşına dahil olmak için davet almadık. Savaş başladığı günden bu yana hiçbir devletle temas kurmadık. Bu süreçte Türkiye ile de bir temasımız olmadı. Koalisyondaki diğer partilerde de böyle bir teklif veya davet gündeme dahi gelmedi.”

Hedeflerinden sapmadıklarını hatırlatan Mauludi, baskıcı ve antidemokratik İran hükümetinin yıkılmasını, yerine kurulacak yeni demokratik ve federal yapıda İran Kürtlerinin Kürdistan Bölgesi olarak haklarıyla yer almasını savunmaya devam edeceklerini vurguladı.

‘Türkiye’deki Barış Sürecini Destekliyoruz’

Ankara’nın iç siyasetindeki Kürt meselesine dair adımlarına da değinen Mauludi, bölge barışı için Türkiye’nin hamlelerinin kritik önemde olduğunu belirtti:

“Türkiye bölgede önemli bir aktördür. PKK ile başlattıkları barış sürecini önemli buluyoruz ve destekliyoruz. Bu barış süreci bölge güvenliği için önemlidir. Barış süreci Kürtlere olumlu yansıyor; Rojhilat Kürtleri için de aynı şey geçerli. Kürtlerin haklarını veren bir Türkiye, Kürtlerin dostluğunu kazanacak ve bölgede daha da güçlü olacaktır.”

Ferhat yaşar – Bianet

Giriş Yap

Batman Burada ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

NOT: ✅ Oturumu açık tut kısmını aktif hale getirin.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.