DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda söz alarak, ekonomik darboğazın vatandaşları tefecilere mahkûm ettiğini, mevcut yaptırımların yetersiz kaldığını ve tefecilikle mücadelede etkin bir uygulama ortaya konulamadığını söyledi.
Tefecilik ekonomik çaresizliğin en ağır sonucudur
Ekonomik darboğazın vatandaşları tefecilere mahkûm ettiğini belirten Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Ekmen, “Tefecilik karanlık bir sokakta başlamıyor; bir esnafın kepenk kapatma korkusunda, bir çiftçinin mazot parasını bulamamasında, kredi kartının asgari tutarını ödeyemeyen bir gencin ya da bir babanın çaresizliğinde, banka kapısından dönen herhangi bir ihtiyaç sahibinin yaşadığı çıkmazda başlıyor. Bu çaresizlik vatandaşları öyle bir kapıya götürüyor ki karşılarında kefil sistemiyle tapuları geçici olarak devralan, araç ve ürün devirlerini kendi üzerine yapan, kredi kartı borcunu başka bir kredi kartıyla kapatmaya çalışan, faizi defalarca tahsil eden ve bir türlü anaparaya ulaşılmasına izin vermeyen bir düzen çıkıyor. Sonunda ise tehdit, darp, göç etmek zorunda bırakılma, intihar ve cinayetlerin yaşandığı vakalarla karşı karşıya kalıyoruz” dedi.
Mevcut yaptırımlar yetersiz kalıyor
Yaşanan trajik örnekleri hatırlatan Ekmen, “Geçen yıl Genel Kurul’da da ifade ettim; Batman’da tefecilerin eline düşen gencecik bir adam iki evladını ve eşini katlettikten sonra kendi canına kıydı. Buna benzer bir olayı geçtiğimiz hafta Muğla Milas’ta yaşadık. Peş peşe yaşanan iki olayda iki kişi intihar etti, intihar edenlerden birinin oğlu babasının ölümünden sorumlu tuttuğu iki kişiyi öldürdü. Böyle bir toplumsal tabloyla karşı karşıyayız. Malatya’da babasının mirasını reddetmeyen bir genç, bugün bütün mal varlığının yanı sıra babasının tefecilere attığı imzalar nedeniyle maaşının da haciz altında kalmasıyla boğuşuyor. Maalesef adli süreçler de yeterli değil. Kanunumuzda tefeciliğin cezası var ancak iki yıldan altı aya kadar başlayan bu cezalar çoğu zaman delil yetersizliği, iyi hal ve takdiri indirim gerekçeleriyle erteleme sınırları içerisinde kalıyor” ifadelerini kullandı.
Tefeciliğin temelinde ekonomik darboğaz yatmaktadır
Kanunların uygulanmasındaki eksikliğe dikkat çeken Ekmen, “Kanun, tefecilik yoluyla elde edilen mal ve mülke el konulmasına cevaz veriyor. Ancak kendi şehrimizde, beldemizde ya da çevremizde herhangi bir tefecinin mal varlığına kayyım atandığı, mal varlığına el konulduğu veya TMSF yönetimine devredildiği görülmemiştir. Eğer bu kanunlar ve mevcut mevzuat tefeciyle mücadele etmiyorsa, sokaktaki gariban insana ölmek ve öldürmek dışında bir çare kalmıyor. Tefeciliğin temelinde krediye erişimin zorlaşması, ekonomik darboğaz ve insanların içinde bulunduğu çaresizlik bulunmaktadır” diyerek sözlerini tamamladı.





